Üst Menu
Ana Menu

Masumane Eylem ve Provokatörler

polis_dergi_temmuz_2013 (1)_016 polis_dergi_temmuz_2013 (1)_017Eylem mi yapacaksınız? Yapın!

Yürüyecek misiniz? Yürüyün!

Konuşacak mısınız? Konuşun! Bunları yapmaya hakkınız var… Tabii ki yasalar çerçevesinde yasal sınırlar içerisinde. Özgürlük hakkımı kullanıyorum diyerek bir başkasının özgürlük alanına girmeyeceksin!…

Peki, bunların yanında: masumane eylem yapanların arasına karışıp polise taş mı atacaksınız? Durakları, toplu taşıma araçlarını yakıp yıkacak mısınız?

Esnafın işyerlerine zarar m vereceksiniz? Dükkânların camını çerçevesini yere mi indireceksiniz? Önünüze ne geliyorsa taşlarla sopalarla tahrip mi edeceksiniz? Bankaların camlarını mı kıracaksınız? Bankamatikleri kullanılmaz halemi getireceksiniz? Ağaçları kökünden söküp, çiçeklerimi parçalayacaksınız? Bunları yapmaya hakkınız var mı ya sizin? İşte orada duracaksınız! Siz kimsiniz ki masumane yapılan gezi parkı eylemcilerinin arasına karışıp eylemin boyutunu değiştirirsiniz?

Özgürlük hakkımızı kullanıyoruz diyerek, var mı başkalarının özgürlük alanlarına girmek? Var mı esnafa zarar vermek var mı vatandaşa zarar vermek? Kamu düzenini sağlayan polisi taşlayarak, tahrik ederek, ortalığı karıştırarak polisi zor kullanmaya mecbur bırakmak? Ortalığı savaş alanına çevirmek, kaos ortamı yaratmak, polis araçlarına saldırmak, küfür etmek, sağa sola iğrenç yazılar yazmak, masumane eylemcileri de bu kötü emellerinizin içine çekmek. Polisle toplumu bir birine düşman haline getirmeye çalışmak. Siz nasıl bir hainsiniz ki bağımsızlığımızın simgesi olan bayrağı da ateşe atıp yakıyorsunuz. Siz birilerinin kölesi olduğunuzdan bağımsızlığı anlayamazsınız bilemezsiniz

Kime hizmet ediyor bu hainler? Verdikleri zararı görüyor musunuz?

Savaş alanına çevirdikleri ortamı düzene koymak için polisin kullandığı biber gazına eylem yapanlarda yapmayanlarda maruz kaldılar. Tesadüfen orada bulunan yaşlı, genç, hasta, çoluk çocuk da bu olumsuzluklardan etkilendiler. Biber gazından dolayı polise öfke duyarken olaylardan dolayı da eylem yapanlara da büyük öfke duyuldu. Bu yüzü peçeli hainlerin kurduğu tuzak anlaşılıncaya kadar polis ve halk karşı karşıya getirildi. Neyse ki işin aslı anlaşıldı ve masumane eylem yapan topluluklar bu hainleri çevrelerinden uzaklaştırmak için mücadele ederken polis de daha dikkatli tedbirler almaya başladı.

Bu provokatörlerin hainlerin verdiği zararlardan masumane eylemciler etkilendi. Polis etkilendi. Ülkede yaşayan çoluk çocuk, genç-ihtiyar, hasta, öğrenci, esnaf gibi herkes etkilendi. Kimisinin camı çerçevesi kırıldı. Kimi dükkânını açıp iş yapamadı. Kimisi istediği yere gidemedi. Birçok kişi biber gazına tazyikli suya maruz kaldı. Hasta olanlar astımı olanlar biber gazından daha fazla etkilendi. Bu gazdan polis de etkilendi… Bu zararları karşılayacak olan devletin kesesinden çıkacak her kuruşta hakkı olan saçı bitmemiş yetimler bile etkilendi.

Peki, bu durumdan kazançlı çıkanlar yok mu hiç? Olmaz olur mu? Bu provokatörler sayesinde dünyanın gözü ülkemize çevrildi. Su uyur düşman uyumaz misali ne çok düşmanımız varmış. Türkiye ayaklandı diyenimi ararsın, iç savaş çıktı diyenimi ararsın. Düşmanların ekmeğine yağ sürüldü. Epeyce de biber gazı kullanıldı. Bunu üretenlerde, satanlarda bayağı kazandı. Ama Ülkemizin zarar gördüğü de bir gerçek.

Ülkemizin milletimizin zarar görmemesi için;

Ülkesini ve Milletini seven her kes üzerine düşeni yapmalıdırlar.

Masumane yapılan bir eylemi kaos ortamına sürükleyecek sözler sarf edilmemeli. Provokatörlerin her an ortaya çıkacakları düşüncesiyle daha dikkatli davranarak onların aralarına katılmalarını engelleyici tedbirler alınmalı.

Haklı eylemde bulunanlar küçümsenmemeli istekleri dinlenilmeli.

Masumane yapılan eylemlerin provokatörler tarafından başka bir boyuta çevrilmesine müsaade edilmemeli.

Toplumun huzurunu sağlamakla görevli kolluk görevlileri düşman gibi gösterilmemeli. Kolluk kuvvetleri de daha sabırlı ve hoş görülü olmalı. Gereksiz zor kullanma davranışından kaçınmalı… Yasaların kendisine verdiği yetkiyi bilerek kullanmalı. Yetki hiçbir zaman tek başına bir güç değildir. Güç sahip olunan yetki ve silah da değildir. Asıl güç bilgi ve şefkattir…