
Tüm insanlık; yaşayabilmek için
çalışmakta, geçimini bu çalışma karşılığında sağlamaktadır. Bu çalışma şekli ve
şartları gelişen dünyamız ve teknolojisi karşısında hızla iyileşmektedir. Bu hızla
gelişen teknolojik gelişmeye Kamu ve Özel Sektör ayak uydurmak mecburiyetinde kalmaktadır.
Gelişen teknolojik gelişmeye ayak uydurabilen ülkelerin ekonomilerindeki gelişmeler
ve vatandaşlarının hayat standartlarının yüksekliği gözden kaçmamaktadır.
İçişleri Bakanlığına bağlı olan, Emniyet
Genel Müdürlüğümüz;
Her geçen gün
kuvvesine kayıtlı bulunan araç, malzeme, bilişim alt yapısı ve hizmet binaları,
personelinin eğitimi ve öğrenimi v.b. ihtiyaçları ile çok yakından
ilgilenmekte, hızla gelişen dünyamızda yer alan diğer ülke Emniyet Teşkilatları
arasında Marka ve Model olarak gösterilebilecek bir noktaya gelmek için tüm unsurları
ile tüm kurum imkânlarını seferber ederek çalışmaktadır. Ülkemiz coğrafyasında
bulunan tüm insanlara, vatandaşı olsun ya da olmasın hukuki çerçevede sevgi,
saygı ve hoşgörü ile yaklaşan Emniyet Teşkilatımız bu gelişim ve değişimi bünyesine
mükemmel şekilde entegre etmiştir. Vatandaşımız bu
gelişim ve değişimin sonuçlarını sokakta her köşe başında görev yapan
Polisimizi dikkatli bir gözle incelediğinde görebilmektedir.
Emniyet Hizmetleri sınıfı personellerimiz,
en üst rütbelisinden, en alt kademedeki memuruna kadar ülkenin zor şartlarında,
büyük bir özveri ile çalışmakta ve bu çalışma karşılığında döktüğü alın teri
bedeli olarak, çok iyi olmasa da ülke şartları düşünüldüğünde normal sayılabilecek
bir maaş karşılığında hayat yaşantısını devam ettirmektedirler.
Emniyet Hizmetleri sınıfı personelinin
çalışırken almış olduğu maaş hesaplaması Devlet Memurları Kanununda düzenlenen
Derece ve Kademe durumuna göre hesaplanmaktadır. Bu kademe ve derecenin düşerken,
belirli derecelerde maaşına artışın yansıması çalıştığı hizmet süresi ile orantılıdır.
Ancak şu var ki yıllar geçip yapılan
hizmetlerin sonucunda “ artık istirahat etme vakti geldi, çocuklarımı yetiştirdim,
emeklilik hazırlıklarına başlamalıyım “ diye düşünen bir polisin, aklına gelen ilk soru “ Nasıl geçineceğim”
oluyor.
Bu sorunun sorulmasının en temel
nedeni, çalışırken almış olduğu maaşının yarısını emekli olduğunda alamamasıdır.
Polisleri bu emeklilik şartlarının çözülmesi için her yıl çalışmalar yapılmakta
ancak bir sonuca varılamamaktadır. Emekliye ayrılmadan önce en son görev yaptığı
derece ve kademeden aldığı maaşını, kanunen birinci dereceye düşemediği için
emeklilikte alamayan Emniyet Hizmetleri sınıfı personeli emeklilik gününü doldurduğu
tarihte emekliye ayrılamıyor. D.M.K ‘ da yer alan yaş haddi süresine kadar çalışıyor.
Emniyet Teşkilatı
Personelinin Emeklilikteki hak kayıpları sorununa yanıt arayan bir soru sorulduğunda
alınan ilk çıkacak sorun olarak, teşkilatımızda emekliliğini hak etmiş binlerce
personelin bulunması, birinci dereceden emeklilik hakkı verilirse, teşkilatımızda
emekliye ayrılma talebinde bulunan personel sayısı çok fazla olacağından, teşkilatımızdaki
personel sayısı bir anda düşecek, bununda güvenlik ve kamu düzeninin zafiyet’ e
uğramasına neden olacağı düşünülmektedir.
Bu durumu düşünenlerin yanıtlaması
gereken en önemli sorulardan biride emekliye ayrılma talebinde bulunabilecek polislerin
sayısı değildir. Aşağıdaki tablodaki işsizlik yüzdelerinde yer alan işsiz gençlerimizin
nasıl ve nereye istihtam edilecekleri olmalıdır.

Tablo incelendiğinde işsizlik oranlarının
ürkütücü boyutlara ulaştığı görülmektedir. Ülkemizin eğitim seviyesi her geçen
gün artarken, bununla orantılı olarak ta, işsiz gezen üniversite mezunu sayısı
hızla artmaktadır. Polisin bu özlük hakları verildiğinde emekliye ayrılan
Emniyet Hizmetleri Personeli yerine işsiz Üniversite mezunlarından genç, dinamik,
personel hiç zaman kaybetmeden istihtam edilebilecek,
emekliye ayrılan personelin yeri doldurulabilecek ve ülkemizin işsizlik oranları
çok büyük olmasa da düşürülecektir.
Emniyet Teşkilatı bunca olumsuzluğa rağmen
gelişimini ve değişimini olumlu yönde devam ettirmekte, bu değişim ve gelişim
vatandaşlarımız tarafından da takdir görmektedir. Gözlenen bu gelişmelerin dışında,
görev yapan polislerimizin birde vatandaşlarımız tarafından görülemeyen, problemleri
de mevcuttur.
Neler mi bu problemler?
Emniyet Personeli kamudaki İşçilerin
ya da diğer kamu kesimlerinden emekliye ayrılan memur personellerin aldığı toplu
emekli ikramiyesi parasının yarısını bile emekli olduklarında alamamaktadırlar.
Çalıştığı yıllar içerisinde sadece çalışan polis değil, onunla birlikte annesi,
babası, eşi ve çocukları da polislik yapmaktadır. Mesai mefhumunun sık sık ortadan kalktığı, polislerin, ailesine ayırdığı zamanda
azımsanmayacak kadar düşüktür.
Eşinin akşam eve
geldiğindeki stresini yüzünden okuyan evin hanımından tutunda baba ya da
annesini, akşamdan akşama gören çocuklarının ebeveynleri ile bir şeyler paylaşma,
gezme, tatil yapma ve en azından bir çocuk parkında birkaç saat oyunlar oynama
istekleri baba ya da annelerinin stresi sıkıntı ve yorgunluklarından dolayı,
hep yüreklerinde bir özlem olarak kalmaktadır. Ülkemizin düzeni ve güvenliği
için çalışan, koşturan polislerimizin ailesi için koşturacak enerjisi çoğu
zaman kalmamaktadır.
Bu kadar sorunun çözümü ise kurumsal
ve siyasal kararlılıkla sıkıntıların üzerine giderek problemleri ortadan kaldırmaya
yönelik kanuni düzenlemeleri en kısa sürede yapmak, Emekli Emniyet Teşkilatı
Mensuplarımıza hak ettikleri refah seviyesini onlara sunmak bir iltimas değil,
gecikmiş bir hakkın, ilgilisine tesliminden başka bir şey değildir.
KAYNAKÇA
Tablo 1 . TÜİK
Resmi internet sitesinden alınmıştır. http://www.forumdas.net/ ile-ilgili-sozler/polis-ilgili-guzelsozler- polislerle-ilgili-97616/