
Eylül'de futbol müsabakaları santra vuruşuyla başlayacak ve
stadyumlar futbola gönül veren seyirciler tarafından doldurulacak. Dünya'da ve
ülkemizde en çok seyirci kitlesine sahip bu spor dalında yaşanabilecek olası
şiddet olaylarına ve risklere karşı önceden hazırlıklı olmak ve alınması
gereken tüm önlemleri ivedilikle planlamak gerekiyor. Barış, sevgi, toplumsal
duyarlılık ve sağlıklı yaşamın oluşmasında önemli bir rol oynayan futboldaki
olası güvenlik sorunlarını irdelemek ve yönetsel çözümler bulmak açısından
gerçekçi bir stratejik bakışa ihtiyaç bulunuyor.
Sporda yaşanan şiddet olayları her geçen yıl artarak kamu
düzen ve güvenliğini tehdit edici boyutlara ulaşması toplumsal barış ve huzur
için büyük bir risk taşıyor.
Stadyumlarda görevlendirilen güvenlik görevlileri, yasalara
uygun olarak görevlerini yerine getirmekte iseler de, bu çok paydaşlı ve
küresel sorun karşısında yetersiz kaldıkları görülüyor. Futbolda şiddet
sorununu yalnızca bir şiddet ve güvenlik sorunu olarak görmek ve algılamak bu
soruna ilişkin çözümler üretilmesinde yanlış sonuçlar doğurabilir.
Güvenlik Yapılarının
Nitelikleri
Özel güvenlik ve kolluk kuvvetlerinin etkin iş birliğini
gerektiren spor ve stadyum güvenliği alanında teknik ve akademik olarak
uzmanlaşmayan, yeterli eğitim, deneyim ve organizasyon yeteneğine sahip olmayan
bir güvenlik yapılanmasının etkili olması beklenmemelidir. Bugüne kadar alınan
önlemler ve yasal düzenlemelere rağmen sporda şiddet olgusu çözüm bulunması
gereken önemli bir sorun olarak varlığını koruyor.
Şiddet ve Stadyum
Güvenliğini Neden Gündeme Taşıyoruz? Ve Niçin Bu Alanda Sorunlar Yaşıyoruz?
Spor bireylerin bedensel, zihinsel ve psikolojik olarak
sağlıklı ve dengeli olmalarını sağlayan en önemli aktivitedir. Sağlıklı ve
güvenli bir toplum olmamız için bu alanda yaşanan şiddeti önleyerek hoşgörü ve
centilmenliğin egemen olduğu bir rekabet ortamını sağlamamız gerekiyor.
2014-2015 futbol sezonunda yaşanabilecek olası şiddet
olaylarının detaylı olarak incelenmesi, güvenlik risk ve tehlikelerinin
belirlenerek bilimsel yöntemler ve yasalar ışığında değerlendirilmesi,
öngörülen önlemlerin planlanması ve etkinlikle uygulanması bir yöntem ve
zorunluluk olarak karşımızda duruyor.
Rekabet duygusuyla düşmanlığa dönen taraftarlık, kulüp
yöneticileri başta olmak üzere; sporcu, teknik heyet ve medyanın sert söylem ve
tavırları şiddeti artıran önemli nedenlerdendir. Stadyumların uygun olmayan
mimari yapıları, ergonomisi ve alt yapı eksiklikleri de önlemlerin
planlanmasında güçlük yaratmaktadır. Statlarda görev alan gerçek ve tüzel
kişilerin sorumluluklarını yerine getirmekte gecikmeleri ya da yetersiz
kalmaları ise, sorunu daha da karmaşık bir hale dönüştürmektedir.
Yasal Düzenlemelere
Bakış
2004 yılında 5149 sayılı "Spor Müsabakalarında Şiddet
ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun "ile sporda şiddet bir kabahat
olarak ele alınmış ve yaptırım için idari cezalar öngörülmüştür.
2011 yılında seyirci sayısının artması ve müsabaka düzeninin
fanatik ve holigan taraftar gruplarınca bozulması nedeniyle 6222 sayılı Sporda
Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun yürürlüğe konulmuştur.
Diğerlerinden farklı olarak bu kanunla adli yaptırım öngörülmüştür.
6222 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 2011 yılından bu yana,
profesyonel futbol liginde meydana gelen olaylar incelendiğinde; 2010-2011
sezonunda 227, 2011-2012 sezonunda 265 ve 2012-2013 sezonunda ise 304 olayın
meydana geldiği ve bu olayların %83'ünün stat içinde, %17'sinin de stat dışında
olduğu görülmektedir. Bu dönemde, Türkiye genelinde yaklaşık olarak 4400 kişi
hakkında yasal işlem yapıldığı anlaşılmıştır. 2013 yılında derbi maçlarında
yaşanan ve belleklere kazınan birçok şiddet eylemi hala sıcaklığını koruyor.
Futbolun Paydaşları ve
Tarihsel Gelişimi
Futbolda şiddetin kökenleri irdelediğinde; medyanın etkisi
ile taraftarların demografik ve sosyo-kültürel yapılarının öne çıktığı
görülmekte ve sporcular, tribün liderleri, güvenlik güçleri taraftarlar,
fanatik ve holigan seyirciler ve medya olmak üzere altı ana başlıkta
incelenmektedir.
1898 yılında İngiltere"de maçlarda kavga çıkaran ve
çevreye zarar vermeye eğilimli gruplar için
“holigan” kavramı kullanılmıştır. Holiganlar ile fanatikleri
birbirlerinden ayrı olarak ele almak gerekir. Fanatikler kazanmak için her yolu
uygun görürken, holiganlar tuttuğu takım yense de yenilse de rakip taraftarla
kavga etmek için uğraşır. Holiganizm;
maçlardan önce stadyumların içinde veya etrafında meydana gelen,
yaralanmalara veya ölümlere yol açan güvenliği ihlal eden taraftarları ve suç
eylemlerini içerir.
Futbolda şiddet, Türkiye'de erkek cinsiyetine bağlı
aktörlerin içinde yer aldığı fanatizm şeklinde görülüyor.
Toplumsal bir grup ya da bağlılık duygusu yaratmada etkin
bir spor alanı olan futbolda kulüpleşme, “biz ve öteki” algısı şeklinde
taraftar kitleleri oluşturur. Dış ve iç etkenlerin kolayca tahrik edebildiği
sadakat ve düşmanca duygular taraftarlık anlayışı içinde futbolda şiddete zemin
hazırlar.
Kulüp yöneticileri de tanınmışlıklarını artırmak için
taraftarları aşırılık içeren tepkisel davranışlara yöneltiyor.
Bir araştırmada, seyircilerin %56,3'ü kulüp başkan ve
yöneticilerinin rakip takım aleyhinde verdikleri demeçlerden etkilendiklerini ,
%36,7'si ise bu demeçlerden kısmen etkilendiklerini belirtmişlerdir. Tribün
liderleri de bu sorunun oluşmasında etkin rol oynamaktadır.
Avrupa ve Türkiye'de futbol sahalarında meydana gelen şiddet
olaylarının kökeninde farklı nedenler bulunmaktadır. İngiliz holiganlar
genellikle genç ve işçi sınıfı mensupları olup erkeklik kimliklerini ortaya
koymaktan ve kargaşa çıkarmaktan zevk duydukları için şiddete başvururken
Türkiye’de eğitim ve gelir seviyesi düşük kişilerin yanında, gelir seviyesi
yüksek VİP tribünü seyircileri, kulüp yöneticileri ve bazı üst düzey yetkililer
dahi değişik boyutları ve yönleriyle futbol holiganizminin içerisinde rol
alabilmektedir.
Sporda şiddete etki eden faktörlere yönelik bir araştırmada;
taraftarın tutum ve davranışlarının %26, kulüp yöneticileri, sporcu ve teknik
heyetin tutum ve davranışlarının %16, medyanın %12, stadyumların fiziki ve
teknik yetersizliğinin %8, özel güvenliğin yanlış tutum ve davranışlarının %8,
kulüplerin sorumluluklarını yerine getirmemelerinin %7, güvenlik önlemlerindeki
aksaklıklar ve diğerlerinin %6 olduğu görülmektedir.
Ülkemizde sporda şiddete yol açan nedenler;
•
Sosyo-kültürel,
yönetimsel, ekonomik ve eğitimsel nedenler,
•
Genel
güvenlik uygulamalarından kaynaklanan nedenler,
•
Spor
tesislerinin fiziki yapılarından
•
Medya'dan
•
Hukuki
alt yapıdan
•
Siyaset
- Spor ilişkisinden
•
Sporun
içindeki aktörlerden kaynaklanan nedenler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Türkiye ve Avrupa
ülkelerinde Yaşanan Şiddet Olaylarından Örnekler
•
Ülkemizde
ilk şiddet olayı 1967 yılında Kayserispor - Sivasspor arasındaki futbol maçında yaşanmış ve iki komşu kenti birbirine düşman
etmiştir. Bu maçta çıkan olaylarda 43
kişi hayatını kaybetmiş ve 600 kişi de yaralanmıştır.
•
1964
yılında Peru'da oynanan Arjantin - Peru
maçında, Peru'nun attığı golün hakem tarafından sayılmaması üzerine
seyircilerin çıkardığı olaylarda 318 kişi ölmüş, 500 kişi yaralanmıştır.
•
1989
yılında İngiltere'de oynanan Liverpool - Nottingham Forest maçında Polisin
dışarıda bulunan kalabalığı yatıştırmak amacıyla stadın kapılarını açması
sonucunda çıkan kargaşada 95 kişi
hayatını kaybetmiştir.
Bu üzücü örneklerden de görüldüğü gibi stadyumlardaki şiddet
olayları ciddi facialarla sonuçlanabiliyor.
2013 BAU-CSG-İKSARA
Futbolda Şiddet Araştırması
Bahçeşehir Üniversitesi ile City Security Group (CSG) iş
birliği ile stadyumlardaki güvenliğe ilişkin yapılan araştırmaya göre,
stadyumlar güvensiz bulunmakta ve yeni güvenlik stratejilerinin geliştirilmesi
zorunlu görülmektedir.
Stadyumlarda görev yapan özel güvenlik görevlilerinin
eğitiminin yetersiz olduğu ve spor güvenliği alanında uzmanlaşmış özel
güvenliğin şiddeti önlemede etkili olacağı, Kolluk, özel güvenlik-savcı iş
birliğinin sporda güvenliği artıracağını düşünmektedir.
Katılımcılar;
stadyumlarda ırkçı, ideolojik ve siyasi içerikli slogan atılması ile şiddet
suçlarının ve holiganizmin önlenmesi için spor savcılarının görevlendirilmesini
uygun buluyor.
Bu araştırmaya katılan kişilerin çoğu, Türkiye’de çeşitli
kurum ve kuruluşlarda sağlanan özel güvenlik hizmetlerinden genel olarak memnun
olduklarını dile getirmişlerdir.
Tüm bu bilimsel veriler ışığında toplumsal bir sorun
olduğuna hemfikir olduğumuz sporda şiddet ve stadyum güvenliği konusunda
toplumsal duyarlılığımızın gereği olarak sorunun çözümüne katkıda bulunmak
amacıyla bazı önerilerde bulunmak istiyorum.
Futbolda güvenliğin sağlanması çok aktörlü ve çok
fonksiyonlu bir iş birliğini gerekli kılmaktadır. Buna göre;
1- Türkiye'de stadyumlarda görevlendirilen özel güvenlik
görevlileri ve kolluk güçleri eğitilmelidir.
2- Stadyumlarda spor güvenliği alanında uzmanlaşmış ve
sertifikalandırılmış özel güvenlik elemanları görevlendirilmelidir.
3-Futbol kulüplerine, yönetici, sporcu ve teknik heyete
yönelik eğitici ve bilinçlendirici çalışmalar yapılmalıdır.
4-Şiddetin toplumsal hayatın her alanında görüldüğü dikkate
alınarak bunu önlemek için taraftarlar, tribün liderleri, fanatikler,
holiganlar ve taraftar derneklerine yönelik eğitici ve bilinçlendirici
çalışmalar yapılmalıdır.
5-Medya daha da duyarlı ve bilinçli davranarak şiddete karşı
tavır almalıdır.
6--Futbol sektöründe sürekli bir eğitim, denetim ve uygulama
prosedürü oluşturulmalıdır.
7-Stadyumların güvenlik ve acil durum planları, çağdaş ve
bilimsel verilere göre hazırlanmalı ve periyodik olarak yapılacak tatbikatlarla
da güncel tutulmalıdır.
8- UEFA ve FİFA kriterleri ve prosedürlerinin mutlak surette
uygulanması sağlanmalıdır.
9- Stadyumlarda CCTV kamera ve yüz okuma sistemleri
bulunmalı; kameralar son teknolojiye göre güncellenmelidir.
10- Futbol güvenliği konusunda risk ve olasılık değerlendirilmeleri
yapılarak alt yapı buna göre düzenlenmelidir.
11-Spor medyasının kışkırtıcılıktan uzak, tarafsız yayın
yapması ve izleyicileri sporda saldırganlık ve şiddeti önlemeye yönelik yasa
hakkında bilgilendirmesi sağlanmalıdır.
12-Eğitim kurumlarında sporda şiddet ve saldırganlık konusu
bütün yönleriyle işlenmelidir,
13-Kadınların maçlara gitmesi teşvik edilmelidir.
14-Saldırgan hareketlerde bulunanlar cezalandırılmalıdır.
15-Üye ülkelerde olduğu gibi uluslararası alanda ülkemizi
temsil eden "Ulusal Futbol Bilgi Merkezi (NFIP)" kurularak bilimsel
araştırmalar için kaynak oluşturmalıdır.
Güvenli Stadyum Nedir?
Güvenli Stadyum; müsabaka öncesi, sırası ve sonrasında
güvenliğin güvenlik plan ve gerekliliklerine uygun olarak sağlandığı,
deplasmanlarda ve geliş- gidişlerde ulaşım güvenliğinin korku ve tedirginlik
yaratmadığı, güvenli ve düzenli bir spor iklimine sahip, mimari tasarımları
oynamaya ve seyretmeye odaklı, evrensel değerlere ve kurallara göre düzenlenmiş
bina ve tesisleri, fiziksel ve elektronik sistemlerle donatılmış yüksek ölçekli
güvenlik algısı, acil durum, kalabalık yönetimi ve stadyum güvenliği
konularında uzmanlaşmış özel güvenlik görevlileri ve kolluk gücü ile güvenli
bir örgütsel yapısı, futbol paydaşları ile uyumlu ve işbirliği içinde, ön yargılardan uzak, kin, nefret ve düşmanca
duyguların olmadığı, dostluğun
kardeşliğin ve centilmenliğin egemen olduğu, takımını centilmence destekleyen
taraftarları, sorumluluklarının farkında ve ortak akıl yürüten yönetsel
kurumları ile tribünlerinin yüzü gülen stadyumdur.
Türkiye futbol liginin başlamasına az bir süre kaldığı
dikkate alınarak günlerde futbolun paydaşlarında algısal bir farkındalık
yaratma amacıyla hazırladığım yazımın ilgililerin çalışmalarına az da olsa bir
ışık tutması isteğiyle tüm kulüplerimize başarılar dilerim.
Önyargıların, nefretin, düşmanlığın ve şiddetin asla
olmadığı, dostluğun, kardeşliğin ve centilmenliğin yüreklerden taştığı güvenli
bir spor ikliminde yaşamamız dileğiyle…