Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

Okul Fobisi ve Güvenli Okul

image002

Okul Fobisi Nedir?

Okul fobisi, okul çağına gelen çocuğun şiddetli bir endişe nedeniyle okula gitmeyi reddetmesidir.  Okul fobisi, başka bir deyişle okula gitme korkusu çocuklarda genellikle 5 yaşından itibaren görülmeye başlar. Bu kaygının temelinde ebeveynden ayrılma korkusu vardır. Çocuk kendini güvende hissettiği biricik ailesinden ayrılarak, henüz tanımadığı bir ortama girmeyi reddeder.

Çocuklarda okula başlayabilmek zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal açıdan bir ‘’hazırlıklı oluşu’’ gerektirir. Okula hazırlıklı oluş; çocuğun belirli bir süre oturabilmesi, dikkatini toplayabilmesi, arkadaşları ve öğretmenleri ile iyi ilişkiler kurabilmesi, el-göz koordinasyonu, ebeveynden kolayca ayrılabilmesi gibi birçok özelliğin yeterli düzeyde gelişmiş olmasıdır. Bu özelliklerden birinin veya birkaçının yeterli olmayışı, çocuğun kendisi için çok yeni olan okul ortamına uyumunu güçleştirdiği gibi, okulda kendisinden beklenen görevleri yerine getirmekte başarısız olmasına da neden olabilir. Bu durum okul hayatının daha başlangıcında olan çocuk için oldukça risklidir. Çocuğun yaşadığı kırıklık duygusu, onun okula ve dolayısıyla okumaya karşı olan tutumunu da büyük ölçüde etkiler ve çocukta okul fobisi oluşur. Bu sebeple çocuğun okula başlayabilmesi için sadece yaşı değil, okul olgunluğuna erişmiş olması esas alınmalıdır. Okul olgunluğu çocuktan çocuğa değişebilir. 5 yaşında okul olgunluğuna sahip bir çocuk olabildiği gibi, bu olgunluğa 8 yaşında ulaşabilen çocuklara da rastlanabilir.

‘ Okula Gitmek İstemiyorum, Karnım Ağrıyor !’

Okula gitmek istemeyen ve okul fobisi yaşayan çocuklar, okula olan isteksizliklerini birtakım bedensel yakınmalar ile dile getirirler. Bu yakınmalar okula gitme gerçeği ile karşı karşıya kalındığında başlar ve aile okula gitmemeye ikna edildiğinde ortadan kaybolur, evde kaldıkları sürece mutludurlar. Okula gitmeyi reddeden çocuklarda genel olarak aşırı kaygı, şiddetli karın ağrıları, mide bulantısı, öfke nöbetleri ve uyku sorunları, sözlü mazeretler ve karşı çıkmalar, öğretmeni tarafından cezalandırılma korkusu, arkadaşları tarafından hırpalanma korkusu gibi sorunlar görülür. Yanlarında anne veya babası olmadan sınıfa girmek istemezler.

Çocuğun okula gitmek istememesinin altında yatan temel neden ebeveynden ayrılma korkusudur. Çocuk okul çağına geldiğinde kendini güvende hissettiği çevresinden, oyun ortamından ve biricik ailesinden ayrılarak, tanışacağı ilk toplumsal kurum niteliğindeki okul ortamına geçerken oldukça tedirgindir. Çocuğun yaşayacak olduğu bu uyum sürecinde aile kadar, başta öğretmen olmak üzere tüm okul paydaşları destek vermelidir. Öncelikle başarılı bir okul seçimi yapılmalı ve çocuğa okulda güvende olabileceği inancı yerleştirilmelidir. Bu da ancak, standartlara uygun, güvenli bir okul ortamı ile mümkündür.

Okul Fobisinin Gelişmesinde Okula Bağlı Nedenler ve Güvenli Okul

Okul fobisinin gelişmesinde aileden kaynaklanan nedenlerin dışında okula bağlı nedenlerde vardır. Okula yeni başlayan öğrencinin, tedirgin olmasına yol açacak okulda ya da okul yolunda fiziksel olarak tehdit edici bir yerin ya da birilerinin olması, çocuğun okulda hırpalanmasına, reddedilmesine ve kavga etmesine yol açacak bir sosyal beceri eksikliğinin olması, ahlaki düzeyin düşük olduğu, şiddetin ve belirsizliğin hüküm sürdüğü olumsuz bir okul ortamı, öğrenciler arasında gelişen akran zorbalığı, uygun olmayan bir sınıf içi yerleştirme ve özellikle çocuğun tehditkar bulduğu bir yere oturtulması, teneffüs, sınıf önünde ders anlatma, beden eğitimi gibi etkinliklerden korkup, gerçekleştirmede güçlük çekmesine rağmen bunları yapmak için zorlanması, okul servisinde kendini güvende hissetmemesi gibi nedenler çocuk da okul fobisinin gelişmesine neden olabilir.

Çocuğun aile ortamından toplumsal bir kurum olan okul ortamına geçiş sürecinde güvenli bir okul ikliminin önemi büyüktür. Güvenli okul; öğrencilerin, öğretmenlerin ve tüm okul personelinin kendini fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan özgür hissettiği okuldur. Güvenli bir okulda okul aile işbirliği vardır. Çocuğun okula başlamasıyla birlikte, ebeveynlerin, öğretmenle etkin bir şekilde çalışabilmesi, çocuğun okuldaki durumu hakkında açık ve net bilgi sahibi olabilmesi gerekir. Bu etkileşim ortamı, olası uyum ya da başarı sorunları karşısında önlem alınmasına olanak sağlar.

Güvenli bir okulda etkili öğretmen yapısı vardır. Çocuğa, okulun ve sınıf ortamının bir parçası olduğunu hissettirir, aidiyet duygusunu kazandırır. Çocuğa görev ve sorumluluklar vererek önemli olduğunu hissettirir, sınıf içinde mutlu olabilmesini ve sınıf ortamına katılımını sağlar. Demokratik bir sınıf yönetimi vardır. Çocuğa sorumluluk vererek onun önemini ve işlevini vurgulayan öğretmen, çocuğun hem bireysel imajnı güçlendirir hem de kendine olan güvenini artırarak arkadaşları ile iletişime geçmesini sağlar. Güvenli okullarda öğretmen sadece sınıf içinde değil, sınıf dışında da çocuğu gözlemler. Onun teneffüslerdeki oyun ortamında, arkadaşları ile ilişkilerini yakından takip ederek çocukta olumlu bir izlenim bırakacak bir sınıf içi ve sınıf dışı ortam yaratır. Böyle bir okulda çocuk eve döndüğünde okulu özler, istekle okula giden düzenli bir öğrenci konumuna gelir.

Güvenli bir okul fiziki ve mimari bakımdan çocuğun okula uyumunu kolaylaştıracak fiziki ve teknolojik enstrümanlarla güçlendirilmiş, iç ve dış çevresiyle güven veren sıcak bir okul iklimine ve güvenli kampüs alanlarına sahiptir. Öğrencilerin okula geldikleri ilk günkü sınıfın görünümü, bundan sonraki her gün okula gelmelerinde etkili olacaktır. Maslow’ un ihtiyaçlar hiyerarşisini değerlendirdiğimizde, Maslow insan ihtiyaçlarını beş kategoride incelemiştir. Bu kategoriye göre birinci sırada fizyolojik ihtiyaçlar ikinci sırada ise güvenlik ihtiyacı gelmektedir. Bu açıdan bakıldığında okulların eğitsel amaçlarını gerçekleştirebilmeleri için önemli bir koşul olan, öğrencilerin ve okul personelinin kendilerinin güvende ve özgür hissettikleri okul ortamının önemi ortaya çıkmaktadır. Öğrencinin öğrenmeye güdülenebilmesi için öncelikle kendini güvende hissetmesi gerekir. Ancak güvenli bir eğitim-öğretim ortamı oluşturulduğunda öğrencinin öğrenmeye olan motivasyonu yükselebilir. Özet olarak okul fobisinin önlenmesinde, öğrencilerin kendilerini okula ait hissettikleri, ailelerin de aynı duyguyu yaşadığı güvenli bir okulun önemi büyüktür.