Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

İlköğretim Okullarının Güvenliği Üzerine

image002

 1. Giriş

İnsan, Aristo’nun deyimiyle sosyal bir varlıktır. Yani varlığını devam ettirebilmesi için diğer insanlarla beraber yaşaması gerekir. İnsan ile hayvanların dünyaya geldiğinde yetenekleri açısından farklılık görülmektedir. İnsan yavrusu tamamen aciz ve cahil olarak görülmektedir. Hayvan yavruları ise dünyaya gelmeden önce, sanki dünyadaki hayat şartlarına göre bir eğitim alıp da öyle gelmiş gibi görülmektedir. Buna rağmen hayvan yavrularının eğitim ile gelişme kabiliyetleri son derece dar ve sınırlıdır. İnsanın ise eğitim ile gelişme kabiliyeti, beşikten mezara kadar devam edecek şekilde geniş ve sınırsızdır diyebiliriz.

Eğitim; bireylerde istendik davranış değişikliği yapabilmektir. Eğitim yolu ile bireyin sosyalleşmesi sağlanarak içinde yaşadığı toplumun bir üyesi haline gelir. Ayrıca yine eğitim ile kişi birey bir meslek edinerek, kendi geçimini sağlar. Edinmiş olduğu mesleği ile toplumun belirli ihtiyaçlarına katkıda bulunur. Böylece toplumsal bir statüye de sahip olur. Bireyin bu aşamalara gelebilmesi için, öncelikle yaşamı için gerekli fiziki ihtiyacını karşıladıktan sonra, karşılanması gereken en önemli ihtiyacı, güvenlik ihtiyacıdır.

Eğitim-öğretim faaliyetlerinin en önemli amacı bir ülkenin geleceği olan çocukları iyi insan ve iyi vatandaşlar olarak yetiştirmektir. Türk eğitim sisteminde özellikle okul-aile- çevre arasında yeterince iş birliği sağlandığı söylenemez. Bu durum karşımıza; öğrenci başarısının düşmesi, çocukların zararlı alışkanlıkları daha küçük yaşlarda edinmeye başlaması, okullardaki birçok sıkıntılar olarak çıkmaktadır.

Türkiye’de bugüne kadar ABD ve Avrupa’da yaşanan ölçekte bir okul güvenliği sorunu ile karşı karşıya kalınmadı. Bunun nedenlerini, toplum genelinde geleneksel kontrol ve dayanışma bağlarının etkinliği, aile kurumunun gücü, silah ediniminin göreceli olarak düşük olması, internet kullanımının göreceli düşüklüğü veya milli eğitimin ve emniyet müdürlüğünün iyi çalışmaları ile açıklamak mümkündür. Türkiye, birçok uzmana göre aile ve akraba ilişkilerinin, dolayısıyla enformel kontrol mekanizmalarının etkin olarak işlediği bir ülke. Şehirleşme her ne kadar artarak devam etse de; toplum genelinde aile, akraba, hemşeri ve komşu ilişkileri pek çok gelişmiş ülkeye kıyasla oldukça güçlüdür. Ülkemizde şehirleşme giderek artmakta, bazı kültürel ve resmi olmayan sosyal denetim mekanizmaları gittikçe zayıflamaktadır. Bunun sonucunda da okullarımızda güven ortamı zayıflamaktadır.

2. Güvenlik Hizmeti ve Okul Güvenliği Kavramı

Türk Dil Kurumu sözlüğünde güvenlik, “Toplum yaşamında kanunî düzenin aksamadan yürütülmesi, kişilerin korkusuzca yaşayabilmesi durumu, emniyet” olarak tanımlanmıştır. Başka bir şekilde güvenliği; “Devlete, topluma, kişilere, mal ve eşyalara yönelik tehlike ve kazaları önlemek için alınan hukuka uygun önlemlerin tümünü ve bu önlemlerin alınmış bulunduğu haldir” diye tanımlayabiliriz.

Güvenlik hizmeti gerek toplum hayatındaki önemi, gerekse de sunulmasındaki zorluklar açısından büyük önem arz eden bir kamu hizmetidir. Bu hizmet, insanların toplumsal hayatlarında kamu düzenini sağlayarak, birlikte yaşamalarına imkân vermesi dolayısıyla vazgeçemeyecekleri birincil ihtiyaçlarındandır. Çünkü insanların güvenlik ihtiyaçları karşılanmayınca diğer ihtiyaçlar ihtiyaç olarak görülemez. Diğer ihtiyaçların ortaya çıkabilmesi için öncelikle insanların can ve mal güvenliklerinin sağlanması gerekmektedir.

Okul güvenliği, özellikle gelişmiş toplumlar için, son yılların en önemli problemlerinden biridir. Ülkemizde de şehirleşme ve kültürümüzdeki sosyal kontrolü sağlayan değerlerin zayıflaması sonucunda gün geçtikçe okullar daha güvensiz ortamlar haline gelmekte ya da bireyler böyle algılamaktadır.  

Sosyal bilimlerin özelliği gereği, okul güvenliğinin tüm yazarlar tarafından paylaşılan ortak bir tanımının yapılmasını beklemek mümkün değildir.  Bu nedenle, farklı yazarlar tarafından geliştirilen farklı tanımların  bilimsel süreçte normal karşılanması gerekmektedir.  Okul güvenliği;öğrencilerin, öğretmenlerin ve diğer personelin kendilerini fiziksel, psikolojik ve duygusal bakımdan özgür hissetmeleridir”. Okul güvenliği, okulda öğrenme için uygun bir ortam oluşturulmasıdır.  Önce okulun her bir köşesinde, her bir öğrencinin, kendisini evinde olduğu gibi güvende hissetmesi gerekir.  Okullardaki yönetimsel uygulamalar ve kurallar bu güvenli ortamı oluşturmayı hedeflemelidir.  Kendisini güvende hissetmeyen bir öğrencinin öğrenmeye güdülenebilmesi Maslow’un motivasyon teorisine göre de çok zor hatta mümkün değildir denebilir.

Okul Güvenlik Yönetimi’ni; okulun her türlü güvenliği konusunda kurumların ve insanların işbirliğini sağlama ve onları okul güvenliği amacı doğrultusunda yöneltme ve yürütme faaliyet ve çabalarının toplamıdır diye tanımlayabiliriz. Tabi güvenliğin yönetim sorumluluğu da başta okul yönetimine düşmektedir.

3. Okul Güvenliğinin Kapsamı

Okul güvenliği, çocuğun ya da diğer okul personelinin okula gitmek amacıyla evinden ayrılması anından başlayarak tekrar evine gelinceye kadar geçen tüm aşamaları içerir.  Ev ile okul arasındaki güvenlik, özellikle taşımalı eğitim yapılan okullar için daha büyük önem arz etmektedir. Okul güvenliği mekân açısından ele alınırsa; 1) Okul ile ev arasındaki güvenlik, 2) Okul içinde güvenlik, 3) Sınıfta güvenlik olmak üzere üç temel alandaki güvenliği kapsamaktadır.

 Okul güvenliğinin boyutları, güvenliğin alanı ile ilgili boyutlar olarak da ele alınabilir. Bunlardan bir kısmı aşağıda belirtilmiştir:  

1.  Arkadaşlarından gelecek şiddet olaylarına karşı güvenlik,

2.  Öğretmenlerin fiziksel şiddetine maruz kalma konusunda güvenlik,

3.  Tabiî afetlere karşı güvenlik,

4.  Sağlık ve temizliğe ilişkin güvenlik,

5.  Cinsel istismara karşı güvenlik,

6.  Psikolojik ve duygusal güvenlik,

7.  Etnik ve siyasî görüş konularındaki güvenlik. 

Taklit yolu ile öğrenmede, çocuğun en yakını aile içi bireylerin davranışlarından, arkadaş grubu, okul ve toplumun geneline kadar sergilenen saldırgan davranışlar model oluşturmaktadır. Dolayısıyla çocuklarda saldırganlığın öğrenilmesi sadece polis, öğretmen gibi belirli kesimlerin uğraşması ile çözülebilecek bir sorun değildir. İşin içerisine toplumdan ne kadar çok kesim destek olursa o kadar olumlu sonuçlar alınabileceğini söyleyebiliriz. Bu düşünce doğrultusunda öncelikle öğrenciye yakın olan aile ve okul daha sonra da güvenlik birimlerinin ve diğer kurumların katkısı ile sorun çözülebilir yada asgari zarar düzeyine indirilebilir.

Biz okul güvenliğini iki ana başlık ve alt başlıklar halinde inceleyeceğiz. Bunlardan birinci ana başlık FizikiGüvenlik’tir. İkinci ana başlık ise Personel/KişiGüvenliği’dir. Bunların da kendi içerisinde alt başlıkları bulunmaktadır. Bu nedenle ayrı başlıklar halinde incelememiz daha uygun olacaktır.

4. Fiziki Güvenlik

Bu başlığın içerisine; bina, oyun alanı, yol, sınıf ortamı, sağlık ve temizlik güvenliği gibi konular girmektedir.

4.1. Bina güvenliği

Okulun içerisinde öğrencilerin eğitim yaptığı sınıflar ve spor salonu vb. eklentileri okul idarecilerinin yanında okul aile birliği üyeleri tarafından da zaman zaman gezilerek, depreme karşı, çocukların üzerine çatıdan düşecek ya da yıkılabilecek çürük yerler konusunda denetlenmelidir. Tespit edilen aksaklıklar ilgili kurumlarca en kısa sürede giderilmelidir.

Öğrenciler ve okul personeline Sivil Savunma birimleri ile irtibata geçilerek, zaman zaman deprem, yangın gibi durumlarda nasıl davranılması gerektiği konusunda konferans ve uygulama gösterilerinin yapılması faydalı olacaktır.

Özellikle çok katlı okul binalarının üst katlarındaki pencerelere ızgara veya tel perdeler çekilmelidir.

Bina girişinde ve katlarda kamera sistemi ile güvenlik gözetlemesi yapılmalıdır.  Bu görüntüleme sistemi imkânlar dâhilinde internet üzerinden velilere de sunulabilmelidir.

 Bina girişinde bir görevli bulunmalıdır. Bu kimse okula gelenlerin ne amaçla geldiğini sormalıdır.

Okulda toplu etkinlikler yapıldığı durumlarda genel kollukla irtibata geçilerek, özel güvenliğin yanında genel kolluktan da faydalanılmalıdır.

Görevlendirilen özel güvenlik personeli belirli aralıklarla binaların dış görünüşü, elektrik, su, doğal gaz bağlantı yerleri, bina depo girişi ve zemin pencerelerini kontrol ederek tespit ettiği aksaklıkları gecikmeden giderilmesi için yönetimi haberdar etmelidir.

4.2. Oyun alanı güvenliği

Öğrencilerin teneffüslerde oyun oynadıkları yerler de kameralar ile gözetlenmelidir.

Okul bahçesinde daha önceden açılmış kuyu ve benzeri yerlerin üzeri kapatılmalı ve sık sık idareciler,   güvenlik görevlileri tarafından kontrol edilmelidir. Çocukların oyun alanı içerisine araçların girmesine müsaade edilmemelidir.

Oyun alanı güvenliği konusunda eksiklik olup olmadığını sırf idarecilere değil, okul aile birliği üyelerine de belirli aralıklarla denetlettirip onların görüş ve değerlendirmeleri de alınmalıdır.

Okul bahçe girişinde mutlaka bir özel güvenlik görevlisi bulunmalıdır. Okul bahçesine ve okula ilgisiz kimselerin ve tehlikeli maddelerin girişi önlenmelidir. Bunların ücreti konusunda Okul -Aile Birliğinin gelirlerinden faydalanılmalıdır.

Okul çevresinde ve okul içerisinde fiziki güvenlik tedbirleri alınmalıdır. Bahçe duvarlarının yüksekliği, engelleyici demir parmaklıkların yüksekliği ve tel örgü varsa sağlamlığı zaman zaman kontrol edilmelidir.

4.3. Yol güvenliği

Ders çıkışlarında öğrenciler velileri ile veya servislerine binip tamamı okuldan ayrılana kadar öğretmenlerin gözetimi devam etmelidir.

Okul önlerinde ve çevresinde boşta gezen, serseri veya çocuklara zararlı gıda, bağımlılık yapıcı, uyuşturucu vb. şeyleri satanların o ortamdan uzaklaştırılması için en yakın polis merkezi, yaya devriyesi bulundurmalıdır.

Her veli kendi çocuğu evden çıktıktan okula varana kadar olan yol güzergâhını kendisi de yürüme mesafesinde ise yürüyerek, servisle gidiyor servis güzergâhını görmelidir. Böylece yoldaki tehlike ve risklerin farkına vararak ilgili kurumlara iletebilir.

Yol güvenliği açısından servis araçları ve servis sürücüleri de önemlidir. Bu nedenle belirli standartlara sahip araçlarla servisin yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir. Aksayan konular ilgili kurumlara bildirilmelidir. Servis şoförlerinin geçmiş sicilleri ve psikolojik durumları da araştırılarak, çocuklar ruh sağlığı yerinde, sicili temiz olan sürücülere teslim edilmelidir.

Yine okul çıkışları ana cadde üzerinde ise; buralara duruma göre üst veya alt geçit yapılmalıdır.

Yaya olarak gidip gelen çocukların yol boyunda dere, kanalizasyon, inşaat çukuru vb. durumlar veliler tarafından tespit edildiğinde okul yönetimi ve ilgili kurumlar haberdar edilerek çözüm yoluna gidilmelidir.

Çocukların okula giriş ve çıkış saatlerinde trafik sorununun giderilmesi gerekir. Bu nedenle trafiği düzenlemek üzere trafik ekibi veya bir görevlinin hazır bulundurulması gerekir.

4.4. Sınıf ortamı güvenliği

Sınıfta sıraların, kitaplıkların ve dolapların yerleşimi, deprem de göz önüne alınarak sabitlenmelidir. Öğrencilerin sınıfa giriş çıkışlarında çarpmayacak şekilde ayarlanmalıdır.

Açık elektrik kabloları, ortada deney yapmak için de olsa tehlikeli kimyasal maddeler olmamalıdır.

Sınıflar üst katlarda ise pencerelere ızgara veya korkuluklar yapılmalıdır

4.5. Sağlık ve temizlik güvenliği.

Öğrencilerin kantinleri okul aile birliğinin görevlendireceği üyeler tarafından sık sık denetlenmelidir. Çocuklara sağlıksız ve bozuk gıda maddeleri satmaları engellenmelidir. Okul aile birliği üyelerinin tespit ettiği eksiklikle ilgili kurumlara bildirilerek bu hatalı davranışların cezasız kalmaması sağlanmalıdır.

Okulun tuvalet ve lavabolarının temizlikleri sık sık kontrol edilmelidir.  Devletin görevlileri yetersiz kalıyorsa Okul-Aile Birliğinin katkısı ile belirli aralıklarla temizlik şirketlerine genel temizlik yaptırılmalıdır.

Lavabolarda mutlaka su ve sabun bulunmalıdır. Öğrenciler teneffüslerde veya beden dersi gibi durumlarda eli kirlenince el yıkama alışkanlı kazandırılmalıdır.

5. Personel/Kişi Güvenliği

Burada öğrencinin bulunduğu ortamlarda kendisi ve diğer kişilerin güvenliğini kastediyoruz. Aile, arkadaş, okul ortamı ve öğrencinin psikolojik ve duygusal güvenliği açısından konuya değineceğiz.

 5.1. Aile ortamı güvenliği

Öğrenci herkesin bir birine değer verdiği, herkesin bir birinin hakkına saygı gösterdiği,    sorunların bağırarak şiddetle değil konuşarak uzlaşarak çözüldüğü sağlıklı bir aile ortamında olursa, kendini o kadar güvende hisseder.

Bunun için okul aile birlikleri, öğrencinin yetişmesinde anne baba davranışları konusunda okula uzmanları çağırıp velileri bilgilendirme seminerleri/konferansları düzenlemelidir.

Çocuk sahibi olacak ailelere etkili ana baba eğitimi verilmelidir. Çocuk sahibi olmadan önce aileler bunun sorumluluk bilincinde olmalıdırlar.

5.2. Arkadaş ortamı güvenliği

Öğrencilere aile okul ve toplum ortamlarında saldırgan davranışta bulunmasının önlenmesi eğitimi verilerek, empati kurma becerileri geliştirilmelidir.

Okula tehlikeli silah veya araçlarla gelen öğrencilerin idareye veya velilerine bildirilmeleri sağlanmalıdır.

Büyük sınıflardaki öğrencilerle, küçük sınıflardaki öğrenciler farklı gruplar olarak okula gidip gelmelidir. Örneğin birinci kademe eğitiminde 3. ve 4’üncü sınıflar sabahçı, 1ve 2’inci sınıflar öğlenci olabilir. İkinci kademe eğitiminde ise 7. ve 8’inci sınıflar sabahçı, 5. ve 6’ıncı sınıflar öğlenci olabilir.

5.3. Okul ortamı güvenliği

Okulla ilgili olarak çalışan personelin, (kantin görevlileri, temizlik görevlileri, servis görevlileri v.b.) güvenlik tahkikatları iyi yapılmalıdır. Özellikle haklarında çocuk istismarı ve cinsel suçlarla ilgili adli işlemler yapılmış kişiler bu ortamlarda çalıştırılmamalıdır.

Okulla ilgili olarak çalışan personelin, (kantin görevlileri, temizlik görevlileri, servis görevlileri v.b.) belirli aralıklarla psikolojik testlerden geçirilerek psikolojik durumları itibariyle çocuklara zarar verebilme ihtimallerinin olup olmadığı değerlendirilmelidir. Aynı konularda psikolojik tedavi görmekte olan veya gören kimseler de bu ortamlardan uzak tutulmalıdır.

Derse giren öğretmenlerin de davranışlarının takip edilerek, psikolojik durumlarının sağlıklı olup olmadıkları kontrol edilmelidir.

Emniyet müdürlükleri tarafından bazı illerde uygulanan “okul polisi” uygulamasının toplum destekli polis veya çocuk şubesi polislerince yapıldığı görülmüştür. Polisin suç dışında okul ve öğrencilerle beraber görülmesi suç işlemeyi düşünenler için caydırıcı bir etkisi olmaktadır. Ayrıca aileler açısından da çocuklarını daha güvenli bir ortamda olduklarını hissetmelerini sağlamaktadır.

Okul idaresi,  okul aile birliği ve ilgili diğer idari birimlerle beraber çocukları önemli konularda bilgilendirilmesi için el broşürleri hazırlanabilir. Bu broşür içerisinde, okula gelirken ve giderken yolda nasıl davranmaları gerektiği, şüpheli bir durumla karşılaşırlarsa kimlere bilgi verebilecekleri, önemli yerlerin telefonlarının neler olduğu, stres, ilk yardım vb. konular yer alabilir.

 Çocukların ödev araştırmak bahanesi ile internet kafelere gidip, orada insanları saldırganlığa yönelten çeşitli oyunlarla zaman öldürmelerini önlemek gerekir. Ayrıca göz ve ahlaki gelişimini olumsuz etkileyen oyunlardan ve çizgi filmlerden korumalıyız. Bu amaçla; okullarımızın içerisinde internet sınıfı oluşturarak öğretmen ve idarecilerinin kontrolü altında kullanmalarını sağlamalıyız.

 5.4. Psikolojik ve duygusal güvenlik

Öğrencinin psikoloji ve ruh sağlığı açısından bir sıkıntı olup olmadığı belirli aralıklarla rehber öğretmenler tarafından yapılacak testlerle ölçülmelidir. Bu test sonuçlarına göre sınıf öğretmeni/öğretmenler ve rehberlik öğretmeni çözüme yönelik ortak hareket etmelidirler.

Öğrencilerin sırf derse boğmamak ve okulu bir sıkıntılı yer havasın kurtarmak için okul içerisindeki sinema, tiyatro, folklor vb. sosyal faaliyetler artırılmalıdır. Çünkü eğlenerek öğrenilen bilgiler daha kalıcı olmaktadır. Eğlence ile eğitim birleştiğinde öğrenci okula gitmekten çekinmeyecek, severek gidecektir.

 6. Genel Değerlendirme ve Sonuç

Bireysel ve sosyal olarak yarınlarımız olan çocuklarımızın, güvenli bir eğitim ortamında yetişmeleri, kişiliği oturmuş demokratik bir toplum olmamız açısından son derece hayati bir öneme sahiptir. Böylece karşıdakinin haklarına saygı duyan, empati becerisi yüksek olan bir halka sahip olan devletimiz, kısa sürede kalkınarak çağdaş medeniyet seviyesinin üzerine çıkabilecektir.