Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

24 Kasım Öğretmenler Günü

polis_dergi_kasim_2013_005 polis_dergi_kasim_2013_006Bir milletin yükselmesi için eğitimin şart olduğunu bilen Atatürk, 16 Temmuz 1921 Tarihinde toplanan eğitim kongresinde, Türk Milleti’nin düşmanlardan kurtulmak için verdiği mücadelenin aynısını eğitim ve bilim sahasında da vereceğine olan inancını dile getirir. “ Silahıyla olduğu gibi dimağıyla de mücadele mecburiyetinde olan milletimizin birincisinde gösterdiği kudreti ikincisinde de göstereceğinden asla şüphem yoktur ” der.(*)

28 Mayıs 1928’de TBMM, 1 Haziran’dan itibaren resmi daire ve kuruluşlarda uluslararası rakamların kullanılmasına yönelik bir yasa çıkartılır. Yasaya önemli bir tepki gelmez. Yaklaşık olarak bu yasayla aynı zamanda da harf reformu için bir komisyon kurulur.

Komisyon yeni alfabenin hayata geçirilebilmesi için 5 ila 15 senelik geçiş süreci ön görürken, komisyonun da üyesi olan Falih Rıfkı Atay’ın aktardığına göre Atatürk, “bu ya üç ayda olur ya da hiç olmaz” diyerek zaman kaybedilmemesini ister.

Alfabe tamamlandıktan sonra 9 Ağustos 1928’de Atatürk alfabeyi Cumhuriyet Halk Partisi’nin Gülhane’deki galasına katılanlara tanıttı. 11 Ağustos’ta Cumhurbaşkanlığı hizmetlileri ve milletvekillerine, 15 Ağustos’ta da üniversite öğretim üyeleri ve edebiyatçılara yeni alfabe tanıtıldı. Ağustos ve Eylül aylarında da Atatürk farklı illerde yeni alfabeyi halka tanıttı. Bu sürecin sonunda komisyonun önerileri ile, (-) tire nin atılması ve (^) şapka işaretinin eklenmesi gibi tali düzeltmeler yapıldı.

8-25 Ekim tarihleri arasında resmi görevlilerin hepsi, yeni harflerin kullanımıyla ilgili bir sınavdan geçirildi.

1 Kasım 1928 tarihinde 1353 sayılı “Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun”un kabul edilerek o güne kadar kullanılan Osmanlı Alfabesinin yerine, Latin Alfabesinin Türkçeye uyarlanmış bir biçimi kullanılmaya başlandı.

Atatürk, eğitimin ve öğretimin yayılmasından, yaygınlaşmasından yanaydı. 1928 yılında Arap harflerinin kaldırılıp yerine bugün kullanmakta olduğumuz Türk harflerinin kabulü sonrasında, halkın yeni harfleri kısa sürede öğrenip daha çok yurttaşın okur – yazar olmasını sağlamak amacıyla, yoğun bir çalışma başlattı. Okuma – yazmayı yaygınlaştırmak için okul çağı dışındaki yurttaşlara okuma – yazma öğreten okullar açılmasını sağladı. Bunlara “Millet Mektepleri” adı verildi.

Atatürk Millet Mekteplerinde, yazı tahtasının başına geçerek dersler verdi. Ülkenin içinde bulunduğu cehaletin bir an önce yok olması için, Yeni Türk Alfabesinin ortaya çıkarılmasına katkıda bulunmasının yanı sıra, öğretilmesi hususunda da yakın çaba gösterdi. Yazı tahtası başında Öğretmenlik- Başöğretmenlik yaptı.

Dönemin Bakanlar Kurulu, 11 Kasım 1928 tarihinde yaptığı toplantıda Mustafa Kemal Atatürk’e yapmış olduğu bu çalışmalarından dolayı “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” unvanını layık gördü. 24 Kasım 1928 tarihinde ise Mustafa Kemal Atatürk, “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” unvanını kabul ettiğini açıkladı.

Atatürk’ün 100. doğum günü olan 1981 yılından itibaren ” Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliği “ unvanını kabul ediş tarihi olan 24 Kasım günü “ÖĞRETMENLER GÜNÜ” olarak kutlanmaya başlandı.

Atatürk diyor ki; “ Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcileri, yeni nesli sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin beceriniz ve fedakârlığınızın derecesiyle orantılı olacaktır. Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni nesli, bu özellik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir… Sizin başarınız Cumhuriyetin başarısı olacaktır ”(**).

Tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü kutlu olsun.

(*)Nutuk.1927

(**)07.07.1927 Dolmabahce.