Türkiye’de Organize Suç Örgütlerinin
Adam Kaçırma Olayları Ve Bunlarla Mücadele Yöntemleri
|
|
Ömer AYDIN[*] |
Özet
– Kaçakçılık ve Organize Suçlar Dairesi Başkanlığı (KOM) verilerine göre,
kamunun herhangi bir alanına nüfuz eden, korkutma ve yıldırma gücünü kullanan,
yolsuzluğu yöntem olarak seçen, bir lider yönetiminde üç yada daha fazla
kişinin birden fazla suçu işlemek için oluşturduğu her türlü hiyerarşik
yapılanma organize suç örgütü olarak kabul edilmektedir. Organize suç
örgütleri, amaçlarına ulaşabilmek maksadıyla haksız olan her türlü yolu
rahatlıkla denemektedirler. Bu makalede ise Türkiye’deki organize suç
gruplarının yapılanmalarından, amaçlarını gerçekleştirebilmek için sıklıkla
başvurdukları adam kaçırma olaylarından, KOM’un bu tür suçlarla mücadelesinden
bahsedilmektedir. Bu makale, KOM Dairesi Başkan Vekili olan Ömer tarafından
kaleme alınmış olup, makalede kullanılan her türlü bilgi, kendisinin Daire
Başkanlığı yaptığı dönemdeki tecrübe, deneyim ve birikimlerine dayandırılarak
hazırlanmıştır.
Anahtar Kelimeler – Organize suç örgütleri, adam kaçırma olayları ve polis eğitimi.
Takdim
Ülkemizde faaliyet gösteren organize suç örgütleri ile daha etkili mücadele edebilmek amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi Başkanlığı, (KOM) 81 il ve 31 ilçede işlenen mali, narkotik, organize ve bilişim suçları ile etkin bir şekilde mücadele etmeye devam etmektedir. KOM, örgütlü suçlar ile mücadelede yetkili olan diğer kurumlar (1) Gümrük Müsteşarlığı, (2) Jandarma Genel Komutanlığı ve (3) Sahil Güvenlik Komutanlığı ile de gerektiğinde işbirliği yapmaktadır. Bu makalede, KOM verilerine dayandırılarak yapılan örgütlü suçların tanımından, yapılanmalarından, örgütlü suçlardaki adam kaçırma olaylarından ve bu tür suçlar karşısında Daire Başkanlığının izlediği mücadele yöntemleri yeralmaktadır.
Organize suçun tanımı ve Türk Ceza Kanunundaki yeri
Organize suçun birçok tanımı yapılabilmektedir ve bu tanımların tamamı da ortak olan bazı unsurları içermektedir. Avrupa Organize Suçlarla Mücadele Çalışma Grubunun 28-31 Mart 1996 tarihinde Almanya’nın Leipzig şehrinde yapmış olduğu toplantıda, organize suçun varlığından bahsedebilmek için bazı temel kriterlerin olması gerektiğinden bahsedilmiştir. Buna göre, (1) haksız kazanç temin etmek üzere bir araya gelen ve aralarında işbölümü bulunan hiyerarşik bir yapının, (2) suç ile elde edilen bir kazancın, (3) suç işleme konusunda bir sürekliliğin, (4) mevcut organize yapı içerisinde bir yaptırım gücünün, (5) şiddet ve tehdit gibi yöntemlerin kullanılmasının, (6) kamuya ve özel sektöre nüfuz edilmesinin ve (7) elde edilen kara paranın aklanmasının söz konusu olması durumunda organize suçun varlığının söz konusu edilebileceği ifade edilmiştir.[†]
KOM verilerine göre de, ülkemizde faaliyet gösteren bir organize suçun varlığından bahsedebilmek için yukarıda bahsedilen temel kriterlerin bu suç içerisinde var olması gerektiği beyan edilmektedir. Bir diğer ifade ile, yasalara aykırı olarak, haksız bir kazanç sağlamak amacıyla kamuya, politikaya, basın ve ekonomiye nüfuz eden, korkutma ve yıldırma gücünü kullanan, yolsuzluğu yöntem olarak seçen, bir lider yönetiminde üç yada daha fazla kişinin birden fazla suçu işlemek için oluşturduğu hiyerarşik yapılanma organize suç örgütü olarak tanımlanmaktadır. Bu tür suç örgütleri, kazandıkları güç ile haksız kazanç elde etmeye alışmış olduklarından sürekli olarak suç işleyebilmektedirler.
5237 sayılı TCK’nin 7. bölümündeki 109-111 maddelerde de hürriyete karşı islenen bu tür suçlardan bahsedilmektedir. Söz konusu suç, kişinin bir yere kapatılması, bir yerde tutulması, bir yere götürülmesi yada bir yere gitmekten men edilmesi hallerinde islenmiş sayılmakta ve bütün bu durumlar bir ceza yaptırımını gerektirmektedir. Suçun cebir, tehdit yada hile kullanılarak işlenmesi daha ağır bir cezayı gerektiren bir neden, suç işlenirken silahlı olunması ise ağır cezayı gerektiren bir hal olarak da belirtilmiştir. Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda ise ceza daha da ağırlaştırılmıştır. 5237 sayılı TCK’ya göre adam kaçırma suçunun en hafif hali ile cezası 1 yıldan 5 yıla kadar çıkabilmektedir. Ancak, bu suçun silahla ve birden fazla kişi tarafından işlenmesi durumunda ise ceza 4 yıldan 14 yıla kadar çıkabilmektedir. 5237 sayılı TCK, etkin pişmanlığı da düzenlenmiş olup, soruşturmaya başlamadan önce adam kaçırmış olan şüphelilerin mağdura zarar vermeden bırakmaları halinde ise cezanın 2/3 oranında indirilmesi söz konusu olabilmektedir.[‡]
Türkiye’de faaliyet gösteren Organize suç örgütlerinin yapılanmaları
Kişilerin bulundukları cezaevi ortamlarında bir araya gelerek grup oluşturmaları, ilişkilerini cezaevi sonrasında da sürdürmeleri, eski sabıkalıların bu gruplara katılmaları ve daha çok adi türden suçları işleyen kişilerin ilerleyen zamanlarda bir araya gelerek organize suçları işlemeye başlamaları ile organize suçların işlenmesi oranı günden güne artmaktadır. Örgütlü suç grupları içerisindeki organik yapılanma, bu kişilerin cezaevlerinde başlayan arkadaşlıklarının cezaevi sonrasında sürdürülmesi ile daha da kuvvetlenmektedir.
Örgüt üyelerinin hiyerarşik yapı içerisindeki yeri, örgütteki performanslarına göre belirlenmektedir. Ancak, örgüt içerisindeki akrabalık ve yakın arkadaşlık gibi durumlar hiyerarşik yapının belirlenmesindeki daha da belirleyici olan faktörlerdir. Örgüt yöneticileri, örgütü bir arada tutabilmek ve örgütün hedeflerini gerçekleştirebilmek için kamunun birçok alanında faaliyet göstermektedirler. Faaliyetlerini gerçekleştirebilmek için şiddet kullanmayı ve rüşvet vermeyi yaygın bir yöntem aracı olarak kullanmaktadırlar. Çoğu zaman örgüt üyeliği sınırlandırılır ve gizli tutulur, ancak bazı olağan dışı durumlarda üye olmayanlarında örgüt işlerine karışmaları mümkün olabilmektedir. Örgütlerde yazılı yada sözlü olabilen ve gizlilik içeren bazı kurallar bulunabilmektedir. Bu kurallar bazen insan öldürmeye kadar uzanan yaptırımları içerebilmektedir.[§]
KOM Dairesi Başkanlığı verilerine göre, adam öldürmek, yaralamak, tehdit etmek, çek senet tahsilatçılığı yapmak, haraç almak, ihaleye fesat karıştırmak, uyuşturucu kaçakçılığı yapmak, karaborsa, arazi yolsuzluğu yapmak, haksız kazanç temin etmek, tefecilik, kara para aklamak, silah ve mühimmat kaçakçılığı yapmak, tehdit ile suç islemek ve adam kaçırma olayları organize suç örgütlerinin en çok islediği suç türlerindendir. Bu tür örgütler, amaçları doğrultusunda her yolu rahatlıkla deneyeceklerinden ötürü, faaliyet alanları çok çeşitlilik gösterebilmektedir. Örneğin, ülkemizde turizm, inşaat, at yarışları, toptan gıda, taşımacılık, eğlence, atık madde, otomotiv, borsa, döviz alım satımı, reklam, güvenlik, dernekler, vakıflar, şirketler, emlak, sanat ve spor gibi sıcak paranın çok olduğu alanlar örgütlerin özellikle ilgi odağı haline gelmişlerdir.
Örgütlerin suç isleme tarzları da birbirine oldukça benzemektedir. Örgüt üyeleri taleplerini muhataplarına iletir ve bunların yerine getirilmesini beklerler. İstekleri artarak devam eder. Taleplerinin yerine getirilmemesi halinde; (1) kişiler kendi işyerlerinde yada ikametlerinde telefonla veya iletişim araçları ile tehdit edilir, (2) kendileri veya yakınları darp edilir, (3) işyerleri, araçları veya evleri kurşunlanır, (4) kendilerine veya yakınlarına silahlı saldırıda bulunulur, (5) kendileri veya yakınları kaçırılarak hürriyetinden yoksun bırakılır yada (6) kendileri veya yakınları öldürülür. Kısaca, mağdurlara uygulanan baskı hafiften ağıra doğru artarak devam eder.
Görüldüğü gibi örgütlü suçlar diğer suçlara göre daha karmaşık ve çözülmesi zor bir yapıya sahiptir. Örgüt mensupları bu tür suçları islemeyi adeta meslek haline getirmişlerdir. Örgüt yapılanmasında adli, idari, güvenlik ve politik unsurlar yer alabileceğinden ötürü, örgüt üyeleri toplumda var olan her türlü sosyal ve siyasi yapı içerisinde kendilerini rahatlıkla gizleyebilmektedirler. Bazı organize suç örgütleri sadece yurt içinde değil yurt dışında da bir yapılanmaya sahiptirler. Örgüt üyeleri adli yapılanmadaki boşluklardan, yargılama sürecinin uzunluğundan ve hukuki tedbirlerin yetersizliğinden yararlanmayı iyi bilmektedirler. Böylesine karmaşık ve çözülmesi oldukça güç bir yapılanmaya sahip olan organize suç örgütleri ile mücadelede elbette iyi eğitimli ve profesyonel polis timlerinin görev yapması gerektiği kaçınılmaz bir gerçektir.
Bu anlamda, yukarıda da bahsedildiği üzere, organize suç örgütleri ile daha etkili bir mücadele sergileyebilmek maksadıyla Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde KOM kurulmuştur. KOM örgütlü suçlar ile mücadelede daha etkili olabilmek maksadıyla yetkili olan diğer kurumlar ile gerektiğinde işbirliği yapmaktadır. Daire Başkanlığı personeli ile ülkemizde her ilde yapılanması mevcut olan KOM Şube Müdürlükleri personeli gerektiğinde işbirliği yaparak çalışmaktadırlar. Ayrıca, bu personel, daha profesyonel görev yapabilmelerini sağlayacak olan her türlü eğitim programlarını, KOM bünyesinde kurulmuş olan Türkiye Uluslararası Uyuşturucu ile Mücadele Akademisinde (TADOC) profesyonel eğiticiler eşliğinde almaktadırlar.
Organize suçlarla mücadele de Görev alan KOM personelinin eğitimleri
Organize suç örgütleri yeni teknolojik gelişmeleri yakından takip etmekte ve suç işleme becerilerini her geçen gün artırmaktadır. Bu nedenle, KOM personeli teknolojik gelişmeleri yakından izlemek ve kullanmak durumundadır. Organize suç örgütlerinin aynen terör örgütlerinde olduğu gibi uluslararası bağlantıları oldukça güçlüdür. Örgütlü suçlarla mücadelede ulusal ve uluslararası işbirliğinin önemi yadsınamaz. Bu bakımdan, örgütlü suçlarla mücadelede etkinliğin arttırılabilmesi amacıyla, personelin alması gereken bazı eğitim programları daha da önem arz etmektedir.
Bu amaçla, 26.06.2000 tarihinde Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi, (UNODC) ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak işbirliği ile Ankara’da kurduğu TADOC, örgütlü suçlarla mücadeledeki işbirliğinin güçlendirilmesine önemli katkılarda bulunmaktadır. TADOC’da verilen eğitimler sayesinde, uyuşturucu maddelerin bölgemizdeki yasadışı üretimi, kullanımı, kaçakçılığının önlenmesi ve örgütlü suç grupları ile daha etkin bir şekilde mücadele edilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca, TADOC’ta, örgütlü suç gruplarında sıkça başvurulan adam kaçırma olaylarında ki rehine kurtarma operasyonları ile ilgili eğitim programları düzenlenmektedir. Örneğin, 2002 ve 2004 yıllarında, Kanada’lı eğiticilerin katkıları ile ‘Rehine Kurtarma Operasyonu ve Pazarlık Görüşmeleri’ adli eğitim programları düzenlenmiş olup, 41 personel uzman arabulucu olmaya hak kazanmışlardır.[**]
Türkiye’de ki organize suç örgütlerinde Adam kaçırma olayları
Organize suç örgütleri, özellikle çek senet imzalatmak, kamu ve özel sektör ihaleleri ile seçimlere katılımların engellenmesini sağlamak amacıyla adam kaçırma eylemlerine başvurmaktadır. Ülkemizdeki organize suç örgütlerinin adam kaçırma olayları ile KOM mücadele ederken, terör örgütlerince gerçekleştirilen adam kaçırma olayları ile Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı ve müstakilen cereyan eden adam kaçırma olayları ile de Asayiş Dairesi Başkanlığı birimleri mücadele etmektedir.
Adam kaçırma olaylarında özellikle insan hayatı söz konusu olduğundan bu tür suçlar ile mücadelede izlenen yöntemler büyük önem arz etmektedir. Yapılan küçük bir hata, kaçırılan şahsın yada şahısların can güvenliğini tehlikeye atabilir ve hatta ölümlerine sebep olabilir. Bu nedenle, yapılan çalışmalarda gizlilik azami derecede önemli olup, bu çalışmalar, seçilmiş, iyi eğitimli ve konusunda uzman personelce yürütülmektedir.
KOM Daire Başkanlığın’ca adam kaçırma eylemleri karşısında kullanılan genel yaklaşımlar su şekilde ifade edilebilir: (1) İlk olarak şahsın yakınları ile görüşülerek bilgilerine başvurulur. (2) Suç ve suçlu tespitinde Polnet bilgi paylaşım ağından faydalanılır. (Polnet, polisin vatandaş hakkında sahip olmak istediği her türlü bilgiye en hızlı, kolay ve güvenilir bir şekilde ulaşmasını sağlayacak olan, sadece emniyet personelinin ulaşabileceği ortak bir bilgi ağıdır.) (3) Ayrıca, Polnet veri tabanında yer alan ve sadece kaçakçılıkla mücadele birimlerinde çalışanların faydalanabileceği Komnet üzerinden tüm evrak işlemleri online olarak takip edilir. (4) Şüphelilerin suç geçmişleri detaylandırılır. Mahkemeden alınan kararlar ile çeşitli teknik takip yöntemleri kullanılır. Elde edilen bilgiler bir havuzda toplanarak, istihbarat analiz programı, (Analyst’s Notebook) sayesinde bir kez daha yorumlanır ve gerekli tedbirler alınarak, operasyon için gerekli olan hazırlıklar başlatılır. (5) Şüphelilerin bulundukları yerin tespitinin ardından, bu kişilerin yakalanabilmesi ve rehinelerin kurtarılabilmesi maksadıyla operasyona aşamasına geçilir. Şüpheliler ile mağdur yada mağdurların bulunduğu meskene yapılacak olan fiili operasyon için özel harekat timlerinin desteği muhakkak alınır; şüpheliler yakalanır ve mağdur(lar) canlı ve sağlıklı olarak kurtarılmaya çalışılır.
KOM istatistiki verilerine göre, tüm Türkiye genelinde, 2005 yılı içerisinde 29, 2006 yılı içerisinde de 27 adam kaçırma olayı organize suç grupları tarafından gerçekleştirilmiştir. Bahsedilen bu olaylarda görev alan iyi eğitimli personel sayesinde tüm rehineler kurtarılmış ve bu olaylara katılan organize suç gruplarının ilgili üyeleri yakalanarak adalete teslim edilmişlerdir.[††] Bahsedilen rakamlarda göstermektedir ki, KOM personeli, organize suç gruplarının sıklıkla başvurdukları adam kaçırma eylemleri ile mücadelede oldukça etkili ve basarili yöntemler kullanmaktadırlar. Söz konusu olaylarda hiç bir can kaybına rastlanmaması bu mücadelede kullanılan yöntemlerin oldukça başarılı olduğunu göstermektedir.
Sonuç
Özetle, ülkemizdeki organize suç örgütleri sıcak paranın ve kendi menfaatlerinin olduğu kamunun her alanında faaliyet gösterebilmekte ve amaçlarını gerçekleştirebilmek için rahatlıkla birçok yola başvurmaktadır. Organize suç gruplarının sıklıkla başvurdukları yollardan birisi de adam kaçırma olayları olduğu çok öteden beri bilinmektedir. Oldukça karmaşık ve çözülmesi zor olan organize suç gruplarının isledikleri bu tür suçlar ile mücadele de şüphesizki alanında profesyonel, iyi eğitimli ve tecrübe sahibi personel sayesinde mümkün olabilmektedir. Bu nedenle, ülkemizdeki örgütlü suç kapsamında işlenen adam kaçırma olayları ile tüm KOM personeli ortaklaşa yürüttükleri etkin mücadelelere devam etmektedirler. Söz konusu personelin, TADOC’da almış oldukları profesyonel eğitimler ve alanda kazandıkları tecrübeler neticesinde, yürütülen operasyonlarda, mağdurlar başarıyla kurtarılmakta, suçlular ve suç delilleri de adalete teslim edilmektedir. Bu operasyonlarda görev alan personel, Polnet ve Komnet bilgi paylaşım ağlarını ve suç analiz programlarını, söz konusu adam kaçırma olaylarına müdahale ederken kullanmakta ve oldukça başarılı sonuçlar elde etmektedir. Şu ana kadar söz konusu olaylarda can kaybının olmamış olması da bunun en büyük göstergesidir.
Referans
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, TCK, 2006, 7. Madde 109-111.