DÜNYA

ÇAPINDA

BİR TÜRK

AVCI

Türker SÜMER

Gerek Ulusal gerekse Uluslararası avcılık organizasyonlarında Türkiye’nin sembollerinden biri olmuş, aldığı ödüller ve kırdığı rekorlarla bayrağımızı gururla  dalgalandıran Türker Sümer’in misafiriyiz.

 

Dünyanın dört bir yanında, en zor coğrafyalarında yapmış olduğu ve her biri birbirinden değerli olan trofelerini tahnitleştirerek oluşturduğu müzesinde keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Kendisi başarılı bir sanayici, yarım asırlık Desen Triko markasının kurucusu ve sahibi. İş yaşamındaki sabırlı ve iradeli çalışmanın getirdiği başarıyı avcılıkta da yakalamış biri. Kendisinin ifadesiyle bu başarıların altında istikrarlı, inatçı, mücadeleyi seven savaşçı bir ruha sahip olmak, soğukkanlı olup, bir sonraki adımı düşünerek strateji geliştirmek yatıyor.

 

Uzun yıllar yaşadığı Etimesgut nahiyesindeki muacir avcı arkadaşlarıyla 1954 yılında gitmeye başladığı avlardan çok şeyler öğrenmiş. Büyük özverilerle yaptığı avcılık aslında onun için bir sevda, bir tutku.

Hayalini kurduğu ilk trofe avını Haziran 2005 yılında Macaristan’da gerçekleştiriyor. Avladığı muflonun Uluslararası Ölçüm Komisyonu(CIC) tarafından yapılan ölçümleri neticesinde 205,15 puanla altın madalya ile ödüllendirilince trofecilikle tanışıyor ve av hayatı anlamlı bir avcılık uğraşına dönüşüyor.

 

Beş yıl gibi kısa bir sürede yaptığı başarılı avlar neticesinde 2009 yılında Amerika’daki sayılı avcılık camialarından biri olan Grand Slam Club Ovis tarafından Las Vegas’da düzenlenen organizasyona davet ediliyor. Dünyadaki yaban hayatında yapılan avların derlenip toparlandığı ve değerlendirildiği en ciddi organizasyonlardan birisi olan Grand Slam Club/Ovis’in amacı; dünyanın muhtelif ülkelerinden avcıların yapmış oldukları avların takibi ve belli kategorilere göre ayrıştırılarak ödüllendirilmesi, avcıların birbirleriye tanışıp görüşmelerinin sağlanması ve bir kulüp çatısı altında yaban hayatının korunup, kollanması ile bilinçsiz avcılığın önlenmesine yönelik çabalar olarak özetlenebilir. Kulüp üyelerinin yaptıkları avların değerlendirmesi esas itibariyle iki kategoriden oluşmakta. Bunlardan birincisi Yaban Koyunları (OVIS) diğeri ise Yaban Keçileri (CAPRA) avı.

 

Organizasyonda dünyanın muhtelif ülkelerinde yaptığı Capra avlarının değerlendirilmesi sonucunda 25 ve daha fazla Capra avı yapmış olmasından dolayı “Capra World Slam” ve “Capra World Slam-Süper 20” ödüllerini alan avcılar arasına giriyor. Bu sadece kendisi için değil, Türk Avcılığı için de bir ilk oluyor. Aynı organizasyonda dünyanın muhtelif ülkelerinde yapılan avlarla en az 12 veya daha fazla farklı yaban koyunu için verilen “Ovis World Slam” ödülünün de sahibi oluyor.

Bir sene sonra Türker Sümer’in dünya yabani keçisi avları ile dünya yabani koyun avları, merkezi Tuscon, Arizona Amerika’da bulunan dünyanın en güçlü avcılık  kuruluşlarından Safari Club International (SCI) tarafından da değerlendiriliyor ve bu prestijli kuruluştan da 2010 yılında 9 adet ödülü birden alıyor. Dünya Yabani Keçi (CAPRA) Avları, Dünya Çengelboynuzlu Avları, Dünya Yabani Keçi Avları ve Asya  Hayvanları kategorilerinde 4 adet elmas seviyesinde, ayrıca Dünya Yaban Koyunu (OVIS) Avları, Dünya Dağ Avları ve Avrupa Hayvanları kategorilerinde 3 adet altın seviyesinde ödüllerin sahibi oluyor. Küresel avcılık ödülünde bakır, avcılık başarı ödülünde ise bronz seviye ile ödüllendiriliyor.

 

Prestijli ödüller kervanında bir de dünya rekoru yer alıyor. 2007 yılında Bozdağ Yaban Hayatı Geliştirme Sahasında avlamış olduğu boynuz trofe değeri 90 cm. olan Anadolu Yaban koyunu, Safari Club International(SCI) tarafından değerlendiriliyor ve toplamda 138 0/8 skor ile altın ödülle taçlandırılıyor. Bugüne kadar avlanılan Anadolu Yaban Koyunları arasında bu bir dünya rekoru olunca Safari Club International yayımladığı Dünya Trofe Hayvanları Rekorlar Kitabında “Anadalo Yaban Koyunu” avıyla bunu rekor olarak ilan ediyor.

 

Yine aynı kuruluş tarafından yapılan bir başka değerlendirmede 2010’un Temmuz ayında Yeni Zelanda’da avladığı hayvandan biri olan Feral Goat(Yabani Keçi) için toplamda 86 1/8 skor, Yeni Zelanda şamuası için toplamda 27 5/8 skor tespit ediliyor ve iki altın ödülle ödüllendiriliyor.

Tüm avları onun için çok kıymetli. Bu yüzden onları ölümsüzleştirmiş ve müze haline getirmiş. Avlarını sergileyerek sevdikleriyle ve bu işe gönül veren avcı arkadaşlarıyla paylaşmaktan son derece mutlu.

 

Müzede trofelerin, kendisine verilen ödüllerin yanında el yapımı bıçaklar, çok özel  postlar ve kendisi de iyi bir avcı olan Kanada’lı ünlü heykel sanatçısı Rick TAYLOR tarafından özel olarak hazırlanmış heykeller bulunuyor.

 

Dünya çapında göstermiş olduğu bu büyük başarılarıyla avcılık tarihinde yerini almasına rağmen dur durak bilmiyor. Ülkesinin av ve yaban hayatı ile ilgili sorunlara karşı son derece duyarlı ve tüm samimiyetiyle Türk avcılığının gelişmesini, sürdürülebilir avcılığın devamlılığını sağlayacak her türlü olumlu faaliyeti maddi manevi yürekten destekliyor.

 

Bu başarı öyküsüne Türker Sümer’in cümleleriyle son veriyoruz.

 

“Avcılık bir kültürdür ve bu kültürü yaşatmamız, sanata ve turizme dönüştürmeniz gerekir. Zengin potansiyelimizi; bilgi, daha kaliteli hizmet, daha az bürokrasi bütünlüğü içerisinde çağdaş av organizasyonları ile desteklemek zorundayız.

 

Trofe avcılığı ise ölüm ötesidir, avınızı niteliklerinizle birleştirip ebedileştirmenizdir. Bir de bu kıymetli hazinelerimizle müze oluşturup onlarla uluslararası ödüller aldığınızda, gelecek kuşaklara örnek hedefler ve hevesler aşılamış olursunuz. Bu yaşımdaki tükenmeyen enerjimi ulusal ve uluslar arası heyecanlardan alıyorum. Siz değerli okuyuculara sevgi ve saygılarımla. Ovalardan dağlara rastgele.”