Dünyamız; hızla gelişen teknoloji çağını yaşamaktadır.
Gelişen bu teknolojiye paralel olarak da insanoğlu bu teknolojiden
etkilenmektedir. Gün geçmiyor ki yeni bir şey üretilmesin, üretilen yeni ürünlerde
hayatımıza girmesin. Gelişen teknolojiyle üretilen bu ürünler, insan hayatı için
önemli olan işleri kolaylaştırırken, olumsuz olan etkilerinin de olabileceğini
basın yayın organlarından öğrenmekteyiz.
Her ne olursa
olsun, bu yeni teknoloji ürünlerinden vaz geçmek mümkün
olmuyor. Günümüzde vazgeçilmeyen bu teknoloji ürünlerinden birisi de mobil
telefonlardır. Mobil telefonlar, insan hayatına öyle bir giriş yaptı ki sanki
bedenin bir parçası oldu. Çıkartılıp atılsa bir uzuv eksilecekmiş gibi. Çoluk-çocuk
genç –yetişkin -ihtiyar her kesin elinde. Olmazsa olmaz bir ihtiyaç. Belli ki
insan hayatını kolaylaştırıyor. Aradığına nerede olursa olsun hemen ulaşılıyor.
Eskisi gibi mektup yazıp, günlerce cevap beklemek derdi de yok. Yazdığına anında
cevap geliyor. Hem sesli hem görüntülü iletişim kurulabiliyor. Resim çekilebiliyor,
internete girilebiliyor ve bunun gibi saymakla bitmeyecek birçok işlem kolayca
yapılabiliyor.
Hayatımızı kolaylaştıran bu teknoloji harikası mobil telefonlar; işlevlerini
yerine getirirken, birçok zararlı etkilerinin olduğu da her kes tarafından az çok
bilinen bir gerçek. Her ne kadar hayatı kolaylaştırıp bazı işlerde zaman kazandırsa
da, gereksiz kullanımı da yerine hiçbir şekilde bir alternatifi konulamayacak olan
zamanın süratle akıp gitmesinin yanında ekonomik ve buna benzer kayıplara da
neden olabiliyor. Olur, olmaz yerlerde yüksek sesle konuşulması, diğer insanların
dikkatlerinin dağılmasıyla verimin düşmesi ve gürültü kirliğine de neden
olmaktadır… En önemlisi de Elektromanyetik dalgalardan sağlığın etkilenmesidir…
Mobil telefonların kullanılabilmesi içinde olmazsa olmazı da baz istasyonlarının kurulmasıdır. Baz istasyonları mobil
telefonlarla haberleşmeye yönelik kapsama alanı oluşturmak amacıyla kurulmaktadır.
Bu kapsama alanı oluşturulmazsa mobil telefonla konuşmak da mümkün olmamaktadır.
Yani alt yapının kurulması şarttır… Bu alt yapının kurulabilmesi için de Yönetmelik
hükümlerine uyulması zorunludur. Yönetmelik hükümlerine göre, işletmeciler önce
İl bazında toplu izin alırlar. Aldıkları bu toplu izin dahilinde baz istasyonunun kurulacağı yeri kapsama alanını da dikkate
alarak kendileri belirlerler. Mobil telefon kullanım sayısı arttıkça buna
paralel olarak da baz istasyon sayısı artmaktadır. Bu
nedenle de hemen her yerde baz istasyonu görmek mümkün
oldu. Baz istasyonları, bazen bir çocuk parkının yakınında, bazen de spor yapılan
bir yerde yani olur olmaz her yerde karşımıza çıkabiliyor…
Örneğin; sabah saat 05.00 den gece saat 24.00 kadar her kesimden insanın spor
yaptığı Anıt tepe yürüyüş parkurunun etrafında en az üç yada dört tane kurulmuş
baz istasyonu var. Burada spor yapan bir çok vatandaş,
bu baz istasyonlarından duyduklarını rahatsızlıktan
dolayı kaldırılmaları yönünde müracaatta bulundular… Fakat; söz konusu baz istasyonlarının kaldırılması bir yana kendilerini tatmin
edecek bir cevap da alamadılar. Yüzlerce kişinin bir araya gelerek yaptıkları mücadele
sonuçsuz kaldı. Sağlıklı olmak için geldikleri spor alanında, baz istasyonlarının insan sağlığına olumsuz etkilerini konuşur
oldular… Bu aralar orada sürekli spor yapan birkaç kişinin kanser hastalığından
vefat etmesi bazılarının hastalanması, depresyon ve buna benzer rahatsızlıkların
olması gözleri baz istasyonlarına çevirdi. Buna baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik dalgalar mı
sebep olmuştu.
Elektromanyetik dalga yayan bu baz istasyonlarının
mutlaka insan sağlığına zararı vardır. Baz istasyonları bilim adamlarının araştırma
ve tartışma konuları arasındadır. Halkı aydınlatacak bir bilgi henüz açıklanmış
olmadığından, İnsan sağlığına zararları konusunda da belirsizlik devam etmektedir…
Hal Böyle olunca da insanların tedirgin olması da kaçınılmaz olmaktadır. Hani
haksızda değiller. O baz istasyonları göz önünde olduğu
sürece onları görmezden gelmek de mümkün değildir. Sağlık çok önemlidir.
Haberleşmede önemli bir kamu hizmetidir.
SONUÇ OLARAK; teknolojinin getirdiği kolaylıklardan faydalanırken
bunun bir bedelinin olduğu da unutulmamalıdır. Mobil telefonlar ile haberleşmenin
yapılabilmesi için olmazsa olmazı baz istasyonlarının da
kurulması kaçınılmaz bir gerçektir. Burada yapılması gereken bence; söz konusu
istasyonlar, Yönetmelik hükümlerine uygun olarak mı kurulmuş? Gerekli izinler
alınmış mı? Bu baz istasyonlarının sağlığa zararları ne
kadar? Nerelere kurulması sakıncalı? Kurulması gereken yerlerde spor alanları
da var mı? Zararlarının azaltılmasıyla ilgili ne gibi önlemler alınıyor? Bu
gibi yerler yetkili kuruluşlarca denetleniyor mu? Vatandaşı tedirgin eden olumsuz
durumlarla ilgili vatandaş ne kadar bilgilendiriliyor? Olumsuz etkilerinin
olmadığı yönünde vatandaşı ikna edici gerçek bir çalışma var mı? Eğer ki bunların
cevabı hala belirsizliğini koruyorsa, spor yapılan bir yerde toplu olarak baz istasyonlarının kurulmasının orada spor yapan insanların
üzerinde yaptığı psikolojik rahatsızlığın giderilmesi için o baz istasyonlarının
kaldırılması gerektiğinin düşünmekteyim. Bence sağlık her şeyden önemlidir. Bunun
yanında teknoloji harikası ürünleri kullanırken de insan hayatı için olumsuz etkileri
göz önüne alınarak gereksiz yere kullanılmaması da gerekir. Yazımı Yoga öğretmeni
Tülün OKYAY’ın insan sağlığı için söylemiş olduğu güzel bir sözüyle bitiriyorum…
“Sağlıklı insan her şeyi ister, sağlığı olmayan insan tek bir şey ister. O
da SAĞ- LIK.”
Kaynaklar
Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu Sitesi
Söz konusu bilgiler; Sağlık Bakanlığı, TÜBİTAK
veya üniversitelerin araştırma bölümlerinden temin edilebilir. TÜBİTAK tarafından
yayınlanan Elektromanyetik Dalgalar ve İnsan Sağlığı konulu Rapor da konuya ışık
tutmaktadır.
Telekomünikasyon Kurumu, şikâyet olsun
veya olmasın tüm telekomünikasyon cihazları ve sistemlerinin ölçüm ve
kontrollerini yapmaktadır.