(Gülerken düşündüren boyutu, evrensel olan Mizah’ ın; “Gerçek olayları yansıttığı” ve “Gerçek olayları yansıtması halinde; daha keyif verici olduğu” inancı yaygındır. Öyle anlatımlar vardır ki, anlatılan gerçek midir, kurgu mudur? Ayıt etmek zordur. Bu duygular ile birkaç satır.)

 

Günümüzde özellikle gençler, teknolojideki son gelişmelerden, rahat yaşam  koşullarından yararlanmak isterken; ekonomik olanaksızlıklar, sosyal yaşam farkları ve benzeri nedenler ile mutlu olamamaktadırlar, mutsuzdurlar.

 

İnsan aklı “Görecelik, Kıyaslama, Ölçme” gibi kavramlar üretmiştir. Bu kavramlar, “Bir şey” i başka bir şey ile karşılaştırma, ölçme imkanı vermektedir. Beyaz bir gül’ ün, kırmız bir gül ile yan yana konulmasında; kokulu bir çiçek ile ile kokmayan bir çiçeğin koklanmasında duyulan hisler böyledir.

 

Çevremizde bir çok insan vardır.

Bazı insanlar, içinde bulundukları şartlara rağmen neşelidir, mutludur, huzurludur. Bu insanlara bilimsel olarak “Müspet, Artı, Olumlu, Enerji veren vb. sıfatlar verilmektedir. Bunların çevrelerinde insan eksik olmaz.

 

Bazı insanlar ise, içinde bulundukları şartlara rağmen asık suratlıdır, tebessüm bile edemez, mutsuzdur, huzursuzdur. Bu insanlara bilimsel olarak “Menfi, Eksi, Olumlusuz, Enerji emen, vb. sıfatlar verilmektedir. Bunların çevrelerinde pek insan bulunmaz. Yalnız kalırlar.

 

 İnsanın hayata bakışı önemlidir. Hayata bakışta, “Mantık, Felsefe, Tasavvuf” v.b. sıfatlar ile tanımlanan düşünce yöntemleri önemlidir. Bunların eğitimi vardır. Bazıları doğaçlama olarak da hissedilebilir. Ayağı kırık bir kedi ile ayağı sağlam bir kediyi görmek bile insanda bazı duygular yaratabilmektedir.

 

Yaşam bir gerçektir. Bazı söylemlere yer vermekte yarar görüyorum.

* * * * *

Aldığımız nefesi geri veriyorsak; nefes bile bizim değildir!..

* * * * *

 

İnsanın her nefeste iki defa şükretmesi lazım.

Biri nefes aldığı için, diğeri verdiği için…

Çünkü verip alamamak, alıp verememek var.

Şadi ŞİRAZİ

* * * * *

 

“Boş beyin”, “Şeytan” ın oturma odasıdır.

* * * * *

 

“Kuruntu, Vesvese” insanın kurdudur, onu yer bitirir.

* * * * *

“İnsanların akıllarını almışlar, pazara çıkarmışlar, herkes yine kendi aklını beğenip almış.”

* * * * *

 

Aklı kıt olan, dilini tutamaz.

* * * * *

 

FEMİNİZM - Kocayı buluncaya,

KOMİNİZM - Parayı buluncaya,

ATEİZM - Uçak sallanıncaya kadardır....!

* * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Sn. Orhan Boran üstadımızdan:

Orhan Boran sahnede “Ayakta Gırgır” yapmaktadır. Seyircilerden birisi, salonun arkasında yer olmasına rağmen, sahnenin tam önünden yürüyerek geçer. Bu durumu gören Boran, adama hitap eder.

 

“Nereye gittiğinizi biliyorum. Çıkışta sağa dönün, kapısında “Centilmen” yazan bir yer var. Siz, tabelaya aldırış etmeyin girin” der.

* * * * *

Orhan Boran Belediye otobüsünde ön sırada seyahat etmektedir. Otobüse binen bir genç bayan, yanına gelip “Kalkın, ben oturacağım” der. Aralarında şu konuşma geçer.

 

Boran - “Ben sizden yaşlıyım”.

Bayan- “Ben hamileyim”.

Boran, hanımın vücuduna bakarak - “Hiç belli olmuyor”

Bayan - “İki saat önce oldu, hala elim ayağım titriyor.”

* * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Yıllarca usanmadan dinlenen, söylenen (söylenmeye çalışılan) iki güzel eser(x)

 

“Gamzedeyim, deva bulmam”

Gamzedeyim, deva bulmam (Kedere tutulmuşum, çaresizim)

Garibim, bir yuva bulmam (Kimsesizim, bir yuvam yok)

Kaderimdir hep çektiren (Kaderimdir hep çektiren)

İnlerim hiç reha bulmam (İnlerim, hiç kurtuluşum yok)

Ehl-i dilin yoktur kadri (Gönül dostunun gücü yoktur)

Uğraşma Tatyos gayri (Artık uğraşma Tatyos)

Neşatın çok, kıymetin yok (Çalışman, yaptığın işler çok; ama kıymetin yok)

Taliine gel küs bari (Talihine gel küs bari)’

Güfte: Kemani Tatyos (Efendi) Enkserciyan

Beste: Kemani Tatyos (Efendi) Enkserciyan

Makam: Kesikkerem tarzındaki Dilnişın eser.

 

Mani oluyor halimi takrire hicabım

Mani oluyor halimi takrire hicabım (Halimi söylemeye utancım engel oluyor)

Üzme yetişir üzme fırakınla harabım (Üzme yetişir üzme ayrılığınla harabım)

Mahvoldu sükunum beni terk eyledi habım (Mahvoldu sükunum beni terk eyledi uykum)

Üzme yetişir üzme firakınla harabım (Üzme yetişir üzme ayrılığınla harabım)

Güfte: Nigar Osman hanım

Beste: Kemani Tatyos (Efendi) Enkserciyan

Makam: Hicazkar makamında, curcuna usulü

(X) Kaynak: Ahmet Rasim, Cidd ü Mizah’dan TATYOS EFENDİ ENKSERCİYAN http://atomt.blogspot.com/2010/04/ahmetrasimin- tatyosu.html

BÖYLE DE İSİM OLUR MU DEMEYİN!

           

 

Mizahsız, şiirsiz, musikisiz kalmamanız dileği ile... Okuduğunuz için sevgi ve saygılarımı sunarım. Temmuz 2012