Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

Okul Güvenliği Stratejileri ve Önemi

polis_dergi_ocak_2014_044 polis_dergi_ocak_2014_045Türkiye’de son zamanlarda okullarda meydana gelen olaylar okul güvenliğinin tehlikeli bir dönemece girdiğini gösteriyor. Bunlardan son ikisi, İzmir’de iki ayrı okulda aynı kişi tarafından iki öğrencinin bıçaklanması ve Batman’da öğretmene sınıfta satırlı saldırı olayı. ABD’nin Colorado eyaletinde ise Cuma günü Arapahoe Lisesi’ne düzenlenen silahlı saldırıda iki kişi yaralandı. Saldırganlardan biri, saldırıdan sonra intihar etti.

Her gün okullar ve çevresinde meydana gelen olaylar, öğrenci, öğretmen ve okul çalışanlarının güvenliğini tehdit ediyor. Okul binaları ve kampüsleri öğrencilerin sevinç çığlıklarıyla çınlamaları gerekirken, zorbalığa maruz kalan, dövülen, bıçaklanan, şiddet ve tacize uğrayan öğrenci ve öğretmenlerin imdat feryatları ile çınlamaya başladı. Bu durum eğitim-öğretimin güvenli bir okul iklimine ihtiyaç duyduğunun bir göstergesi olarak algılanmalıdır. Okul güvenliğinin risk ve tehlikelerini gözler önüne seren bu olaylar, gelecekte karşılaşabileceğimiz daha büyük ve tehlikeli olayların da habercisi gibi gözüküyor.

Her toplum çocukların sevgi, şefkat ve güven içerisinde iyi bir eğitimden geçmesini istemektedir. Çocuklara ne kadar çağdaş ve kaliteli eğitim verebilir ve ne kadar da tehlike ve risklere karşı koruyabilirsek, geleceğimizi de o kadar sağlam temeller üzerine kurabilir ve yaşatabiliriz.

Okullarda akademik anlamda eğitim ve öğretim etkinliklerinin etkili olarak gerçekleştirilebilmesi için okul ortamının elverişli olmasının yanında, okulun fiziksel kapasitesi, öğrencilere sunduğu okul atmosferinin de öğrencinin öğrenme ve gelişim psikolojisi üzerinde etkisi bulunmaktadır.

ABD’li psikolog Maslow insan ihtiyaçlarını beş kategori altında incelemiştir. 1-Temel fizyolojik ihtiyaçlar, 2- Güvenlik ve emniyet ihtiyacı, 3- Sosyal ihtiyaçlar, 4- Saygı ihtiyaçları 5-Kendini geliştirme ihtiyacı. Maslow’a göre bu hiyerarşideki ihtiyaçlardan biri tamamen karşılandığında ikinci ihtiyaç baskın hale gelmektedir. Bu nedenle öğrencinin öğrenmeye yönelmesi için daha alt basamaklardaki, sosyal ve güvenlik ihtiyaçlarının karşılanması gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında okulların eğitsel amaçlarını gerçekleştirebilmeleri için öğrencilerin ve okul personelinin kendilerini güvende ve özgür hissettikleri okul ortamının oluşturulması gerekmektedir.

Çocukların güven ve sevgi içinde eğitim gördüğü, demokratik yöntemlerle okul yönetimine katıldığı, okul içerisinde kültürel ve sportif aktivitelerde özgürce yer aldığı, okul duvarlarının sevgi, barış ve güven duvarları haline geldiği bir ortamın oluşturulduğu güvenli okul gerçeğinin, dünyada ve ülkemizde toplumsal barış ve sosyal uyumun sağlanmasına katkıda bulunacağı varsayılmalıdır.

Okul güvenliği, öğrenci, öğretmen ve okul çalışanları gibi kişileri, bu kişilerin birbirlerine karşı tavırları gibi çevresel faktörleri içermekle birlikte, fiziksel koşulları da kapsamaktadır. Güvenli okul, yalnızca suça karışmaktan veya suçtan zarar görmekten korkulan okul olmayıp, yönetici ve okul çalışanlarının tutum ve davranışlarını, okulun tasarımını ve binanın yapısından donanımına kadar daha birçok özelliği de içinde taşıyan bir okuldur.

Okulun ulaşım, sağlık, eğitim ve sosyal çevre açısından uygun bir yerde olması kişinin sosyo-kültürel gelişimini de etkilemektedir. Güvenlikle ilgili problemlere çözüm aramak çoğu zaman okul yöneticileri ya da öğretmenlerin değil kolluk kuvvetlerinin görevleri olarak algılanmaktadır. Okul güvenliğinin sağlanmasında okul yöneticileri, öğretmen ve rehberlerin rollerinin önemli olduğu kabul edilmelidir. Okul güvenliği çok aktörlü ve çok fonksiyonlu işbirliğini gerekli kılan bir süreçtir.

Okul güvenliği son yıllarda eğitim sistemleri için en önemli problemlerden biri haline gelmiştir. Şiddeti ortadan kaldırmak ve öğrencilere daha kaliteli ve güvenli alanların sağlanması için öncelikle şiddetin nedenlerinin tespit edilerek yok edilmesine yönelik gerekli önlemler alınmalıdır. Şiddet olayları insanları sindirmek, korkutmak ve rahatsız etmek için uygulanan katı ve sert tutum ve davranışları içermekte ve sosyal yaşamda öğrenilerek işlenmektedir.

Ülkemizde ve gelişmiş ülkelerde güvenli okul ortamının sağlanması konusu önemli bir öncelik haline gelmiştir. Öğrencilerin güvenli bir ortamda eğitimlerini sağlayabilmeleri için koruyucu ve önleyici çalışmalara önem verilmelidir.

Güvenli okul eğitimin korku, şiddet ve kaygıdan uzak, güvenli bir ortamda gerçekleştiği okuldur. Özgüven ve bağlılık duygusunun olduğu bir iklimsellik vardır. Öğrencilerin okulda karşılaşabilecekleri güvenlik risklerine karşı güvenli bir çevrede yaşatılması gerekir. Bu görev okul yönetimi, öğretmen, aile, toplum ve devlet tarafından paylaşılmalıdır.

 

• Okullarımızın güvenliği çağdaş yöntem ve önlemlerle sağlanmıyor. Okul bina ve kampüslerinin fiziki durumu güvenli okul standartlarına uygun değil.

• Güvenli Okul konsepti uygulamaya geçirilmelidir.

• Okul güvenlik yapısı, okul güvenliği alanında uzmanlaşmış ve sertifikalandırılmış özel güvenlik görevlilerinden oluşmalıdır.

• Okulların güvenli okul standartları yönünden denetlenerek ve analiz edilerek eksiklikleri giderilmelidir.

• Okul güvenliği alanında okul yönetimi-özel güvenlik ve polis işbirliği en üst düzeyde sağlanmalıdır.

• Okulların giriş ve çıkışları, çevresi ve riskli alanları kamera sistemleri ve fiziki güvenlik sistemleri ile kontrol altına alınmalıdır.

• Okullarda, öğretmen, öğrenci ve okul çalışanlarının güvenlik konusunda işbirliği ve eğitilmelerine yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

• Üniversiteli özel güvenlik konsepti gündeme taşınmalıdır.

 

Bir toplumsal sorumluluk projesi duyarlılığı içinde, CSG City Security Group ve Bahçeşehir Üniversitesi iş birliğiyle “Güvenli Okul Projesi” kapsamında okullarda; okul, öğrenci ve servis güvenliği konusunda yetkin uzman kadrolar ile eğitim, denetim ve akreditasyon çalışmaları hayata geçiriliyor. Örnek ve çağdaş bir uygulama olarak dikkat çekiyor.

Güvenli okul konseptini benimsemiş ve standartlarını gerçekleştirmiş okulların oluşturduğu bir Türkiye özlemini ve umudunu çok güçlü duygularla taşıyorum. Bugün bir hayal gibi görünen bu arzu ve umut, bir gün mutlaka gerçek olacaktır.

“Daha güvenli okullar, daha güvenli yarınlar demektir.”