KARACİĞER YETMEZLİĞİ
NEDİR NASIL TEŞHİS EDİLİR?
|
|
Doç.Dr.Gürden GÜR Medicana International Ankara Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü |
Karaciğer çok önemli fonksiyonları olan bir organdır.
Pek çok hayati biyokimyasal reaksiyonunun gerçekleştiği organ olan karaciğer,
değişik sebeplerden dolayı fonksiyonlarını kaybedebilir. Bu sebepler arasında viral hepatitler, alkol kullanımı, ilaç entoksikasyonları
sayılabileceği gibi bu liste çok daha fazla uzatılabilir. Alkol kullanımı
alınan miktarla ilişkili olarak zaman içerisinde karaciğere hasar verir ve
süreç son dönem karaciğer hastalığı olan sirozla sonuçlanabilir. Viral hepatitler kronik karaciğer hastalıklarının en önemli
nedenlerindendir. Özellikle hepatiti B ve hepatiti C virüslerine bağlı
karaciğer hastalıkları toplumda sık olarak görülmektedir. Karaciğer kendisini
yenileyebilme özelliği olan bir organ olmasına rağmen bazı durumlarda bu
yeterli olamayabilmekte ve kalıcı sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Karaciğer
yetmezliği akut ve kronik şekiller de ortaya çıkabilir. Daha önceden herhangi bir karaciğer
rahatsızlığı olmayan kişilerde değişik sebeplerden dolayı ani olarak karaciğer
yetmezliği gelişebileceği gibi, uzun
vadede karaciğer rahatsızlığı tedrici olarak ilerleyen hastalarda vardır.
Karaciğer yetmezliği olan hastalarda teşhis klinik, laboratuar ve görüntüleme
yöntemleri ile konulabilmektedir.
Hastalarda halsizlik, gözlerde sararma, idrar
renginde koyulaşma, iştahsızlık gibi belirtiler olur. Bu hastalarda pıhtılaşma
faktörlerinin eksikliği ve trombosit miktarındaki
azalmalar nedeniyle kanamalara daha sık rastlanmaktadır. Karaciğer
yetmezliğinin ilerlediği durumlarda nöropsikiyatrik
bazı tablolarda ortaya çıkabilmektedir.

Bunlar arasında hafıza bozuklukları, davranışlarda
değişmeler, uykuya eğilim, sinirlilik, yer ve zaman
oryantasyonunda değişmeler gibi durumlar sayılabileceği gibi, ağır durumlarda
şuur kaybı ve koma hali de gelişebilir. Kronik karaciğer yetmezliği olan
hastalarda karında su birikmesi ve bacakta şişlikler gibi su tuz dengesinin
bozulmasına bağlı bulgular izlenebilir. Karaciğer yetmezliği olan hastalarda
beslenme dengesi de bozulmuş olup buna ait belirtilerde sıklıkla
saptanmaktadır. Karaciğer yetmezliği
olan hastalarda bazı cilt bulguları da görülebilmektedir.
Karaciğer yetmezliğinde laboratuar bulguları hem
sebebin bulunmasında hem hastalığın şiddetini belirlemede önemli yere sahiptir.
Karaciğer hasarını gösteren kan testleri mevcut olup, bunların düzenli
kontrolüyle hastalığın seyri hakkında fikir sahibi olunabilir.
Karaciğer yetmezliği olan hastalarda
ultrasonografi, tomografi gibi yöntemlerle karaciğer
ve karaciğerle ilişkili damarsal yapılar hakkında önemli bilgiler edinilebilir.
Sebebin bulunabilmesi tedavinin doğru ve sağlıklı yapılabilmesi için büyük önem
taşır.
Karaciğer yetmezliğine yol açan
sebebin bulunabilmesinde karaciğer biyopsisi de önemli bilgiler veren bir
yöntemdir. Hastalığın nedeni, şiddeti ve olası seyri hakkında değerli bilgiler
veren karaciğer biyopsisi hekimin gerekli görüldüğü durumlarda uygulanabilir.
Karaciğer biyopsisin komplikasyon oranı düşük olup,
emniyetle kullanabilen çok değerli bir tanı yöntemidir.
Akut karaciğer yetmezliklerinde hastanın
durumu hızla bozulabileceğinden karaciğer transplantasyonu
yapılabilecek bir merkezde tedavisinin sürdürülmesi çok önemlidir. Akut
karaciğer yetmezliği olan hastalar uygun bir tedaviyle sağlıklarına
kavuşabilecekleri gibi bir kısmı kronik hale de gelebilir.
Karaciğer transplantasyonu
son dönem karaciğer hastalıklarının tedavisinde en önemli yöntemdir. Canlı
verici karaciğeri kullanılarak yapılabileceği gibi kadavradan karaciğer nakli
de yapılabilmektedir.
Karaciğer yetmezliği önemli bir
sağlık sorunu olması nedeniyle konusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip
merkezlerde takip edilmelidir.