Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

Uyuşturucuyla Mücadele Kimin İşi

polis_dergi_eylul_2013_034 polis_dergi_eylul_2013_035 polis_dergi_eylul_2013_036 polis_dergi_eylul_2013_037 polis_dergi_eylul_2013_038 polis_dergi_eylul_2013_039 polis_dergi_eylul_2013_0402011 yılının yaz aylarıydı, Düzce KOM Şubesi olarak sokakta uyuşturucu satan kişilere yönelik icra edilen bir operasyonda uyuşturucu satıcılarının yanı sıra kullanıcı kişiler de yakalanarak haklarında adli işlem yapılmıştı. Kullanan kişilerden biri de 16 yaşında lise talebesi bir gençti.

İşlemlerinin ardından, bu genci köyündeki evine bizzat ben götürmek istedim. Evine gittiğimizde, avluda büyük bir kalabalığın bahse konu gencin dedesini umreye uğurlamak üzere toplandığını öğrendim. Dede dualarla umreye uğurlandıktan sonra gencin babasıyla tanıştık ve konuşmak üzere evlerine geçtik. Konuyu uygun bir dille izah ettiğimizde önce çok üzüldü, daha sonra bizden gelen “Üzerine gitmeyelim,  kazanmaya çalışalım. Biz de elimizden geleni yapar yardımcı oluruz” telkinlerinden sonra az da olsa rahatladı. Akabinde bana “Müdür bey biz dört kardeşiz ve hiç birimiz sigara bile içmiyoruz. Bu çocuk bu merete nasıl ve nerden alışmış?” diye bir soru tevcih edince ben de kendisine evlerinin hemen yakınında ikamet eden ve daha önce uyuşturucu satıcılığından cezaevinde yatan üç kişinin isimlerini söyleyerek onları tanıyıp tanımadığını sordum. Bana tanıdığını ve üçünün de yıllardır kenevir ekip esrar sattıklarını söyledi. Kendisine bu kişilerin faaliyetleriyle ilgili olarak “156 veya 155’i arayarak hiç ihbarda bulunup bulunmadığını sorduğumda “hayır” cevabı almam üzerine kendisine “bir suçu gördüğünüz ve bildiğiniz halde önemsemeyerek ya da farklı sebeplerle vatandaşlık görevini yerine getirmemeniz yıllar sonra sizi öz çocuğunuzla vurmuş” dediğimde bana hak vermişti.

Toplumumuzda uyuşturucuyla mücadele dendiği zaman ilk hatta tek akla gelen kurum Emniyet Teşkilatıdır. Bu cümle ilk bakışta bir “gurur veya övgü” amaçlı söylenmiş gibi görünse de içerik itibariyle hayli eksik bir ifadedir.

Evet toplumumuzda, yanlış da olsa kolluğa atfedilen “uyuşturucuyla mücadele” konusu iki ana başlıkta değerlendirmeye alınmalıdır. Bunlardan ilki uyuşturucunun “arz boyutu” ki konunun sorumluları genel kolluk (Polis, Jandarma, Sahil Güvenlik) teşkilatları ve adli mercilerdir.

Uyuşturucuyla mücadelenin arz boyutunda kolluk, yasaların cevaz verdiği bir kısım taktik ve tekniklerle uyuşturucunun yetiştirilmesi, imali, kullanımı ve satışına yönelik soruşturmalar yapar ve operasyonlar icra ederek suçlu ve suç unsurlarını adli mercilere intikal ettirir.

Kolluk, özellikle de Polis (halkın yoğun yaşadığı yerlerden sorumlu olması münasebetiyle) sorumluluk bölgesine hâkim olmalı ve uyuşturucunun her türüyle ilgili mücadele kapsamında uyuşturucunun piyasaya arzıyla mücadeleye yönelik çalışmalara ağırlık vermelidir.  Konunun sahibi olarak merkezde KOM (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ) Daire Başkanlığı koordinesinde il KOM Şube Müdürlükleri her geçen yıl ciddi oranda artan operasyonlara imza atmaktadır. Nitekim Türkiye 2012 yılında eroin maddesi yakalamalarında Dünya birincisi olarak tarihe geçmiştir. İstatistiklere göre, sadece eroin değil bunun yanı sıra ülkemizde çoğunlukla kullanılan esrar ve onun menşei olan dişi Hint keneviri yakalamalarında da ciddi oranda artışlar kaydedilmiştir. Yakalanan madde miktarının büyüklüğüne paralel olarak icra edilen gerek münferit gerekse planlı operasyon sayısında da ciddi oranda artışlar kaydedilmiştir.

Uyuşturucuyla mücadelenin boyutlarından ikincisi ise “Önleme ve talep azaltıcı” boyuttur. Bu kısımda kolluktan ziyade belediyeden sağlığa, üniversiteden medyaya pek çok kurum ve kuruluşa ciddi görevler düşmektedir. Uyuşturucu bağımlılarının tedavi ve rehabilite çalışmalarının yanı sıra yapılacak en önemli iş, bağımlı olmayan ancak bağımlı olma potansiyeli gösteren toplumun ciddi bir çoğunluğuna yönelik “önleme faaliyetleri” icra etmektir.

Daha önce de bahsedildiği gibi, talep azaltıcı ve önleme faaliyetleriyle ilgili olarak;  Toplumda hatta bizzat kendisine ciddi görevler düşen kurumların yetkililerinde bile yeterli bilincin oluştuğu söylenemez.

Uyuşturucu ile mücadele konusunda, üzerlerine ciddi görevler düşen ve bu görevlerini bihakkın yerine getirdiklerinde sadece uyuşturucu değil bunun yanı sıra neredeyse tüm toplumsal ve sosyal problemlerin de çözüm noktasını oluşturacak kurumlara bir takım sorularla göz atacak olursak;

            AİLE: Anne ve babanın eğitim, ekonomik, sosyal, kültürel ve ahlaki durumu nedir?

Anne ve/veya babanın;

1-    Çocuklarına ilk eğitimi verebilecek ve onlara örnek olabilecek bir bilgi birikimi var mı?

2-    Çocuklarını rahatça yetiştirebilecekleri bir geliri var mı?

3-    Hayatlarını idame ettirebilecekleri makul seviyede bir evleri mevcut mu?

4-    Alkol, sigara veya uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıkları var mı?

5-    Boşanmış mı? ya da birlikte ama sıklıkla aile içi geçimsizlik veya şiddet yaşanıyor mu?

6-    Anne ve baba arasında kültürel farklılık var mı?

7-    Biri veya ikisinin fuhuş, hırsızlık, kumar veya benzeri suçlarla ilintileri var mı?

            MİLLİ EĞİTİM VE OKUL:

1-    Okulun fiziki yapısı eğitim ve öğretime uygun mu?

2-    Isıtma sistemi çalışıyor mu?

3-    Öğretmenler işi benimsemiş mi yoksa “ben dersimi anlatır giderim” düşüncesi mi var?

4-    Öğretmenler öğrencilerin davranışsal durumlarını gözlemleyip gerektiğinde aile ile irtibat kuruyor mu?

5-    Dersler boş geçiyor mu?

6-    Daha ilköğretimde iken çocuklara vatandaşlık bilinci veriliyor mu? (hırsızlık yapmanın, yalan söylemenin, başkasını rahatsız etmenin zararları / sorumlulukları yerine getirmenin, yardımlaşmanın, paylaşımın, saygı ve sevginin önemi anlatılabiliyor mu?

7-    İdarecilerin ve öğretmenlerin sigara gibi zararlı alışkanlıkları var mı?

8-    Okulda gerekli disiplin seviyesi tutturulmuş mu?

9-    Okulda şiddet var mı?

10- Derslikler kalabalık mı?

11- Sosyal aktiviteler (tiyatro, müzik, spor vs) var mı?  Ve genele yayılmaya çalışılıyor mu?

12- Okul ve sınıf içerisinde adalet duygusunu zedeleyecek davranışlar oluyor mu?

13- Öğrenciler kendilerini değerli bir birey olarak görüyorlar mı?

14- İlköğretimden itibaren “Hayır deme”  ve “Özgüven” eğitimi veriliyor mu? (öğrenciye kendisine sunulan zararlı bir teklif karşısında rahatça ve tesir altında kalmadan reddetme eğitimi verilebiliyor mu?)

15- Doğru örnekleme ve rol model konusunda yönlendirme yapılıyor mu?

16- Öğrenciler kabiliyetlerine göre mesleklere yönlendiriliyor mu?

17- Özellikle ders aralarında ve okul bahçesinde öğrencilerin nöbetçi öğretmenler veya idareciler tarafından takibi yapılıyor mu?

18- Halk Eğitim Merkezleri marifetiyle belirli yaştaki çocuk ve gençlere meslek edindirmeye yönelik veya hobi kursları düzenleniyor mu ve düzenlenen bu kurslara özellikle suça meyyal kişiler de dâhil ediliyor mu?

19- Konusunda uzman kişiler tedarik edilerek özellikle Lise son sınıftan itibaren uyuşturucu ve zararlarıyla ilgili farkındalık oluşturucu seminer, konferans veya bilgilendirme çalışmaları yapılıyor mu?

            ÇEVRE:

1-    Çocuğun ikamet ettiği çevre temiz mi yoksa suça meyyal insanların yoğun yaşadığı bir semtte mi?

2-    Çocuğun oyun arkadaşlarının evsafı uygun mu? ( çocuğu istenmeyen alışkanlıklara itebilecek arkadaşı var mı?)

3-    Oyun arkadaşları içerisinde alkol, sigara veya uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıkları olan var mı?

4-    Alt yapısı sağlam mı? (çarpık yerleşim alanı içinde mi, kanalizasyon sistemi tam mı, su-elektrik kesintisi oluyor mu, yolu var mı?… vs)

5-    Komşuların birbirleriyle münasebeti var mı yoksa irtibatsızlar mı?

6-    Aynı veya benzer suç türlerinin çokça işlendiği ya da suç ile anılan yerleşim bölgeleri var mı?

            MAHALLE VE KÖY MUHTARLARI:

1-    Muhtarlarda, Hint keneviri yetiştiren, uyuşturucu kullanan, satan ve ortam hazırlayan kişilerle ilgili duyarlılık var mı? Edinilen bilgiler Polis ya da Jandarma ile paylaşılıyor mu?

2-    Uyuşturucu ile mücadele konusunda kollukla tam bir işbirliği var mı?

            ORMAN MUHAFAZA VE TARIM İL MÜDÜRLÜKLERİ:

1-    İcra edilen rutin işlerin yanı sıra aynı zamanda kenevir ekimiyle ilgili de duyarlılık var mı? (Orman arazisi içindeki “Açma” tabir edilen yerler ve mısır tarlalarının ortasına ve normal ziraat arazisi içerisinde kenevir ekimi yapılan yerler konusunda duyarlılık var mı? Bir suçla karşılaşıldığında kollukla irtibata geçiliyor mu?)

2-    AR_GE çalışmalarıyla, diğer yasal tarım ürünlerine zarar vermeden sadece kenevir bitkisinin yetişmesini engelleyen ya da yetişmiş olanları kurutan bir ecza geliştirilebilir mi?

            YEŞİLAY:

1-    Özellikle esrar maddesinin kullanımı “sarma sigaralık” şeklinde olduğundan sigara ile bu bağlamda daha etkin mücadele ediliyor mu? (her sigara içen esrar içer denmese de, esrar içenlerin tamamı aynı zamanda bir sigara bağımlısıdır. Dolayısıyla sigara içen herkes için esrar kullanma riski söz konusudur.)

            MÜLKİ İDARE AMİRLİKLERİ VE BELEDİYELER :

1-    Belediye ve mücavir alanlarda suça meyyal yerleşim bölgelerinin oluşumu engelleniyor mu?

2-    Alt yapı sorunu var mı?

3-    İŞKUR aktif hale getirilerek, işsizlik sorunu ile ilgili çalışma yapılıyor mu?

4-    Özellikle gençleri uğraş anlamında sokaktan koparacak uzun soluklu kültürel ya da sportif aktiviteler yapılıyor mu?

5-    Suça meyyal kişilerin kaldığı veya uğrak yeri olan metruk binaların yıkımı yapılıyor mu? Yasal olarak yıkılamıyorsa giriş-çıkışı engelleyecek hale getiriliyor mu?

6-    Işıklı ilan panolarında, uyuşturucuyla mücadele anlamında uzman tarafından hazırlanmış farkındalık oluşturabilecek ilanlara yer veriliyor mu?

7-    Uyuşturucuyla mücadele konusunda, uzmanlarca tavsiye edilen tiyatro ve sinema filmleri ücretsiz olarak halkın hizmetine sunuluyor mu?

8-    Polis tarafından “uyuşturucu kullanmak, bulundurmak hatta satmaktan” işlem görmüş kişilerle birebir ilgilenilerek satıcılara yönelik iş imkânı, kullananlara yönelik de tedavi imkanı sunuluyor mu?

9-    AMATEM ve Toplum Sağlığı Merkezi işlevsel mi yoksa prosedürel mi çalışıyorlar?

10- Uyuşturucuyla mücadele konusunda hazırlanan veya hazırlanmak istenen projelerin bilimselliği araştırılıyor ve bu projelere mali destek veriliyor mu?

11- Sokak çocuğu veya sokakta çalışan çocuk var mı?

            HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ :

1-    Uyuşturucuyla mücadele konusunda yetkin personel sayısını artırarak bu alanda aktif rol oynuyor mu?

2-    Uzman personeliyle tüm hedef kitlelere yönelik eğitim faaliyetleri yapıyor mu?

3-    Bağımlıların tedavisine yönelik çalışmalar yapıyor mu?

4-    Müteakip çalışmalara yönelik, Kolluk ve Denetimli Serbestlik Bürolarından istatistikî bilgileri alarak bir veri bankası oluşturuyor mu?

5-    Kayıt altına alınan tüm çalışmaların geri beslemesi yapılıyor mu? (İcra edilen tüm projelerle ilgili olarak aksayan ya da ikmal edilmesi gereken yerler tespit edilerek yeniden uygulamaya konulması ve aynı zamanda da tüm hedef kitlelerin proje sonunda bile takibinin yapılması gerekir. Aksi takdirde sadece proje yapılmış olur.)

            MÜFTÜLÜK :

1-    Uyuşturucu konusunu dini açıdan ele alarak halkı bilinçlendirme çalışmaları yapıyor mu? (Ramazan ayında bazı insanların haram olmasından dolayı alkol almadığı ama aynı kişilerin rahatlıkla esrar maddesi kullandıkları gözlemlenmiştir. Bu da en azından bazı vatandaşlarımızda uyuşturucunun dinen haram olduğu konusunda tam bir bilinç oluşmadığını göstermektedir.)

2-    Sadece dini konuda değil, pek çok sosyal konuda da Cuma hutbesi veren imam ve vaizler sosyal, kültürel ve dini dinamikleri derinden sarsan uyuşturucu konusunda da hutbe ve vaazlar veriyor mu?

3-    Kuran kurslarında gençlere yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılıyor mu?

            GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ :

1-    Çocuk ve gençleri, sokaktan ve zararlı alışkanlıklardan uzak tutacak şekilde gerek amatör gerekse profesyonel anlamda spora yönlendiriyor mu?

            ÜNİVERSİTE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ :

1-    Bünyesindeki psikolog ve sosyal çalışmacılar marifetiyle; bağımlılar için rehabilite, bağımlı olmayanlar için de önleme çalışmaları yapılıyor mu?

2-    Uyuşturucu kullanma ve satma nedenleri araştırılarak sorunun izalesi yönünde ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılıyor mu?

3-    Gerek sosyoloji / psikoloji bölümü öğrencileri gerekse araştırma ve öğretim görevlileri konuyla ilgili araştırmaya ve tez çalışmalarına özendiriliyor mu?

4-    Bağımlıların, hastanelerde ayakta ve yataklı tedavi için nitelik ve nicelik olarak kapasitelerini artırma çalışmaları yapılıyor mu?

5-    Uyuşturucuyla mücadele konusunda hazırlanan tüm projelerin geri dönüşümü alınıyor mu? (Proje olsun diye mi yapılıyor yoksa profesyonel anlamda “feedback“ çalışmaları yapılıyor mu?)

            MEDYA :

1-    Medya sektörü uyuşturucu bağımlılığı konusunda ilkeli, sorumlu ve eğitici yayınlar yapıyor mu ve bu yayınlar ilgili kurumca denetleniyor mu?

2-    Uyuşturucu konusundaki haberlerin özendirici olup olmadığı sorgulanıyor mu? (Piyasa değeri Bir milyon lira olan uyuşturucu yakalandı yerine bir ili zehirlemeye yetecek kadar uyuşturucu yakalandı şeklinde haberler yapılarak uyuşturucu ticareti iyi bir kazanç kaynağı olarak gösterilmemeli.)

3-    Uyuşturucu konusunda uzmanlarca hazırlanmış ve yetkililerce tavsiye edilen “kamu spotu” uygulamaları yapılıyor mu?

            SANATÇI VE ÜNLÜLER :

1-    Halkın özellikle de gençlerin rol model aldığı sanatçı, siyasetçi ve ünlüler göz önünde bulunmaları münasebetiyle yaşam tarzlarına dikkat ediyorlar mı? (Genelde halkta oyuncu ile oynadığı rol bakımından birebir eşleme yapılması münasebetiyle, özellikle oynadıkları rol icabı iyi aile babası, sorumlu anne, ahlaklı genç tiplemeleri yapan sanatçıların gerçek hayatta uyuşturucu konusunda isimlerinin çıkması olumsuz etki yapmaktadır.)

2-    Uyuşturucu konusunda tiyatro ve sinema eserleri ortaya koyuyorlar mı?

            VATANDAŞ :

1-    Vatandaşlar sorumluluk bilinci içerisinde karşılaştıkları olaylarla ilgili gerekli birimlere ihbarda bulunuyorlar mı?

2-    Toplumu oluşturan herkesin, bir baba, anne, amca, hala, teyze, dayı, ağabey, kardeş olduğu düşünüldüğünde herkes, etrafındaki çocuk ve gençlere örnek tavır ve davranışlarda bulunuyor mu? (Vergi kaçıran, rüşvet veren-yiyen, trafikte kural ihlali yapan, olur-olmaz küfür eden, sahtekar, ailesine karşı sorumluluklarını yerine getirmeyen, x bağımlısı… bir baba veya annenin çocuklarına istese de iyi örnek olamayacağı açıktır.)

            KANUNLAR VE ADLİ MAKAMLAR :

1-    Uyuşturucu satıcılığından adli makamlara intikal etmiş olan şüpheliler (satıcılığı dair deliller olmasına rağmen) hakkında ADLİ KONTROL tedbiri uygulanıyor mu? (Haklarında adli kontrol tedbiri uygulanan uyuşturucu satıcılarının büyük bir çoğunluğu dışarıda serbest kaldıkları her zaman uyuşturucu satmaya devam etmektedir.)

2-    Özellikle uyuşturucu satıcıları olmak üzere uyuşturucu ile iştigal edenlere (mahkûm oldukları takdirde) yönelik zorlayıcı tedbirler uygulanıyor mu? (Uyuşturucu satıcılığı mahkeme tarafından sabit görülenlere yönelik zorlayıcı olarak bazı kamu ve sosyal hak mahrumiyetleri getirilebilir.)

3-    Uygulama yönüyle, mevcut durumda uyuşturucu kullanmak ve bulundurmak toplumun büyük çoğunluğu tarafından neredeyse suç olarak görülmediğinden, caydırıcı ve zorlayıcı tedbirler alınabiliyor mu?

4-    Kanunlar, esrar maddesinin menşei olan kenevir ekimi ile ilgili olarak caydırıcı cezalar ihtiva ediyor mu? (Binlerce kök Hint keneviri yetiştirirken yakalanan şüpheliye, hürriyeti tahdit edici ceza bir yana, çoğunca gözaltı tedbiri bile uygulanmadığından bu suç türünün önüne geçmekte zorlanılmaktadır. Oysa ki bu miktardaki bir kenevir hasat edildiğinde yüzlerce kiloluk esrar elde edilmektedir. Kenevir yetişmezse esrar olmaz mantalitesinden hareketle esrarın hammaddesine yönelik de caydırıcı cezalar uygulanmalıdır.)

5-    Diğer tüm ileri demokrasi ülkelerinde olduğu gibi kolluğun arama kararı olmaksızın şüpheli gördüğü kişilere yönelik ÜST ARAMA yetkisi var mı? (Özellikle sokakta gram bazında satılan uyuşturucu ile mücadele için kolluk görevlilerinin üst arama yetkisi olmalı aksi takdirde, kollukça yapılan yazılı talep, C.Savcısının havalesi ve Hakimin vereceği arama kararı etaplarından oluşan prosedür yoğunluğundan dolayı ve bir de İstanbul gibi büyük şehirlerde kolluk görevlilerinin gerekli yazışma için ilgili birime ve oradan da adli mercilere ulaşmadaki zorluğu göz önüne alındığında kollukça arama kararına başvurma minimum düzeyde olmaktadır.)

6-    Diğer asayişe müessir fiiller bir yana örgütlü suçlar gibi uyuşturucu suçlarına yönelik olarak da takdir hakları caydırıcı olarak kullanılıyor mu?

7-    Kolluğun, arama talepleri ile yasaların cevaz verdiği bir takım özel soruşturma taktik ve tekniklerinin (CMK 135,139,140 gibi) kullanılmasına yönelik talepleri gecikmeksizin karşılanabiliyor mu?

            ADLİ KOLLUK : (Polis, Jandarma, Sahil Güvenlik) Uyuşturucuyla mücadelenin arz boyutuyla ilgili olarak;

1-    Uyuşturucuyu daha menşeinde iken yani gayri yasal ekim ve imal aşamasında tespit ve imha ediyor mu?

2-    Yasaların kendilerine tanıdığı bir takım soruşturma taktik ve tekniklerini de tatbik ederek planlı-projeli operasyonlar yapılıyor mu?

3-    Okullar ve civarı başta olmak üzere sokakta uyuşturucu satıcılığı ile etkin mücadele ediliyor mu?

4-    Kolluk teşkilatları birbirleriyle işbirliği içerisinde mi?

5-    Elde edilen bir takım istatistiki bilgiler ileriye matuf ve müteakip rehabilite çalışmalara yönelik olarak ilgili birimlerle paylaşılıyor mu?

Gibi pek çok sorunun (ki soruları ve ilgili kurumları artırmak mümkün) bahse konu kurum ve kuruluşlarca kendi kendilerine sorulması ve cevaplanması gerekir. En önemli konulardan biri de yukarıda sayılan kurum ve kuruluşların tamamını tek elden ve etkin bir şekilde koordine edebilecek bir üst yapının (Başbakanlığa doğrudan veya yapıca uygun bir bakanlığa bağlı bir Genel Müdürlük / TUBİM Genel Müdürlüğü gibi) oluşturulması da elzem gözükmektedir.

            Aslında, yukarıdaki soruların cevaplarının olumlu olması sadece uyuşturucu değil neredeyse tüm suç türlerini de yok edecek veya en azından minimize edecektir. Günümüzde hırsızlık, cinayet, dolandırıcılık, yağma ve terör suçlarının yanı sıra vergi kaçırma, ihaleye fesat karıştırma, hatta trafik kurallarının ihlal edilmesi suçlarının eskiye oranla ciddi bir artış gösterdiği hepimizin malumudur. Bahse konu suç türleriyle etkin ve kalıcı bir mücadele için tüm kurum ve kuruluşların taşın altına elini hatta gövdesini sokması gerekmektedir.

 Özetle, uyuşturucuyla mücadele konusu sadece kolluğu bırakılarak sorumluluktan kurtulacak kadar basit ve ucuz bir iş değildir. Özellikle geleceğimiz olan gençleri hedef alarak, toplumumuzun dini, ahlaki ve kültürel dinamiklerini tehdit eden bu sorunla mücadelede, yine toplumu meydana getiren tüm unsurların tamamının bir ahenk içerisinde çalışması gerekmektedir.

Uyuşturucu dâhil sosyal, kültürel ve ekonomik tüm sorunlarını çözmüş bir TÜRKİYE ümidiyle…