Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

UYUM YASALARI TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞLERİ KANUNU’NDA NELERİ DEĞİŞTİRECEK?

İsmail BAŞ

                                                                                                                 Ankara Güvenlik Şube Müdürü

Günümüzde örgütsüz topluma gelişmiş gözüyle bakılmamaktadır. Bir ülkede demokratik kitle örgütlerinin sayısının fazlalığı, o ülke insanının demokratik düzene olan merakıyla eşdeğer görülmelidir.

Çünkü insanların duygu ve düşüncelerini kamuoyuna aktarabilmeleri, kendilerini ifade edebilmeleri demokratikleşme sürecinin vazgeçilmez unsurlarındandır. İnsanlar tek başlarına elde edemeyecekleri amaçlarına ulaşabilmek için biraraya gelirler. Bu maksatla toplantılar tertiplenir yürüyüşler yapılır. Bu demokratik bir haktır ve Anayasal güvence altındadır.

Bununla birlikte; toplantı ve gösteri yürüyüşleri topluma nefes aldıran toplumun akciğerleri gibi algılanmalıdır. Demokratik talepleri dile getirebilmek elbette önemlidir ve yadırganmamalıdır. Ancak kanuni çerçevede kalmak şartıyla…

Avrupa Birliği’ne giriş sürecinde ülkemizin demokratikleşme standartlarını birlik üyesi ülkeler düzeyine getirebilmek maksadıyla Anayasamız’da bazı değişikliklere gidilmiştir. Bu değişiklikler şüphesiz toplantı ve gösteri yürüyüşlerini ilgilendiren 34. maddede de gerçekleşmiştir.

Ancak; şunu ifade etmek gerekir ki; gerek Anayasa’nın 34.maddesinde yapılan değişiklikler, gerekse uyum yasaları çerçevesinde 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda yapılan değişiklikler “Basın Açıklamaları” konusuna bir açıklık getirmemiştir. Oysa İlimizde olduğu gibi ülkemiz genelinde de demokratik kitle örgütlerince, demokratik hak ve taleplerini iletebilmek için en çok rağbet edilen eylem türü basın açıklaması olmasına rağmen, bu konunun ilgili kanun olan 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda dile getirilmemesi büyük bir eksiklik olarak karşımıza çıkmaktadır. Basın açıklaması ile ilgili yapılan mevzuat tasarılarının gerçekleşmemesi, hem güvenlik görevlilerini, hem de demokratik kitle örgütlerini sıkıntıya sokmakta, ülke genelinde standart bir uygulama imkanı vermemektedir. Bu nedenle Valiliklere göre subjektif değerlendirmelerle basın açıklamalarında ne tür tavır sergileneceği faklılıklar gösterebilmekte bu durumda hukuki açıdan olumsuz etkilere yol açmaktadır.

Anayasamızın eski 34. maddesinde;

“ Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idari merci, gösteri yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergahı tespit edebilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

Kanunun gösterdiği yetkili merci, kamu düzenini ciddi şekilde bozacak olayların çıkması veya milli güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi veya Cumhuriyetin ana niteliklerini yoketme amacını güden fiillerin işlenmesinin kuvvetle muhtemel bulunması halinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir veya iki ayı aşmamak üzere erteleyebilir. Kanunun, aynı sebeplere dayalı olarak bir İl’e bağlı İlçelerde bütün toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklanmasını öngördüğü hallerde bu süre üç ayı geçemez.

Dernekler, vakıflar, sendikalar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kendi konu ve amaçları dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyemezler. denilmektedir.

Bu madde üzerinde yapılan değişiklikle ikinci fıkra “Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idari merci, gösteri yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergahı tespit edebilir. ve son fıkra Dernekler, vakıflar, sendikalar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kendi konu ve amaçları dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyemezler.hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Eski maddenin ikinci fıkrasında geçen Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idari merci, gösteri yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergahı tespit edebilir. hükmü her ne kadar kaldırılmış ise de;

Anayasamızın 34. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.” hükmü hala geçerlidir ve 2911 Sayılı Kanunda yasal bir toplantı ve gösteri yürüyüşünün nasıl ve hangi şartlarda yapılabileceğini hükme bağlamaktadır. Bu itibarla kamuoyunda yanlış anlaşıldığının aksine herkes istediği yerde toplantı ve gösteri yürüyüşü yapamaz.

2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 6. maddesi toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin nerelerde yapılabileceğini açıklamaktadır. 

Buna göre;

Toplantı ve gösteri yürüyüşleri, tüm İl veya İlçe sınırları içerisinde aşağıdaki hükümlere uyulmak şartıyla her yerde yapılabilir.

Şehir ve kasabalarda ve gerekli görülen diğer yerlerde hangi meydan ve açık yerlerde veya yollarda toplantı veya yürüyüş yapılabileceği ve bu toplantı ve yürüyüş için toplanma ve dağılma yerleri ile izlenecek yol ve yönler vali ve kaymakamlarca kararlaştırılarak alışılmış araçlarla önceden duyurulur. Bu yerler hakkında sonradan yapılacak değişiklikler duyurudan onbeş gün sonra geçerli olur. Toplantı yerlerinin tespitinde gidiş gelişi, güvenliği bozmayacak ve pazarların kurulmasına engel olmayacak biçimde, toplantıların genel olarak yapıldığı, elektrik tesisatı olan yerler tercih edilir.” hükmü belirleyici rol oynamaktadır.

Anayasa’nın 34. maddesi’nin ikinci fıkrası’nın (Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idari merci, gösteri yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergahı tespit edebilir.) yürürlükten kaldırılması ve 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 6. maddesinin hala yürürlükte bulunması bir çelişki olarak görülmemelidir.  

Elbette tüm kanunların Anayasa’ya uygun olmak şartı vardır. Ancak; Anayasa’nın 34. maddesinden çıkarılan ikinci fıkrasının yanısıra, toplantı ve gösteri yürüyüşleri ile ilgili gerekli düzenlemelerin ilgili kanunca yapılacağı hükmü Anayasa’nın 34. maddesi’nin üçüncü fıkrasında hala yürürlüktedir.

Anayasa’nın 34. maddesinde meydana gelen değişiklikten sonra 26.03.2002 tarihinde kabul edilen 4748 Sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunda Uyum Yasaları çerçevesinde düzenlemeler yapılmıştır.

2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun özünde çok büyük bir farklılık öngörmeyen bu değişikliğe göre;

1- 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 9. maddesinde düzenleme kurulu üyelerinin  yaşı  21’den  18’e indirilmiştir. Ayrıca; Medeni Haklarını kullanma ehliyetine sahip olmak kavramı fiil ehliyetine sahip olmak olarak değiştirilmiştir. Bunun yanısıra Kanunun eski 9. maddesinde düzenleme kurulu başkan ve üyelerinin sürekli ikametlerinin bulunması, haklarında soruşturma ve koğuşturma yapılabilmesi izne bağlı kimselerden olmama şartı kaldırılmıştır. Sadece diplomatik dokunulmazlığı olan kişilerin düzenleme kurulu üyesi veya başkanı olamayacağı hükme bağlanmıştır.

2- 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun eski 17. maddesindeBölge valisi, vali veya kaymakam, kamu düzenini ciddi şekilde bozacak olayların çıkması veya milli güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi veya Cumhuriyetin ana niteliklerini yok etmek amacını güden fiillerin işlenmesinin kuvvetle muhtemel bulunması halinde veya Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması amacı ile belirli bir toplantıyı yasaklayabilir veya iki ayı aşmamak üzere erteleyebilir.” hükmünü ihtiva ederken,

Yapılan değişiklikleBölge Valisi, Vali veya Kaymakam, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla belirli bir toplantıyı yasaklayabilir veya iki ayı aşmamak üzere erteleyebilir.” hükmü getirilmiştir.

Burada; Mülki Amirlere verilen erteleme ve yasaklama gerekçelerinde yukarıda izah edilen “fiillerin işlenmesinin kuvvetle muhtemel bulunması” kavramı çıkartılarak “Milli Güvenlik, Kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla” hükmü getirilmiştir.

3- 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 19.maddesinin birinci fıkrası;

Bölge Valisi, kamu düzeninin ciddi şekilde bozacak olayların çıkması veya Milli Güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi veya Cumhuriyetin ana niteliklerini yok etmek amacını güdenfiillerin işlenmesinin kuvvetle muhtemel bulunması halinde veya Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması amacı ile bölgeye dahil İllerin birinde veya bir kaçında veya bir İlin bir veya birkaç İlçesinde bütün toplantıları üç ayı geçmemek üzere yasaklayabilir.”  İken,  

Bölge Valisi, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla bölgeye dahil İllerin birinde veya birkaçında ya da bir İlin bir veya birkaç İlçesinde bütün toplantıları üç ayı geçmemek üzere erteleyebilir.” hükmü ile değiştirilmiştir.

Buna göre; yukarıda belirtilen sebeplerle; bölgeye dahil İllerin birinde veya birkaçında yada bir İlin bir veya birkaç İlçesinde bütün toplantıları üç ayı geçmemek üzere yasaklama yetkisi erteleme olarak değiştirilmiştir.

4- Anayasa’nın 34. maddesinin son fıkrası olanDernekler, vakıflar, sendikalar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kendi konu ve amaçları dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyemezler.” hükmü yürürlükten kaldırıldığı için, aynı hükmü içeren 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 21. maddesi de yürürlükten kaldırılmıştır.