Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

Laiklik Anayasada Olmalı mı?

LAİKLİK ANAYASADA OLMALI MI?…

elveda tanık

Elveda TANIK

E. 1. Sınıf Emniyet Müdürü

Meclis başkanının Laiklik yeni Anayasada yer almamalı açıklaması…

Bu bir nabız yoklaması mıydı? Amacı neydi? Gerekli miydi?

Bence gerekli olmayan zamansız ve gereksiz bir açıklamaydı. Çünkü bugünlerde ülkemizi kuşatan şu sinsi oyunların neticesi birçok askerimizin polisimizin şehit olmasının sebepleri ile buna mani olacak ne gibi önlemlerin alınması gerektiğiyle ilgili bir açıklama olsa daha faydalı olurdu. Bu durumlar görmezden gelinerek yapılan bu gereksiz açıklamayı her kes işine geldiği gibi anladı ve değerlendirdi.

Aslına bakılırsa birçoğumuz laikliğin ne olduğunu ve ne anlama geldiğini bile bilmez. Fakat laiklik denilince kimi dinsizlik olarak değerlendirir kimi bir başka şekilde değerlendirir.

Hukuki tanımı ise devlet ile din işlerinin ayrılmasıdır. Devlet ve din arasındaki ilişkilere temel sağlayan laiklik, bu ilişkiler açısından üç özellik gösterir. Devlet dine bağlıdır.    (Teokrasi, Tibet) Din devlete bağlıdır. (İmparatorluk, Bizans, Osmanlı, İngiltere, Rusya) Dinde, Devlette özerktir. ( Demokrasi, ABD, Avustralya, Belçika)

Fransız Hukukçu Duguit Laik devleti “.Din konusunda kendisi tarafsız olup, mensupları bir dini taşımakla birlikte kendisi devlet olmakla hiçbir dini özellik göstermeyen, hiçbir dini ayine katılmayan ve kendi namına yaptırmayan” olarak tanımlamıştır.

Atatürk’e göre ise laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir.

Laik bir siyasal sistemde, devletin yasal, toplumsal ve siyasal yapının dinsel kurallara uygun olması zorunluluğu söz konusu değildir.

Laik devlet sistemlerinde “din” kamu hizmeti olarak kabul edilmez. Devlet bir cemaatin dinsel gereksinimlerine yönelik çalışamaz, kişilerin dinsel inançlarına uygun davranabilmek haklarını güvence altına almakla yükümlüdür.

Kişilere dinsel inanç özgürlüğünün tanınması, laik sistemin zorunlu bir sonucudur. Devlet, kişilere, dinsel inançları ne olursa olsun, inançlarını açıklayıp yaymak, eğitim yapmak, dinsel inançlarına uygun ibadeti uygulamak, örgütlenmek haklarını tanımak ve bu hakların kullanımı ile ilgili yasal düzenlemelerde dinsel inancın türüne göre ayrım yapmamak zorundadır.

Laiklik kavramının Anayasada yer alması ya da almaması o devletin laik ya da laik olmadığı anlamına gelmez. Bir Devletin anayasasında laiklik terimi yer almasına rağmen o devletin laik mi değil mi tartışmaları sürerken anayasalarında laiklik terimi yer almayan ileri demokrasi birçok ülkede bu tartışmalara hemen hemen hiç rastlanmaz. Oysa laiklik anayasada olmasına rağmen bugün benim ülkemde hala tartışma konusu yapılıyorsa din, ibadet ve vicdan özgürlüğü Anayasa ile devlet güvence si altına alınmalıdır.