Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

AVM Güvenliği

polis_dergi_subat_2014_int_027 polis_dergi_subat_2014_int_028 polis_dergi_subat_2014_int_029          Küreselleşen dünyada insan ihtiyaçları değişmiş ve çeşitlenmiştir. İnsanlara sunulan hizmetlerin niteliği de buna paralel olarak değişmiştir. Antik Yunan’daki agoralardan yola çıkıp Walter Benjamin’in pasajlarından bugünün modern alışveriş merkezlerine uzanan tüketim mekânları,  çağdaş bir güvenlik ihtiyacını da üst seviyede hissettirmektedir.

          İnsanlar yaşadıkları kentin çekici ve yaşanabilir olmasını istedikleri gibi, yaşayabilir ve yaşanabilir kent merkezleri için stratejiler belirleyerek güvenli, konforlu ve keyifli bir alışveriş ortamı sağlamak isterler. Alışveriş merkezleri günümüz modern kent yaşamında tüketim anlayışı ve kültürünün geçirdiği dönüşümün mekân boyutunu yansıtan yerlerdir.

          Günümüzde, alışveriş merkezlerinin sayısı hızla artmakta ve genellikle mağazalarla birlikte otopark, sinema salonları, süpermarket, ev-yapı marketleri ve food-court gibi bölümleri içermektedir. Kullanım alanları ve standartları yönden farklılık bulunsa da, dünyada AVM’ler Bina içi (galeri modeli) Şerit tipi(outdoor) alışveriş merkezleri olarak iki kategoriye ayrılmaktadır. Uluslararası Alışveriş Merkezleri Konseyi (ICSC)’ne göre AVM, “planlanmış, geliştirilmiş, sahip olunan ve tek bir mülk olarak yönetilen bir grup perakende ve diğer kuruluşlar bütünü” olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizde de 1950’lerden bu yana ticari faaliyetler kent merkezlerinden alışveriş komplekslerine kaymakta ve kent dışında yer alan alışveriş merkezlerinin sayısı gün geçtikçe artmaktadır.

          Alışveriş merkezleri endüstrisi; 2013 sonu itibarıyla 385 binden fazla çalışanı, 60 milyar cirosu, 9.2 milyon metrekare alanı ve 59 bin mağaza sayısı ile önemli bir ekonomik boyutu ortaya koymaktadır. 2013 yılında, 1,6 milyar kişinin ziyaret ettiği AVM’lere, alışverişcilerin gitme sıklığı ayda ortalama 5,6’dır.AVM’lere giden ziyaretçilerin yüzde 63’ü alışveriş yapmaktadır. Türkiye’de halen 333 AVM bulunmakta ve bu sayının 2014 yılında 368’e çıkacağı öngörülmektedir. Bugün AVM’ler; erişebilirlik, estetik, teknolojik gelişmeler, güvenlik, alan kullanım dağılımı, tasarım ve yönetim gereklilikleri yönünden büyük avantajlar ve olanaklar içermektedirler.

          AVM’ler küçük bir şehir gibi insan yoğunluğuna ve mekânsal yapılara sahiptir ve yangın riski büyüktür. Birbirine entegre mega yapılardan ve komplekslerden oluşan AVM’ler bu karmaşık özellikleri ile çeşitli kişi, grup ve niyetlerin hedefi haline gelmektedir. Birçok tehdit ve tehlike olasılığının ortaya çıkması AVM güvenliği kavramını gündeme getirmiştir. Alışveriş merkezlerinin etkisinin büyüklüğü, sayısı ve nerede inşa edildiği de AVM güvenliğiyle doğrudan ilişkilidir.

          AVM Güvenliği; Ulusal AVM standartları doğrultusunda yapı mevzuatı, iş ve yangın güvenliği kurallarına uygun olarak AVM tasarımı ve yönetiminin dengelenmesi yoluyla gerçekleştirilir. Önceden yapılan testlerle doğruluğu kanıtlanmış yazılı emniyet ve can güvenliği planları oluşturulur. Acil durum yönetimi konusunda plan ve programlar yapılarak yerel mercilerle iş birliği ve koordinasyon yapılır.

          Alışveriş/eğlence deneyimini engelleyen olaylara karşı duyarlılık gerekir. Bu nedenle AVM güvenliği için risk ve tehlike oluşturabilecek kişi ve gruplara karşı izleme, uyarma ve müdahale şeklinde önleyici çalışmaların yapılması gerekir. AVM’lerin bulunduğu yerlerde meydana gelen suçlar ve güvenliği etkileyen faktörlerin neler olduğu sorusuna AVM güvenliği kapsamında cevap verilebilmelidir.

          Perakende sektöründe güvenlik, özel bir güvenlik konseptiyle sağlanmalıdır. Müşterilerin güven ve keyifle mekanı kullanmalarını sağlayacak bir güvenlik stratejisi izlenmelidir. Olası olayların önceden öngörülmesinin yanında, meydana gelen olaylara ilişkin istatistiksel verilerin analiz edilerek başta hırsızlıklar ve kayıplar olmak üzere, tüm olaylara karşı önleyici ve koruyucu çalışmalara öncelik verilmelidir.

          Bunun için de yapı mevzuatına ve mimarisine uygun olarak inşa edilmiş ve ruhsatlandırılmış alışveriş merkezlerinde; yönetim, işyeri sahipleri ve çalışanları, ziyaretçiler ve müşterilerin güvenlik risk ve tehlikelerinden uzak yaşamaları ve faaliyetlerini sürdürmeleri için yönetim tarafından belirlenmiş güvenlik kural ve talimatlarına uygun olarak yüksek ölçekli güvenlik algısına ve uygulamalarına sahip, fiziki ve elektronik güvenlik sistemleri ile donatılmış uzman özel güvenlik yapısı yönetiminde proaktif bir güvenlik stratejisinin etkin ve yetkin olduğu, olası risk ve tehlikelere karşı önlemlerin önceden planlanarak alındığı, özgür, eğlenceli, huzurlu ve mutlu bir alışveriş ikliminin sağlandığı güvenlik konsepti benimsenmelidir.

Modern perakende sektörünün Türk ekonomisine sağladığı faydanın çok daha net biçimde anlaşılıp algılanması güvenlik stratejilerinin etkinliği ile çoğalacaktır. Alışveriş merkezleri arasındaki rekabetin hızla arttığı bir ekonomik düzende, güvenlik algısı güçlü şirketler rekabet ortamında öne geçecektir.

          1990’larda alışveriş merkezleri üzerine yapılan bilimsel araştırmaların sonuçları da AVM güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda, güvenlik maliyetlerinin 90’lı yıllardan itibaren %42 oranında artarak alışveriş merkezi sahipleri için en hızlı büyüme gösteren maliyet haline geldiğini göstermektedir. Araştırmalar; mağaza hırsızlığının büyük bir problem olmasının yanı sıra, müşterilerin en çok alışveriş merkezinin dışındaki güvenlikle ilgili kaygı duyduklarını, kaygı düzeyinin artan koruyucu tedbirlerle ilişkili olduğunu ve en büyük önemin otopark güvenliği ile ilgili faaliyetlere verilmesi gerektiğini göstermektedir.2000’li yıllara gelindiğinde de araştırma sonuçları, AVM güvenliğinin öneminin altını çizmektedir.

          Çoğu güvenlik programı, üniforma veya sade kıyafetler ile dolaşan, iyi eğitimli güvenlik personeline bağlıdır. Bazıları silahlı olsa da, çoğu değildir. Ancak güvenlik gücünün varlığı, farklı alışveriş merkezlerinde çeşitli ölçülerde hissedilmektedir. Alışveriş merkezi güvenlik problemlerini ortadan kaldırmanın en iyi yolu, iyi eğitim almış, alanında uzmanlaşmış ve akademik bir bakışa sahip personelin istihdam edilmesidir.

          Mağaza güvenliği ile ilgili literatür incelendiğinde, mağazacıların geliştirdiği ve uyguladığı güvenlik programı türleri görülmektedir. Ancak bu bilgiler, müşterilerin söz konusu faaliyetleri nasıl algıladığına ve bu faaliyetlerin alışveriş ortamında kendilerini güvende hissetmeleri açısından önemine ilişkin çok az ipucu vermektedir. Ayrıca, müşterilerin alışveriş merkezi güvenliği ile ilgili algıları ve alışveriş yapma davranışları arasında bir ilişki bulunmaktadır. Olumlu algı yaratmak veya mevcut algıları olumlu yönde değiştirmek için güvenlik programlarına yönelik pazarlama stratejileri geliştirilmelidir.

          Biz de CSG olarak AVM Güvenliğinde; akademik bakışın pratikle entegrasyonu neticesinde dışarıdan içeriye doğru ve aynı zamanda kendi iç dinamiğini koruyan, birbiri ile iletişim halinde olan “Güvenli Halkalar Modeli”ni geliştirdik ve AVM güvenliği altın standardını oluşturduk.

          Altın standardımız; yüksek ölçekli güvenlik algısı, bunun getirdiği etkili önleyici güç ile bilimsel yaklaşım çerçevesinde; ileri düzeyde planlama ve uygulama, risk analizi, temel ilkyardım, dinamik bir kalabalık ve tahliye yönetimi, kapsamlı acil durum yönetimi ile olaylara hızlı ve etkin müdahaledir.

          Bu altın standart doğrultusunda; AVM Güvenliğinin etkinlikle sağlanması, yüksek ölçekli bir güvenlik algısının yaratılması için “GÜVENLİ HALKALAR MODELİ”nigeliştirdik. Güvenli halkalar modeli;  AVM iklimini ölçen, değerlendiren, güvenliği daha etkinleştiren, alışveriş alışkanlığını olumlu yönde etkileyerek mevcut endüstriyel yapının kârlılığını artıran bir modeldir. Bu model; çevre güvenliği, bina içi ve iş yeri güvenliği, toplum güvenliği ve kişi güvenliğinin fiziki ve elektronik güvenlikleentegrasyonundan oluşmaktadır.

          Hepinize Güvenli Yarınlar diliyorum