Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

İzeemder’den Batumlu Karadeniz Gezisi

polis_dergi_kasim_2013_026 polis_dergi_kasim_2013_027 polis_dergi_kasim_2013_028 polis_dergi_kasim_2013_029 polis_dergi_kasim_2013_030   İzmir Emekli Emniyet Müdürleri Derneğimizin tertip etmiş olduğu Batum’lu Karadeniz turu 23-09-2013 günü saat 20.00 da; Narlıdere-Balçova-Hatay, Karşıyaka istikametinin gelen servis araçları ile Bayraklı Tansaş önünde bekleyen diğer arkadaşlarımızın da iştirak etmesiyle bir fiil başlamış oldu.

   Güzergâhımız; Manisa – Balıkesir – Bursa – İzmir – Adapazarı üzerinden olmak üzere; Bolu polis evine 20.09.2013 Saat 07.00 da intikal ettik. Burada Ankara ve İstanbul’dan gelen arkadaşlarımızla birlikte sabah kahvaltısını Derneğimizin küçük bir ikramı olarak aldık. Bu kahvaltıyı bize hazırlayan Polis Evi Müdürü Sertan kardeşimize ve büyük bir titizlikle hizmet eden tüm polis evi personeline buradan teşekkür eder saygı ve sevgilerimi bütün arkadaşlarımın adına sunarım.

  Bolu’da kahvaltı ve akabinde yaptığımız ufak bir dinlenmeden sonra, Meşhur Abant gölünü gezmeye başladık. Bir tabiat harikası olan Abant gölü ve çevresini dolaştık ve bol bol resimler çektik-yürüyüşler yaptık. O güzelim gölün ve çevresindeki ağaçların bize adeta ikram ettiği temiz havayı teneffüs ettik, daha sonra yine güzel bir yer olan Amasra ilçesine gitmek üzere araçlarımıza binip hareket ettik. Takriben aynı gün ve saat 14.00 de Amasra’ya vardık. Ama bir sürprizle karşılaştık bir anda sağanak bir yağmur başladı. Tabii bu Karadenizin olağan bir durumu öğlen yemeğimizi güzel bir restoranda Balık-Salata menüsüyle aldık ve şirin ilçeyi hep birlikte gezmeye başladık. Şansımıza yağmur bize biraz müsaade etti, dolayısıyla resimler çekip şehri kısmen de olsa görme fırsatını bizlere armağan etti.

  Aynı gün öğleden sonra Yalçın Eroktay’ın memleketi Devreğe gidiyoruz. Devreğin meşhur simitlerini yiyip ünlü Bastonlarını satın alıp küçük bir tur yaparak tarihi Safranbolu ilçesine hareket ediyoruz. İlk önce şehri yüksek bir tepeden (Hıdırlık tepesi) neden seyrediyoruz.

  Osmanlı mimarisinin en güzeli örneklerinden Safranbolu evleri ve tarihi hakkında rehberimiz tarafından bilgilendirildikten sonra Cinci hanı hamamı, Köprülü Camii, Güneş saatini görüp tarihi Arasta’da alışveriş yaparak akşam kalacağımız otele yerleşiyoruz.

  25-09-2013 günü Safranbolu’ndaki otelimizde kahvaltımızı aldıktan sonra Cumhuriyet tarihindeki önemli illerimizden Kastamonu’ya yol alıyoruz. Kastamonu’da Saat kulesi Şerife Bacı anıtını ve tarihi Hükümet konağını gördükten sonra Bayat Taşköprü yolunu izleyerek kuzeyde en uç noktasındaki Sinop’a ulaşıyoruz. Birçok diziye filme ev sahipliği yapmış tarihte; Diyojenden Ahmet Muhip Dranasa, Sabahattin Aliye ve bir çok ünlünün hikâyesine rastlayacağımız bu tarih ve coğrafya haritası şehirde ünlü Sinop Kalesi ve tarihi cezaevini geziyoruz. İbrahim Şahin Türk’ün daha önce Kayseri polis okulundan tanıdığı Emniyet Müdürü Şeref Aytek’inin Polis evinde bizleri ağırlamak için yaptığı nazik ve asil davetine icabet etmemek tabii ki mümkün olmazdı. Müdürümüzün ikram ettiği çay ve meyveleri yedikten sonra kendisine ve personeline şahsım ve arkadaşlarım adına şükranlarımızı iletip Bafra ve Kızılırmak deltasını geçerek 19 Mayıs ilçesinden Samsun’a ulaşıyoruz. Ünlü Atatürk heykelinin önünde kısa bir fotoğraf molasından sonra Fatsa ilçesine hareket ediyor ve otelimize yerleşiyoruz.

  26-09-13 sabah kahvaltısının ardından otelimizden ayrılıp Ordu’ya hareket ediyoruz.485 metre yükseklikteki Boz Tepeye teleferikle çıkıyoruz. Muhteşem sahili ve vadileri kuş bakışı seyredip kirazın anavatanı fındığın başkenti Giresun’a varıyoruz. Burada yaptığımız fındık vesaire alışverişimizden sonra Trabzon’a hareket ediyoruz. Öğle yemeğini Akçaabat ilçesinin meşhur Akçaabat köftesini yiyip Trabzon’da meşhur Ayasofya Kilisesini geziyoruz ama (maalesef bu kilise camiye dönüştürülmüş) Daha sonra şehri tepeden gören soğuk su semtine çıkıp Atatürk köşkünü geziyoruz.

  Çaykara üzerinden 1991 metre yükseklikteki etrafı tamamen çam ormanıyla kaplı vadinin tam ortasında bulunan uzun göl’e çıkıyoruz muhteşem manzarasını seyrederek yaptığımız bu yürüyüşte bu doğa harikası yaylanın tadını çıkarıyoruz. Akşam yemeğini ve konaklamayı da yayladaki otelimizde yapıyoruz.27-09-13 günü sabah kahvaltısında yayladaki otelimizde aldıktan sonra Hopa’ya doğru hareket ediyoruz. Yeşille mavinin harika manzarası eşliğinde Rize’ye Çay Eli, Ardeşen, Arhaci, Hopa sahil yolunu takip ederek sarpa doğru yol alıyoruz. Sarp sınır kapısında gerekli gümrük işlemlerinin ardından Gürcistan’a geçiyoruz. Gönye kalesini görüp Çapah nehrini geçerek Batuma ulaşıyoruz. Dünyadaki bütün bitki türlerini barındıran botanik parkını geziyoruz. Botanik parkından sonra Katedral’i şehir parkını Medea anıtını sanat müzesini Batum limanını görüp öğle yemeğimizi Türk lokantasında yiyoruz. Yemekten sonra Batum’u otobüsle gezip turumuzu tamamlıyoruz.

  Sarp sınır kapısından Türkiye’ye dönüp Hemşin, Hala, Polevit, Elevit ve Tunca dereleri ile beslenen ünlü Fırtına deresine ve Çamlı Hemşin’den sonra Hala deresini takip ederek 1350 metre yükseklikteki Ayder yaylasına çıkıyoruz. Kalegon mevkii Gelin Tülü şelalesi ve Ayder yaylasında yaptığımız kısa yürüyüşten sonra otelimize yerleşiyoruz.

  28-09-2013 günü sabah kahvaltısını yayladaki otelimizde aldıktan sonra Ayder yaylasından ayrılıyoruz. Ardeşen’den Çayeli’ye doğru yolumuza devam ediyoruz ve ünlü Rize bezi ve çay alışverişlerimizi yapıyoruz. Daha sonra Trabzon’a doğru yolumuza devam ediyoruz. Sürmelide ünlü bıçak alışverişlerimizi yapıp Trabzon üzerinden Maçka yoluyla Sümela Manastırına gidiyoruz.1550 metre yükseklikte Altın Dere Milli parkı sınırlarından bulanan halk arasında Meryemana manastırı olarak ta bilinen bu önemli eseri geziyoruz. Öğle yemeğini üyemiz Adem Aydemir’in organize ettiği Zigana geçidinde yakın muhteşem bir lokantada Et Mangal Yörenin Meşhur Sütlacını da yemeğini de ihmal etmiyoruz. Sümene Manastırındaki gezimizin ardından üyemiz olan gezimize katılamayan Erşen Bahçekapılı ağabeyimizin yakını olan Maçka belediye başkanı Ertuğrul beyi ziyaret etmek üzere belediyeye gidiyoruz. Sayın belediye başkanı büyük bir nezaket göstererek ekibimizi belediye sosyal tesisleri önünde karşılayıp hepimizin elini sıkarak hoş geldin diyerek bizlere çay ikram ediyor. Ayrıca akşam Galatasaray-Rize spor maçının izlememiz için bizi başka bir otele davet edip hem maçı izlememizi sağlıyor hem de her türlü ikramı yapıyor. Bu jestinden dolayı sayın belediye başkanı Ertuğrul beye şahsım ve arkadaşlarım adına teşekkür ediyor saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz. Geceyide Maçka’daki otelimizde geçiriyoruz.

  29-09-2013 sabah kahvaltısını tesiste aldıktan sonra Karadenizin Anadolu’ya açılan en önemli liman şehri olan Samsuna hareket ediyoruz. Bandırma vapuru gezimizin ardından şehzadeler şehri olarak bilinen elmasıyla ünlü Amasya’ya doğru devam ediyoruz. Yeşilırmak’ın iki yanında kurulmuş bu tarihi şehrimizdeki Arkeoloji müzesi Şehri Amasya fikir zikir ve şükür felsefesi üzerine kurulmuş olan 2.Beyazıt Külliyesi şehzadeler müzesi alçak köprü ve kral mezarlarını görüyor saray düzü kışlasını ziyaret ediyoruz ve otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeğini aldıktan sonra isteyen arkadaşlarımız Amasya’nın renkli gecelerini keşfe çıkıp eğlendiler.

  30-09-2013 günü sabah kahvaltısını otelimizde aldıktan sonra Ferhat Şirin efsanesine konu olan Ferhat su kanallarını görüyoruz. Kısa bir yolculukla ulaştığımız Çorum’da leblebi alışverişimizi yapıp Ankara’ya hareket ediyoruz. Ankara’da bize Bolu’da iştirak eden arkadaşlarımızı bırakıp İzmir’e gitmek üzere otobüslerimize tekrar biniyoruz. Gezimize katılan değerli ve duayen ağabeyimiz Ömer Eser otobüste bizlere kendisi eski bir siyasetçi olarak hitap ediyor. Hem gezideki memnuniyetini bildiriyor hem de bizlere gerek kendimizin gerek çocuklarımızın mutlaka siyasetle uğraşmamızı tavsiye ediyor. Bizlerde bu yaptığı dokunaklı konuşmaları ve tavsiyeleri için teşekkür ediyor ve saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz.

  Gerçekleştirdiğimiz bu 7 günlük Karadeniz gezisine ait izlemlerinize burada son verirken bize bu imkânı sağlayan Shino Turun yetkilisi Murat Karabuluta gezimiz boyunca rehberlik eden Sibel hanıma ve sağ salim gidip gelmemizi sağlayan kaptanlarımıza idareci Deniz hanıma gezimize İstanbul’dan katılan Volkan Devami Erkan Yüksel ve eşine Yunus Gün ve eşine Nurdan Akçay ve eşine Ankara’dan katılan Hamdi Güngör, Mehmet Kahya ve eşine NecdetKandolat eşi ve cici kızına İzmir’den katılan Metin Çınar Yalçın Özbakır ve eşine Ömer Eser, Ferdi Öznehir ve eşine kızları Hülya Damatları Ferhat’a Hüseyin Ünal ve Eşine İbrahim Şahintürk ve eşine Şerafettin Ünal ve eşine Ahmet Yüce ve eşine Yalçın Eroktay ve eşine Hasan Sarı ve eşine Zeki saygılı ve eşine Mustafa Eryeyen eşine Adem Aydemir ve eşine Nihat Kaplan ve eşine, Ahmet Kaplan Zülfükaragil’e, Mahmut Karakaşa Osman Sıvacı ve eşine cici kızlarına şahsım ve derneğimiz adına teşekkür eder saygı ve sevgilerimi sunarım.

  Bir dahaki Shino Tour organizasyonun da buluşmak üzere hoşçakalın.