
Okul Fobisi Nedir?
Okul
fobisi, okul çağına gelen çocuğun şiddetli bir endişe nedeniyle okula gitmeyi
reddetmesidir. Okul fobisi, başka bir
deyişle okula gitme korkusu çocuklarda genellikle 5 yaşından itibaren görülmeye
başlar. Bu kaygının temelinde ebeveynden ayrılma korkusu vardır. Çocuk kendini
güvende hissettiği biricik ailesinden ayrılarak, henüz tanımadığı bir ortama
girmeyi reddeder.
Çocuklarda
okula başlayabilmek zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal açıdan bir
‘’hazırlıklı oluşu’’ gerektirir. Okula hazırlıklı oluş; çocuğun belirli bir
süre oturabilmesi, dikkatini toplayabilmesi, arkadaşları ve öğretmenleri ile
iyi ilişkiler kurabilmesi, el-göz koordinasyonu, ebeveynden kolayca
ayrılabilmesi gibi birçok özelliğin yeterli düzeyde gelişmiş olmasıdır. Bu
özelliklerden birinin veya birkaçının yeterli olmayışı, çocuğun kendisi için
çok yeni olan okul ortamına uyumunu güçleştirdiği gibi, okulda kendisinden
beklenen görevleri yerine getirmekte başarısız olmasına da neden olabilir. Bu
durum okul hayatının daha başlangıcında olan çocuk için oldukça risklidir.
Çocuğun yaşadığı kırıklık duygusu, onun okula ve dolayısıyla okumaya karşı olan
tutumunu da büyük ölçüde etkiler ve çocukta okul fobisi oluşur. Bu sebeple
çocuğun okula başlayabilmesi için sadece yaşı değil, okul olgunluğuna erişmiş
olması esas alınmalıdır. Okul olgunluğu çocuktan çocuğa değişebilir. 5 yaşında
okul olgunluğuna sahip bir çocuk olabildiği gibi, bu olgunluğa 8 yaşında
ulaşabilen çocuklara da rastlanabilir.
‘ Okula Gitmek İstemiyorum, Karnım Ağrıyor !’
Okula
gitmek istemeyen ve okul fobisi yaşayan çocuklar, okula olan isteksizliklerini
birtakım bedensel yakınmalar ile dile getirirler. Bu yakınmalar okula gitme
gerçeği ile karşı karşıya kalındığında başlar ve aile okula gitmemeye ikna
edildiğinde ortadan kaybolur, evde kaldıkları sürece mutludurlar. Okula gitmeyi
reddeden çocuklarda genel olarak aşırı kaygı, şiddetli karın ağrıları, mide
bulantısı, öfke nöbetleri ve uyku sorunları, sözlü mazeretler ve karşı çıkmalar, öğretmeni tarafından cezalandırılma korkusu,
arkadaşları tarafından hırpalanma korkusu gibi sorunlar görülür. Yanlarında
anne veya babası olmadan sınıfa girmek istemezler.
Çocuğun
okula gitmek istememesinin altında yatan temel neden ebeveynden ayrılma
korkusudur. Çocuk okul çağına geldiğinde kendini güvende hissettiği
çevresinden, oyun ortamından ve biricik ailesinden ayrılarak, tanışacağı ilk
toplumsal kurum niteliğindeki okul ortamına geçerken oldukça tedirgindir.
Çocuğun yaşayacak olduğu bu uyum sürecinde aile kadar, başta öğretmen olmak üzere
tüm okul paydaşları destek vermelidir. Öncelikle başarılı bir okul seçimi
yapılmalı ve çocuğa okulda güvende olabileceği inancı yerleştirilmelidir. Bu da
ancak, standartlara uygun, güvenli bir okul ortamı ile mümkündür.
Okul Fobisinin
Gelişmesinde Okula Bağlı Nedenler ve Güvenli Okul
Okul
fobisinin gelişmesinde aileden kaynaklanan nedenlerin dışında okula bağlı
nedenlerde vardır. Okula yeni başlayan öğrencinin, tedirgin olmasına yol açacak
okulda ya da okul yolunda fiziksel olarak tehdit edici bir yerin ya da
birilerinin olması, çocuğun okulda hırpalanmasına, reddedilmesine ve kavga
etmesine yol açacak bir sosyal beceri eksikliğinin olması, ahlaki düzeyin düşük
olduğu, şiddetin ve belirsizliğin hüküm sürdüğü olumsuz bir okul ortamı,
öğrenciler arasında gelişen akran zorbalığı, uygun olmayan bir sınıf içi
yerleştirme ve özellikle çocuğun tehditkar bulduğu bir
yere oturtulması, teneffüs, sınıf önünde ders anlatma, beden eğitimi gibi
etkinliklerden korkup, gerçekleştirmede güçlük çekmesine rağmen bunları yapmak
için zorlanması, okul servisinde kendini güvende hissetmemesi gibi nedenler
çocuk da okul fobisinin gelişmesine neden olabilir.
Çocuğun
aile ortamından toplumsal bir kurum olan okul ortamına geçiş sürecinde güvenli
bir okul ikliminin önemi büyüktür. Güvenli okul; öğrencilerin, öğretmenlerin ve
tüm okul personelinin kendini fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan özgür
hissettiği okuldur. Güvenli bir okulda okul aile işbirliği vardır. Çocuğun
okula başlamasıyla birlikte, ebeveynlerin, öğretmenle etkin bir şekilde
çalışabilmesi, çocuğun okuldaki durumu hakkında açık ve net bilgi sahibi
olabilmesi gerekir. Bu etkileşim ortamı, olası uyum ya da başarı sorunları
karşısında önlem alınmasına olanak sağlar.
Güvenli
bir okulda etkili öğretmen yapısı vardır. Çocuğa, okulun ve sınıf ortamının bir
parçası olduğunu hissettirir, aidiyet duygusunu kazandırır. Çocuğa görev ve
sorumluluklar vererek önemli olduğunu hissettirir, sınıf içinde mutlu
olabilmesini ve sınıf ortamına katılımını sağlar. Demokratik bir sınıf yönetimi
vardır. Çocuğa sorumluluk vererek onun önemini ve işlevini vurgulayan öğretmen,
çocuğun hem bireysel imajnı güçlendirir hem de kendine olan güvenini artırarak
arkadaşları ile iletişime geçmesini sağlar. Güvenli okullarda öğretmen sadece
sınıf içinde değil, sınıf dışında da çocuğu gözlemler. Onun teneffüslerdeki
oyun ortamında, arkadaşları ile ilişkilerini yakından takip ederek çocukta
olumlu bir izlenim bırakacak bir sınıf içi ve sınıf dışı ortam yaratır. Böyle
bir okulda çocuk eve döndüğünde okulu özler, istekle okula giden düzenli bir
öğrenci konumuna gelir.
Güvenli
bir okul fiziki ve mimari bakımdan çocuğun okula uyumunu kolaylaştıracak fiziki
ve teknolojik enstrümanlarla güçlendirilmiş, iç ve dış
çevresiyle güven veren sıcak bir okul iklimine ve güvenli kampüs alanlarına
sahiptir. Öğrencilerin okula geldikleri ilk günkü sınıfın görünümü, bundan
sonraki her gün okula gelmelerinde etkili olacaktır. Maslow’ un ihtiyaçlar
hiyerarşisini değerlendirdiğimizde, Maslow insan ihtiyaçlarını beş kategoride incelemiştir.
Bu kategoriye göre birinci sırada fizyolojik ihtiyaçlar ikinci sırada ise
güvenlik ihtiyacı gelmektedir. Bu
açıdan bakıldığında okulların eğitsel amaçlarını gerçekleştirebilmeleri için
önemli bir koşul olan, öğrencilerin ve okul personelinin kendilerinin güvende
ve özgür hissettikleri okul ortamının önemi ortaya çıkmaktadır. Öğrencinin
öğrenmeye güdülenebilmesi için öncelikle kendini güvende hissetmesi gerekir.
Ancak güvenli bir eğitim-öğretim ortamı oluşturulduğunda öğrencinin öğrenmeye
olan motivasyonu yükselebilir. Özet olarak okul
fobisinin önlenmesinde, öğrencilerin kendilerini okula ait hissettikleri,
ailelerin de aynı duyguyu yaşadığı güvenli bir okulun önemi büyüktür.