Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

Kronik Yorgunluk Sendromu ve Otizm

KRONİK YORGUNLUK SENDROMU

VE

       OTİSTİK BOZUKLUK (OTİZM)

ali aydın

Uzm. Dr. Ali AYDIN

İstanbul Tıp Fakültesi

Çocuk Nöroloji Bilim Dalı

6 aydan uzun süredir devam eden halsizlik, bitkinlik, boğaz ağrısı,baş ağrısı,kas ağrısı, bulantı, kusma, dikkatde azalma, uykusuzluk gibi yakınmalarınız mı var? Akşamları erken yatıyor, ancak sabahları çok yorgun ve uykusuz mu kalkıyorsunuz? Dikkatinizi bir türlü toplayamıyor ve iş arkadaşlarınızla sürekli sözlü kavga mı yapıyorsunuz ? Enerjik olmadığınızdan dolayı vaktinizi sadece evde mi geçiriyorsunuz? Cevabınız ‘evet’ ise bu problemlere ‘Kronik Yorgunluk Sendrom’u neden olabilir. Genelde 30 yaş sonrası görülür.Genellikle yoğun çalışma temposuna sahip kişiler, üst düzey yöneticiler, takıntılı kişilerde görülen Kronik Yorgunluk Sendromu hafif halsizlik ve bitkinlik gibi belirtiler ile ortaya çıkabileceği gibi, iş hayatındaki verimde düşüşe ve sosyal hayattan kopma gibi sorunlara yol açabilecek kadar şiddetlide olabilir. Bu sendromda dinlenme ve uyuma işe yaramaz. Egzersiz yapma, stresi azaltma ve aşırı iş yükünden kaçınma yakınmaları oldukça azaltır.

2-3 haftadır devam eden gribal enfeksiyon(EBV, influenza) sonrası çocuğun sürekli başı ve kasları ağrıyorsa ;buna kas iltihabı miyozit ya da kronik yorgunluk sendromu neden olabilir.

Kronik yorgunluk sendromunun çocuklarda en sık nedeni gribal enfeksiyonlar ve uyku apnesi, uyku bozuklukları iken, yetişkinde en sık neden stres, depresyon ve psikolojik sorunlardır. Yorgunluk hastanın bireysel, sosyal, mesleki, eğitimsel ve ruhsal fonksiyonlarını sınırlandırır. Genelde kadınlarda 2 kat daha sıktır. Hastalığa neden olan mekanizma tam bilinmiyor. Ancak temporal lob hipometabolizması bu sendroma neden olabilir. Tüm sistemleri tutabilir. Ateş, döküntü, tansiyon yüksekliği, bezelerde büyüme bile görülebilir. Tabloya genellikle depresyon, fibromiyalji veya anksiyete de eşlik eder.

Kronik Yorgunluk Sendromu tanısı nasıl konur

Özellikle çok uzun süreli nedensiz yorgunluk tanı koymada önemli rol oynar. En az 6 ay süren sürekli ve tekrarlayıcı yorgunluk haline aşağıdaki belirtilerden 3’ü eşlik ediyorsa dikkat edin, sizde Kronik Yorgunluk Sendromu olabilir! Pozitron emisyon tomografide temporal loblarda görülen metabolik aktivite azlığı kronik yorgunluk sendromu tanısını destekler.

  • Konsantrasyonda bozulma ve unutkanlık

    •Kas ağrısı

    •Boğaz ağrısı

    •Eklem ağrısı

    •Dinlendirmeyen uyku ve uyku bozuklukları

    •Egzersiz sonrası bitkinlik

    •Enerji kaybı

    •Bulantı

  • Kusma

    •Mutsuzluk

    •Depresif duygu durumu

Ayırıcı tanı:

-Multiple skleroz,

-Enfeksiyonlar,

-AIDS,

-Hipotiroidi,

-Hipoparatiroidi, hiperparatiroidi

-Lenfoma ve diğer kanserler,

-Uyku apne sendromu,

-Psikiyatrik bozukluklar ,

-Myastenia Graves,

-Fibromyalji.

-Ailesel Akdeniz Ateşi

-Demir eksikliği anemisi, talessemi sendromları,

-B12, D vitamini, çinko eksiklikleri

Tedavi

Tedavinin amacı semptomları azaltmaktır. Tedavi;

  • Davranışsal terapi, spor, egsersiz yapılmalı

  • Sağlıklı beslenmeli

  • Düzenli ve kaliteli uyku uyunmalı

  • Ağrıyı, rahatsızlığı giderecek ve ateşi düşürecek ilaç kullanılmalı

  • Anksiyete ve depresyon için ilaç kullanılmalı

  • Balık, ceviz, fındık, ginkgobiloba kasülleri yakınmaları azaltmada etkilidir.

  • Gevşeme öğrenilmeli, kas gevşetici egzersizler yapılmalı.

    • Bol vitaminli, mineralli besinler tüketilmeli(Soda gibi).

  • Aktif sosyal bir yaşama geçilmeli

  • KYS’de etkinliği kanıtlanmış bir ilaç tedavisi yoktur. Enerjiyi artırmak için maklobemid, uyku bozukluğu için amitriptilin ve nefazodone, nöropatik ağrı, kas ve eklem ağrıları için amitriptilin ve nonsteroid anti inflamatuar ilaç, siklobenzaprin, depresyon için sertralin, paroksetin, nefazodone, anksiyete için alprozolam ve lorezepam önerilir. Ayrıca hiperbarik oksijen tedavisi, uyku tedavisi, magnezyum sülfat ile destek tedavisi önerilir.

 

Klinik gidiş

Çocuk ve ergenlerde hastalık iyi gidişlidir. Psikiyatrik problemi olanlarda kötü gidiş görülebilir.

NOT: Onların yerde sayılı askerleri vardır, bizim yerde ve gökyüzünde sayısız ordularımız vardır…

OTİSTİK BOZUKLUK (OTİZM)

Yaşamın ilk 4 yılında ortaya çıkan ve kişinin sosyal, zeka ve dil bakımından toplumla ilişkisini yok eden bir durumdur. Ortalama tanı yaşı 18. aydır. Örneğin 18 aylık bir bebek aynı hecelerden oluşan iki kelimeli cümleyi kullanabilmelidir. ‘Güle güle’, ‘mama mama’, ‘baba baba’ diyebilmelidr. Eğer bu işlevi yapamıyorsa otistik olabilir. Örneğin 18 aylık kız bir çocuk kendisine ait olan bir oyuncak bebeği annesine eliyle gösterip bağırır. Yani annesinden oyuncak bebeği kendisine vermesini ister. Eğer 18 aylık kız çocuk eliyle, işaret parmağı ile oyuncak bebeği gösterip bağırmıyor ya da homurdanmıyor ya da gülmüyor ya da ağlamıyorsa muhtemel tanı otizmdir. Yine 18 aylık erkek bir çocuk kendisine ait olan oyuncak araba ya da topu babasına gösterip bağırmıyor ya da homurdanmıyor ya da gülmüyor ya da ağlamıyorsa yine muhtemel tanı otizmdir. Otizmde bireysel, toplumsal ve iletişimsel sorunlar, tekrarlayıcı, anlamsız hareket ve davranışlar ömür boyu devam eder. Erkeklerde 3-4 kat daha fazladır. Günümüzde 70 çocuktan birinde otizm görülmektedir. Türkiyede her 50 çocukdan biri otistikdir. Otizmin %90 nedeni insanın genetik yapısındaki bozuklukdan kaynaklanır. %10 sıklıkta görülen tedavi edilebilir hastalıklarda otizme neden olur.

En sık görülen gen bozukluğu olan SHANK3 geni 22.kromozomda bulunur. Diğer gen bozuklukları 2., 3., 7., 11., 15., 17. ve X kromozomu üzerindedir. Yaklaşık 28 gen bozukluğu otizme neden olur. Bu genetik hastalıklar Fragile X Sendromu, Rett Sendromu, Tuberoz Skleroz, nörofibromatozis, Lesch-Nyhan sendromu, Angelman Sendromu, mobius sekansı, Smith-Lemli-Opitz sendromu’dur. Smith-Lemli-Opitz sendromunda kolesterol tedavisi kullanılır ve bu tedavi otizm bulgularını düzeltebilir. Bu hastalıkda parmaklar arasında yapışıklık olması en önemli ip ucudur. Diğer bulgular küçük baş, küçük çene, gevşeklik ve LDL kolesterolde düşüklüktür.

Metabolik hastalıklardan fenilketonürinin kesin tedavisi vardır. Fenialanin içermeyen fenilketonüri maması ile çocukların hemen tamamı düzelir. Tedavi edilmeyen bu hastalarda gevşeklik, küçük baş, pişik, yanaklarda döküntü, sarı-ince saç, idrarda koku, nöbet görülebilir. Diğer tedavi edilebilir metabolik hastalık kreatin eksikliğidir. Bu hastalarda gevşeklik, baş tutamama, yürüyememe, konuşamama gibi belirgin olmayan bulgular görülür. Tanısı ve tedavisi basitdir. Kreatin tedavisi ile otistik bulgular, gevşeklik ve zeka geriliği düzelir. Diğer tedavi edilebilir hastalıklar B12, B1, B6 vitamin eksikleri, hipotiroidi, D vitamini eksikliği, selenyum eksikliği, bakır eksikliği, çinko eksikliği, çölyak hastalığı, inek sütü alerjisi gibi besin alerjileri, laktoz intoleransı ve ağır metal zehirlenmeleridir. Hipotiroidi ve kurşun zehirlenmesinde el ayası ve yüz soluktur. Çocuk çok üşür. Arsenik zehirlenmesi, B12, B1, B6 vitamin eksikleri, selenyum eksikliği, bakır eksikliği, çinko eksikliği, çölyak hastalığı, inek sütü alerjisinde ciltde döküntü vardır. D vitamini eksikliği olan çocuklar çok üşüyen, sık yere düşen, bacakları eğri, sık bronşit geçiren, başları büyük çocuklardır. Laktoz intoleransı olan çocuklarda sütle beslenme sonrası karında ağrı, sancı, ardından pis kokulu dışkılama olur.Nörolojik hastalıklardan en sık otizme 2 yaşdan küçük çocuklarda basit absans denilen kısa süreli dalma nöbetleri ile giden hastalık, 4 yaşdan sonra absans epilepsi, ESES(Elektriksel status epileptikus), parietal ve temporal lobdan kaynaklı nöbetler, doğuşsal beyin anomalileri(Hipokampus, amigdala, lentiform nükleus, corpus callosum ince ya da kalın olması, serebellum vermis yokluğu ya da küçüklüğü) neden olur. Nörolojik hastalıklardan basit absans, absans, ESES, parsiyel epilepsilerin tedavisi mümkündür. Otizme neden olan psikiyatrik hastalıklar Rett sendromu, Asperger sendromu, çocukluk çağı dezintegratif bozukluğudur. Örneğin Asperger sendromu olan 2 yaşından küçük bir çocuğa ismin ne denildiğinde tüm renklerin isimlerini sayabilir. Yani soruların karşılığı olmayan, ancak verilen bilginin mükemmeliyeti söz konusudur. Yine 3 yaşında Asperger sendromu bir çocuğu parka götürsek, o parkda 6 çocuk olsa, onların yanına gider, ismin ne der. Çocuklar isimlerini söyledikden sonra sen ne güzelsin senle arkadaş olalım mı der. 5 dakika geçtikten sonra bu altı çocuğun yanına gidip isimlerini tek tek söyler, yine sen ne güzelsin senle arkadaş olalım mı der. Örneğin Asperger sendromlu bir çocuğa senin baban ne iş yapıyor denildiğinde, bunu birkaç kez tekrarlama(Ekolali) görülür. Örneğin babası birkaç dakika önce bir arkadaşı ile görüştü ise, Asperger sendromu olan çocuk o babasının arkadaşı ile görüştüğünü söylemez. Babasının arkadaşının telefon nosunu örneğin: 05552281128‘i birkaç kez söyler. Yine baban nereye gitti diye sorulduğunda bunu birkaç kez tekrarladıktan sonra babasının araba plaka numurasını örneğin: 34UB234’ü birkaç tekrarlar. Yine karlı bir havada dışarıya kar topu oynamaya götürüldüğünde, bana kar topu atarmısın diye söylenildiğinde bu cümleyi birkaç kez tekrarlar. Ardından birkaç dakika içinde sitenin içinde kaç araba bulunduğunu, bunların hangi renklerde olduğunu ve plaka numaralarını söyleyebilirler. Örneğin kar topu attıkdan sonra elleri üşür ve hava çok soğuk, bu çok soğuk 4-5 kez tekrarlar. Onlarda sıcağa veya soğuğa aşırı hassasiyet vardır. Örneğin ‘Azra’ yere düşüp ağlar. Diğer arkadaşları Azra’nın yanına gelip ‘Azra’ bir şey oldu mu, acıdı mı, morardı mı, ağlama geçer inşallah derler. Asperger sedromu çocuk Azra yere düştü diye birkaç kez tekrarlar. Empati kurmazlar ve soyut düşünemezler. Örneğin bir çocuğa alışveriş merkezine mi girmek istersin ya da parka mı gitmek istersin diye sorulduğunda; ya parka gitmek istiyorum ya da alışveriş merkezine gitmek istiyorum cevabı verir. Asperger sendromu çocuk bilmiyorum, bilmiyorum, bilmiyorum cevabını verir. Yani bu çocuklar çok kararsızdır. Onlar otizmin yüksek temsili formlarıdır. Küçük bilginlerdir. Hayali dünyalarında mutlu olup, diğer insanlarıda istemeden mutlu eden çocuklardır. Bu çocuklar erişkin yaşlarda nobel ödülüde alabilirler. Çünkü onlar normal kişilerin giremediği dar dünyalara katlı dünyalar inşa edebilir. Bu onlara has bir özelliktir.