Üst Menu
Search
Generic filters

Ana Menu

YASADIŞI GÖÇ, İNSAN TİCARETİ VE İLTİCA


Mehmet TERZİOĞLU

Yabancılar Hudut İltica Daire Başkanı

Son yıllarda dünya gündeminin ilk sıralarında yer alan önemli sorunlardan birisi “yasadışı göç” sorunudur. 

Daha yirmi-otuz yıl öncesinde adı bile konmamış olan ve ülkelerarası çıkar çatışmaları, iç savaşlar, daha iyi bir hayata olan özlem ve özellikle yaygın insan hakları ihlalleri gibi sosyo-ekonomik ve politik nedenlerle meydana gelen yasadışı insan hareketlenmeleri bugün, bir yılda milyonlarca insanı içine alan küresel bir sorun haline dönüşmüştür. 

En son 21-22 Haziran 2002 tarihlerinde düzenlenen ve ülkemizi temsilen Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet SEZER’in katıldığı Sevilla Zirvesi’nin en önemli gündem maddesi “yasadışı göç” olarak gerçekleşmiş; yasadışı göçün etkileri dile getirilmiş, artık ciddi değerlendirilmesi ve önü alınması gereken bir fenomen haline gelmiş olan bu olguya karşı uluslar arası düzeyde alınabilecek tedbirler tartışılmıştır. Bu somut örnek; yasadışı göçün uluslar arası siyaset sahnesinde yerini önemle aldığının açık bir göstergesi olmuştur. 

Ülkelerin son yıllarda üzerinde ciddi olarak durduğu ve Türkiye’nin de özellikle coğrafi konumu itibariyle çeşitli yönlerden içinde doğrudan yer aldığı dünyadaki yasadışı göç hareketleri, sadece ülke güvenliklerini tehdit etmekle kalmayıp, çok sayıda yasadışı göçmenin umuda yolculuk niteliğindeki bu illegal hareketleri sırasında hayatlarına mal olmakta ve bu göçlerden büyük gelir elde eden terör örgütleri, kaçakçılık şebekeleri ve yasadışı göç organizatörlerine de önemli bir kazanç ve fayda sağlamaktadır. 

Diğer ülkelerle birlikte, Türkiye’nin de bu yeni suç türü hakkındaki deneyimi, 1990’lı yıllardan sonra karşılaşması itibariyle henüz çok yenidir. Buna karşılık; Ülkemiz, son dönemde yasadışı göç olgusunu çok yakından tecrübe ederek, bu alanda etkin, kararlı ve  aralıksız mücadele başlatılmış ve önemli başarılar elde edilmiştir. 

YASADIŞI GÖÇÜN SEBEPLERİ

Yasadışı göç, bölgesel düzeyde birkaç ülkenin değil, hemen tüm dünya ülkelerinin az ya da çok karşılaşmakta oldukları bir sorundur. Tüm dünyada yasal kurallara uymaksızın meydana gelen bu hareketlenmelerin sebepleri de genel olarak birbirine benzemektedir. Bu sebepler genel olarak şu şekilde ifade edilebilir:

*Ülkeler arasında meydana gelen çıkar çatışmaları,

*Bölgesel savaşlar,

*İç savaşlar,

*Ekonomik güçlükler,

*Politik ve etnik baskılar,

*Açlık ve kıtlık sorunu,

*Salgın hastalıklar,

*Ülkeler arasındaki gelir dağılımı uçurumundan etkilenen kitlelerin daha rahat ve iyi bir yaşam sürme arzusu,

*Aileden kaynaklanan sorunlar,

*Yaşanılan ülkedeki bölgesel ve kültürel farklılıklar,

TÜRKİYE VE YASADIŞI GÖÇ

Ülkemiz, Anadolu olarak isimlendirilen ve doğu-batı kavşağındaki coğrafi konum itibariyle;

*Bulgaristan ile 269 km.,

*Yunanistan ile 203 km.,

*Suriye ile 877 km.,

* Irak ile 378 km.,

* İran ile 529 km.,

*Nahçıvan ile 18 km.,

*Ermenistan ile 325 km.,

* Gürcistan ile 276 km.

olmak üzere toplam 2.875 km. uzunluğunda kara sınırına, ayrıca 6.808 km.lik deniz sınırına sahip olup, üç tarafı denizlerle çevrili, coğrafi olarak Asya ve Avrupa kıtaları arasında tabi bir köprü, Karadeniz’den açık denizlere tek çıkış kapısı olan Boğazlar’a sahip bir ülkedir. 

Bu itibarla, Türkiye yabancıların turistik, bilimsel araştırma, çalışma, öğrenim ve ticaret amaçlı olarak yasal yollardan gelişlerinin yanısıra; iltica, yasadışı göç eylemleri ile ülkemiz üzerinden üçüncü ülkelere yasadışı yollardan geçme teşebbüslerine yoğun olarak konu olmaktadır.

Ülkemiz, az gelişmiş Afganistan, Pakistan, Irak, İran, Bangladeş gibi ülke vatandaşlarının Avrupa ülkelerine geçişi için transit güzergah; Eski Doğu Bloku ülkeleri vatandaşlarının Ülkemizde kaçak çalışması için hedef ülke; vatandaşlarımızın Avrupa ülkelerine yasadışı geçişleri bakımından da bir kaynak ülke olarak yasadışı göç gerçeği ile karşı karşıyadır.

YASADIŞI GÖÇ GÜZERGAHLARI

Avrupa ülkelerine yönelik gerçekleştirilen yasadışı göç olaylarında çeşitli güzergahların kullanıldığı tespit edilmiştir. Ülkemiz, kullanılan bu güzergahlardan birkaçının konusu olmakta, bunun yanı sıra çeşitli ülkelerden Avrupa ülkelerine doğru seyreden geçiş yolları da bulunmaktadır. Yasadışı göçmenler, Ülkemiz dışında,

-İran-Kafkasya-Doğu Avrupa-Batı Avrupa Ülkeleri,

-Afrika-Güney Avrupa Ülkeleri,

-Rusya Federasyonu-Polonya-Avrupa Ülkeleri,

-Ukrayna-Avrupa Ülkeleri,

-Balkan Ülkeleri-Bosna-Hersek-İtalya-Almanya gibi farklı birçok güzergahı kullanmaktadır.

Özellikle, 2000 ve 2001 yılında Ülkemiz güvenlik güçlerinin kararlı tutumunun sonucunda, göçmen kaçakçılarının geçiş yolları;

-Güney rotasına (Irak-Suriye-Lübnan); ayrıca

-Kuzey rotasına (İran-Kafkaslar-Ukrayna) doğru kaymıştır.

Bunun yanı sıra yasadışı göçmen taşıyan gemilerin de güzergahlarında değişiklik olmuş, son dönemde yoğunlukla Afrika ülkelerinden İtalya ve Fransa’ya; ayrıca;

-Sri Lanka, Hindistan tarafından gelen gemiler de, Süveyş Kanalını takip ederek, GKRY, Yunanistan ve İtalya yolunu tercih etmeye başlamışlardır. 

ÜLKEMİZCE YÜRÜTÜLEN ÇALIŞMALAR

Ülkemiz, uluslararası boyutu olan, insan haklarını da ilgilendiren bu hassas sorunla başa çıkabilmek için yasal düzeyde, ülke içinde, sınırlarımızda ve uluslararası alanda onlarca önlem almış ve her geçen dönemde bu önlemleri yenileriyle desteklemiştir. Ülkemizin uluslararası ilişkilerdeki sorumlu devlet anlayışının bir göstergesi olan önlemlerden başlıcalarını aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür:

  1. Yasadışı göçün önlenmesinden doğrudan ilgili olan Denizcilik Müsteşarlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü arasındaki sıkı işbirliği çerçevesinde, belirli dönemlerde yapılan değerlendirme toplantılarında yasadışı göçün son durumu değerlendirerek mevcut olaylar karşısında alınan önlemler artırılmaktadır.
  2. Bu kurumlar arasında, acil olayları bildirmek ve hızlı bir bilgi akışı sağlamak amacıyla 24 saat görev yapacak irtibat noktaları belirlenmiş ve bu mekanizma işler hale getirilmiştir.
  3. Elde edilen istihbari bilgilerin vakit geçirmeksizin iletilmesi maksadıyla, bu kurumlara bağlı alt birimlere doğrudan ulaşılabilecek irtibat noktaları (telefon ve faks) tayin edilmiştir. Bu uygulamada elde edilen tüm istihbari bilgiler en kısa zamanda kurumlar arasında paylaşılmaktadır.
  4. Ülkemizde bulunan yabancı irtibat görevlilileri ve yurtdışındaki irtibat görevlilerimizle, İnterpol, ülkeler arasındaki belirlenen temas noktaları ve AB üyesi ve aday ülkeler arasında kurulmuş bulunan CIREFI Erken Uyarı Sistemi  aracılığı ile elde edilen bilgilerin paylaşılması doğrultusunda sürekli bilgi akışı sağlanmaktadır.
  5. Yasadışı göçmenleri taşımak üzere insan kaçakçıları tarafından tercih edilen kiralanması ve satılması sonucu ismi değişen eski ve bağımsız gemiler ile tersanelerimizde bakıma alınan ve uzun süredir kullanılmamış olan eski gemilerin yasadışı göç olaylarında kullanılmasını önlemek maksadıyla bu gemiler ilgili birimler tarafından takip edilmektedir.

6. Özellikle sahil kesimimizde kara yolu ve tali noktalarda sık sık yapılan kontrollerde deniz yolu ile ülkemizden illegal yollardan çıkma teşebbüsünde bulunan kaçak göçmenlerin gemiye ulaşmadan yakalanması ve söz konusu geminin bu yöntemle tespit edilerek başka kaçak göçmenlerle birlikte ülkemizden ayrılması engellenmektedir. Bu çalışmalar sonucu 2000 yılında 29.390, 2001 yılında ise 24.314 yasadışı göçmen sahil bölgelerinde  yakalanmıştır.

7. Yasadışı göçmenlerin ülkemize girişinin engellenmesi ya da ülke içine yasal yollardan girdikten sonra yasadışı yollardan çıkış yapmaya çalışan yasadışı göçmenlerin yasadışı hareketlerinin durdurulması için karayolları ve bağlantılı yollar üzerinde kontrol noktaları oluşturulmuş ve denetimler artırılmıştır.

8. Vatandaşlarımızın yasadışı yolardan Avrupa ülkelerine gitmelerinin önüne geçmek için TRT (Türkiye Radyo Televizyon Kurumu) ile ortaklaşa toplam 9, Özel Haber Programı NTV ile 5 program, İhlas Haber Ajansı (Özel) ile 1 program olmak üzere toplam 15 televizyon programı düzenlenmiştir.

9. Uluslararası haberleşme ve bilgi değişimi mekanizmalarında Ülkemiz aktif rol alarak, gerekli önlemleri almakta ve uluslar arası işbirliğine özel önem vermektedir. Bu konudaki uluslararası çalışma grupları ile forumlarda Ülkemiz aktif yer almaktadır. Ayrıca, ikili, bölgesel ve uluslararası birçok işbirliği çalışması da Ülkemiz tarafından organize edilmekte veya desteklenmektedir.

10. Yasadışı göçmenlerin geri alınmasını öngören Geri Kabul Anlaşmaları Yunanistan ve Suriye ile imzalanmış, bazı yasadışı göç kaynağı ülkelere de bu anlaşma teklif edilmiştir. (İran, Pakistan, Hindistan, Sri Lanka, Çin, vd.). Yunanistan ile yapılan Geri Kabul Protokolü, 24 Nisan 2002 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmıştır.   

  1. Yasadışı göç, sahtecilik ve göçmen kaçakçılığı ile mücadele amacıyla 2001 yılından bu yana 1500 personele eğitim verilmiştir. 2002 yılı sonunda bu sayının 2000’e çıkması hedeflenmiştir. Bunların yanı sıra, uluslararası birçok eğitim seminerinde de personelin eğitilmesi sağlanmıştır. 
  2. Sınır birliklerinin lojistik ve personel imkanları genişletilmiş ve sınır boylarında alınan önlemler daha da güçlendirilmiştir.
  3. Yasadışı göç organizasyonlarına yönelik istihbari çalışmalara da hız verilmiştir.

YASADIŞI GÖÇLE MÜCADELEDE ELDE EDİLEN SONUÇLAR

Alınan tüm bu önlemlerin sonucunda, güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesinin sonucu olarak;

Ülkemize illegal yollarla giriş-çıkış yapmaya çalışırken veya ülkemizde yasadışı konumda iken yakalanan yabancıların sayısı 1995 yılında 11362 iken, 1996 yılında 18804, 1997 yılında 28439, 1998 yılında 29426, 1999 yılında 47529, 2000 yılında 94514’e yükselmiş, 2001 yılında 92362, 01.07.2002 tarihi itibarıyla32.932 olmak üzere toplam 355.371 olarak tespit edilmiştir.

1995-2002 Yıllarında Ülkemizde Yakalanan Yasadışı Göçmenler

Ülkemize hudut kapılarımızdan giriş yapmak isteyen, ancak yasadışı göçe karışacağından şüphe duyulan ya da sahte belgelerle giriş yapmak isteyen yabancılar ülkemize almayarak geri çevrilmektedir. 1999 yılında 6069 yabancı geri çevrilmişken, 2000 yılında 24504, 2001 yılında 15208, 2002 yılının ilk altı ayında ise 5321 yabancının ülkemize girişi engellenmiştir. Ayrıntılı istatistikler ekte sunulmuştu

Deniz yolu ile yapılan yasadışı göçmen kaçakçılığının önlenmesi için yapılan çalışmalar alınan önlemlerle birlikte ivme kazanmış, bu çerçevede, 2000 yılında Ülkemizden yabancı devletlere (İtalya ve Yunanistan) gittiği iddia edilen gemilerin sayısı 19 iken, bu sayı 2001 yılında 9 olarak belirlenmiş, aynı zamanda Ülkemizden ayrılmadan durdurulan gemilerin sayısı da 2000 yılında 17, 2001 yılında 19 olarak tespit edilmiştir. 2002 yılı içinde ise sadece 2 geminin ülkemizden gittiği iddia edilmiş, buna karşılık içinde çok sayıda yasadışı göçmen bulunan ve İtalya’ya gitmek isteyen 12 gemi ülkemizden ayrılmadan durdurulmuştur. Bu bilgilerden de görüldüğü üzere, Ülkemizden giden yasadışı göçmenlerin sayısında belirgin düşüş görülmüştür.

Görüldüğü gibi Türkiye, yasadışı göçün önlenmesi anlamında uluslararası devletler arasındaki sorumluluğunun bilinciyle gerekli önlemlerini artırmakta ve önemli başarılar sağlamaktadır. 

Bu alanda yapılan çalışmalar sonucunda, sayıları yüzbinlerle ifade edilen yasadışı göçmenlerin bu geçişlerini organize ederek kolay yolla büyük miktarlarda para kazanan göçmen kaçakçılığı organizasyonları üzerindeki operasyonlar da yoğunlaşılmıştır. 1998 yılında 98 organizatör yakalanmışken, bu sayı 2000 yılında850’ye yükselmiş, 2001 tarihi itibariyle 1155’e ulaşmış, 01 Haziran 2002 tarihi itibarıyla bu sayı 478 olarak tespit edilmiştir. İçinde yasadışı göçmen bulunan 15 geminin İtalya’ya gidişinden sorumlu tutulan bir organizatör, geçtiğimiz aylarda güvenlik güçlerimizin başarılı bir operasyonu sonucunda ele geçirilerek adli makamlarca tutuklanmıştır.

Yasadışı göçmenler ile suça karışan yabancıların ülkemizden çıkışlarının sağlanması ve gözetim altında tutuldukları süre içinde barınmaları ve iaşeleri için yapılan masraflar Devletçe karşılanmaktadır. Bu kapsamda sadece bu yabancıların barınma ve iaşeleri için 1999 yılından bu yana544.615.000.000 TL, ülkemizden çıkışlarında kullanılan ulaşım masrafları ise 621.047.458.000 TL olarak belirlenmiş, illerimizin yerel imkanları bu rakama dahil edilmemiştir. 

Ülkemize hedef olarak gelen yabancılar, genellikle Eski Doğu Bloku Ülkeleri ile Bazı Balkan Ülkelerinden gelmekte, kaçak çalışma ve fuhuş gibi suçlara karışmakta, ayrıca vize sürelerinin bitiminde ülkemizden çıkmayarak yasadışı konuma düşmekte ve yakalanarak sınırdışı edilmektedirler.

 1-Bu çerçevede, 1996 yılında 3069, 1997 yılında 4083, 1998 yılında 4920, 1999 yılında 3643, 2000 yılında 3529, 2001 yılında 3508, 2002 yılında da 1175olmak üzere, toplam 23.927 yabancı fuhuş nedeniyle sınırdışı edilmiştir. 

 2-Ayrıca, bulaşıcı hastalık taşıdığından dolayı, 1996 yılında 1234, 1997 yılında 907, 1998 yılında 847, 1999 yılında 1212, 2000 yılında 1377, 2001 yılında1253, 2002 yılında da 404 olmak üzere, toplam 7234 yabancı sınırdışı edilmiştir. Detaylı istatistiki veriler ekte sunulmuştur. (EK-1-2)

Yasadışı göçmenlerin barınması ve sınırdışı edilmesi için yapılan masrafların  dışında, fuhuş suçuna karışması veya bulaşıcı hastalığı nedeniyle yakalanarak haklarında gerekli işlemlerin tamamlanmasını takiben sınırdışı edilen yabancıların ortalama yıllık maliyeti Sadece 2001 yılında 364 milyar TL.,  2002 yılında 148 milyar TL. olarak belirlenmiştir.