Tarihte Kurumumuz

Yeniçeriliğin Kurulması

Yeniçeri, Osmanlı imparatorlunda. 500 yıl ön planda gelen bir asker sını­fıdır. İlk defa 1.Murat  tarafından 1362'de kuruldu. Gelibolu'daki ilk acemi ocağı­na savaşlardaki esirler alınacak, bir süre yetiştirilip, Yeniçeri yapılacaklardı. Önceleri yaşa dikkat edilmezken, sonradan yalnız, yenilen tarafın  yetim kalan  6 yaş ile 10 ve - 20 yaşları arasındaki erkek çocuklardan defşirilmesiyle ocağa kabulü kararlaştırıldı. İmparatorluğun da­ha da genişlemesi üzerine ,esirlerin önce Anadolu'daki, Türk çiftçileri yanında az bir bedel karşılığı, Türkleştirilip İslam di­nine göre yetiştirilmeleri, ondan sonra , Acemi Ocağı'na alınması kararlaştırıldı.

        Rum diyarı ve Balkanlarda fetihlerden sonra Hıristi­yanların birden fazla çocuklarının Acemi ocağına alınması için Devşirme Kanunu çıkarıldı. Önceleri titizlikle uygulanan bu usulü,  çok başarılı gözü pek askeri kuvvete sahip olan İmparatorluk disiplinini  padişahlar kendileri bozdu. İlk alınan  sert kararlar sonraki yüzyıllarda aynı şekilde uygulanmadı.Yeni­çer’liğin değerini düşürüldü.

            .Ocağın kurulması 1362 tarihinde 1. Murat Han  Hacı Bektaş Veli’nin dua etmesi için, Mabeyin Emir’lerinden Koca Bektaş Paşa’yı  dergahına davet etmek üzere göndermiştir. Hacı Bektaş Veli ise, 1337 tarihinde   Allah’ın rahmetine kavuşmuştur.Daha evvel Orhan Bey’le ocağın kurulmasını görüşmüş ve Kutsal KARAKAZANI Ocağa hediye edeceğini söylemiştir.O’nun yerine Postnişin olan, bazılarına göre, Bel evladı, bazılarına göre yol evladı, olan Seyyid Ali Sultan (Kızıl Deli) namı diğeri Timurtaş Dede bu daveti kabul etmiş ve Bektaş Paşa ile  gelirken Karakazanı da getirmiştir.

           Bazı tarihçilere göre karakazanı, Moğol Hükümdarı Gavus Han, Hacı Baktaş Veli Dergahına hediye etmiştir. Bazı tarihçilere göre ise Türkistan piri Hoca Ahmet Yes’evi Hacı Bektaş’a , Kudsal Emanetlerle beraber hediye etmiştir.

          Bektaş Paşa ile Timurtaş Dede’nin Dergahtan getirerek Yeniçeri ocağına bağış ettiği Karakazan budur.Karakazan.1826 yılına kadar yeniçeriliğin  ocağında kaynamıştır.1826 yılında Yeniçeriliğin kaldırılması ile  O tarihte dergaha geri gitmiştir.1926 yılında Dergahların kanunen kapatılmasıyla Ankara Etnografya müzesine alınmıştır. 1964 yılında tekrar Hacı Bektaş Veli dergahına konmuştur.

              Bektaş Paşa ile Post nişin Timurtaş Dede tören yerine gelerek Sultan Orhan Bey’e mülâki olmuşlardır.Hünkar Hacı Bektaş Veli namı hesabına (onun adına) Ocağın kurulmasında (1362 tarihinde) duasını yapmıştır.  Kurulan Ordunun adını da yeni Asker anlamına gelen yeniçeri ( Yeni çari)koymuştur. 1362 yılında Acemi Ocağı' nın başlangıçta 3.000 olan mevcudu, 1440 yıllarında, sadece acemi ocağında.12.000' ni geçmiştir.

                     Post nişin Timurtaş’ın konuşması.

                Yeni Çerimiz (Yeni Doğan Oğuz Askerlerimiz.)

Siz Baş (emirimiz ) beyimiz Orhan Hanın  kulluğundan usanmayınız..Yolunda izinde,olun ki, sonunuz önünüzden hayırlı gele.

Çalap TANRI Oğuz milletini  özel niteliklerle bezeyerek yer yüzüne

gönderdi.

            Kendini yetiştirmek, Tüm Oğuzların  güneşi olmak senin görevin oldu.

Dürüst, güçlü bir yeni çeri  oldun, Çalap Tanrı Oğuzlara böyle  yardım etti.

Kalbin, Oğuz ve ülkesi için sevgiyle dolu . Oğuz Atalarına derûndan bağlı oldun. Hünkarımız Hacı Bektaş Veli  Osman Bey’den  istedi. Şimdiki hanımız Orhan Beyden de    istedi. Onlar kabul etti.Lisanı Oğuz’ca(Türkçe) olacak didi,  ibadetini  Türk dilinde Tanrı Çalab sevecek didi, gücünüz kuvvetiniz dünyaya sahip olacak,bozulan dünya nizamın Çalab tanrı Oğuz lar eliyle düzene koyar ola. Ahenk içinde Gülbanki Muhammed’i-yi Akşam sabah yadedeceksin.Ücretlerinizi aldığınızda, Çalap Tanrıya Şükran ola. Hacı Bektaş Veli Tarafıyan,Umutgahın Bektaşiyan ola. 

            Duası

Pirimiz Ustadımız, Hünkarımız Hacı Bektaş Veli, Ali Himmeti üstümüzde şayeste-i beyan  ola.

Yeni Çarimize (yeniçeri) Hacı Bektaş Veli pirimiz buyurmuş.Unudulmaya.

Hanın(Orhan Bey’in) kulluğuna daim kayum oluna, ki, kılıcımız  keskin ola.Bayrağımız en yüksekte ola.

Elinize(İl’inize) sahip oluna.Şehirlerimize küffar giremeye.Belinize sahip oluna Oğuz’umuz sağlam ola.Dilinize sahip oluna Lisanı Oğuzça’dan başka dilinize girmeye Çalap TANRI'yı hoşnut kıla.

            Nuri Nebi, keremi Ali ,pirimiz hünkar Hacı Bektaş Veli demine devranını huuu diyelim huuu

               Dua ederken Timurtaş elini bir Askerin başına koymuştu. Kolunun yeni çok geniş olduğu için askerin ensesine gelmişti. Sultan Orhan han emir virdi.Şu manzarayı devam ettirecek başta akkülah olacak, külahın üst ucu geriye devrik  her askerin ensesine yığılmış olacak emrini virdi. Tarih boyunca da öyle oldu.(Kaynak:Seyit Gazi İlçesinde. Sultan suca Dergahında bir Çönkden alınmıştır).

                      ASAYİŞ  GÖREVLİSİ  PADİŞAH HASSA’INDAN SEÇİLDİ.

(polis görevi.) İlkin tüm askerlerinin içinden seçilen Padişah Hassalarından tefrik edilerek Yeniçeri Ağasının emrine verilir.94 ota(bölük ) Ahalinin huzur ve sükunu için  görevlendirilmiştir.Yeniçeri Ağası düşman üzerine üzerine sefere giderse,  Sekbancıbaşı’da bu ağaya bağlı idi.Sekbancı başı veya Subaşı ahalinin Huzur ve sükunundan sorumlu olurdu.

Yeniçeri Ocağını meydana getiren sı­nıfların tümüne «Kapıkulu» denirdi. Kapıkulu Ocaklarının yaya kısmı şu bölüm­lere ayrılırdı: 1) Acemi Ocağı, 2) Yeni­çeri Ocağı, 3) Cebeci Ocağı, 4) Topçu Ocağı, 5) Top arabacıları, 6) Kumbaracı bölükleri, 7) Lağımcı bölükleri.

Ocak subayları, ocak ve orta subayları olmak üzere iki kısımdı. Büyük rütbeli su­baylar da şunlardı: Yeniçeri Ağası, Sekbanbaşı, Kul Kethüdası, Zağarcıbaşı, Sam­soncubaşı, Turnacıbaşı, Hasekiler, Başça­vuş, Başdeveci, Deveciler, Baş Yayabaşı, Mühzür Ağası,  Kethüdasıyeri, Başı, Bölükbaşı. Yeniçeri Ağası, Sancak beyi ayarında sa­yılırdı. Beylerbeyliğine ve Kaptan-ı Der­ya'lığa terfi edebilirdi ki,yani Yeniçeri Ağası.(şimdiki Genelkurmay başkanı mesabesinde bulunuyordu.)

        Yeniçerilerde gece zabıtasını, idare etmekle görevli, olanlara da Asesbaşı adı verilmiştir. Yeniçeri'ler içerisinden ayrılan ve bir Başkarakullukçu emrinde, gece ve gündüz devriye çıkarak şehir içerisinde, emniyet ve asayişi temin eden askerlere. "Kullukçu ve Karakullukçu" denilirdi. Bunların toplu bulundukları yerler "Karakullukhane" olarak adlandırılmıştır.

     Yeniçeri ocağından seçilen "Yasakçılar" vasıtasıyla İstanbul'da bulunan yabancı misyonların koruması sağlanmıştır.

                                                                                               Sürecek…