Güneydoğu Anadolu bölgesinde, Adıyaman ilinin Kahta İlçesi Ankar dağları yakınında 2150 m. yüksekliğindeki Nemrut Dağı, 1987 yılında UNESCO tarafından “Dünya Mirası Alanı” olarak ilan edilmiş olup dünyanın 8 harikasından biridir.

 

          Barındırdığı olağanüstü güzellikteki heykelleri, tümülüsünün etkileyici görüntüsü yanında dünya üzerinde güneşin doğuşunun ve batışının en güzel izlenebildiği yerlerden biri olarak da dikkati çeken ve ziyaretçileri kendisine hayran bırakan Nemrut Dağı’na çıkış için en uygun sezon Nisan-Ekim ayları arasıdır. Nemrut Dağı, yüksekliği 10 metreyi bulan büyüleyici heykelleri ve metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle bir tarih hazinesi olarak, görülmeye değer yerlerin başında gelmektedir.

 

          Nemrut Dağı’nın Keşfi:

            Nemrut Dağının zirvesindeki eserlerden ilk söz eden ve bunların Asurlular'dan kalma olduğunu tahmin eden, 1881'de Diyarbakır’da yol yapım işlerinde görevli Alman Mühendis Karl Sester' dir.

 

Sester'in verdiği bilgiler doğrultusunda Kraliyet Akademisi  tarafından araştırma yapmak üzere bölgeye gönderilen genç bilim adamı Otto Punchtein başkanlığındaki ekip, Nemrut Dağı’nın  tepesindeki tümülüs ve tümülüsün doğu ve batı yanlarında  oluşturulmuş teraslar üzerindeki devasa heykeller ve çeşitli kabartmalardan oluşan eserler üzerinde çalışır.

 

Uzun çalışmalar sonunda Grekçe yazıtı çözen Punchtein, bu  eserlerin Kommagene Uygarlığı’na ait olduğunu Kommagene Kralı I.Antiokhos tarafından yaptırıldığını keşfeder. Antiokhos'un  ağzından yazılan yazıt, Nemrut Dağı'nın sırrını ve Antiokhos'un  yasalarını içermektedir.

 

Daha sonra Alman Mühendis Karl Humann ve tsıanbul Arkeoloji  Müzesinin kurucusu Osman Hamdi Bey'in de katıldığı Nemrut  Dağı çalışmaları; 1953 'ten 1980'1i yıllara kadar Amerikalı Arkeolog  Theresa Goel ve Alman Arkeolog Friedrich Karl Dörner tarafından  sürdürülmüş ve bu çalışmalar 1986 yılından itibaren de Karl  Dörner'in öğrencisi Prof. Dr. Sencer Şahin tarafından devam  ettirilmiştir. Kommagene Uygarlığı’nın ortaya çıkmasını sağlayan kazılar, Nemrut Dağı’ndan başka Arsamela, Samsat ve Fırat havzasında gerçekleştirilmiştir. Bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkartılan taşınabilir eserler Adıyaman Müzesi'nde, geri kalanları
da Milli Park alanı içerisinde korumaya alınmıştır.

         

Tümülüs:

          Doğu, batı ve kuzey terasın ortasında yer almaktadır. Orijinal yüksekliği 55 metre olup, şimdiki yüksekliği 50 metredir. 150 metre çapında genişliğe sahip olup, üzerine 30.000 m2 kırma taşın yığıldığı tepeden oluşmaktadır. Burası Antiokhos’un yazıtta da belirttiği gibi anıt mezarıdır.

 

Kommagene Krallığı’nın gökyüzü hakimiyetini simgeleyen Kartal

 

         

Nemrut Kutsal Alanı (Hierothesion)

          Doğu Teras:

          Antakya’ya oyularak yapılan taş basamaklardan kutsal alana girilir. Burada yaklaşık 10 metre yüksekliğinde yüzleri güneşe doğru bakar biçimde, tahtlar üzerinde sıralı olarak oturan heykeller, iki yanda da Atalar Galerisi ve Atlar bulunmaktadır.

 

          Tanrılar dizininin her iki yanında Kommagene Krallığı’nın yeryüzü hakimiyetini temsil eden ülkenin koruyucusu ve sembolü olan Aslan Heykeli ile kutsal ve bir diğer sembolü olan, gökyüzü hakimiyetini temsil eden ve aynı zamanda Baş Tanrı Zeus’un sembolü, tanrıların habercisi, koruyucu Kartal Heykeli yer almaktadır. Tanrılar dizisinin baş tarafında Kommagene Kralı I.Antiokhos’un heykeli bulunmaktadır.

Nemrut’tan gün batarken

 

          Nemrut Dağı doğu terasında güneşin doğuşu, dünyanın hiçbir yerinde benzeri olmadığı kadar görkemlidir. Doğu terasta sunak üzerinde güneşin doğuşu, izleyenler üzerinde derin etkiler bırakmaktadır.

          Kuzey Teras:

          Bu teras doğu ve batı teraslarını birbirine bağlayan 180 metre uzunluğunda bir tören yoludur.

          Batı Teras:

          Doğu terastaki tahtlar üzerinde bulunan tanrı heykelleri burada da yer almaktadır. Bu terasta Pers ve Makedon Kraliyet ailesine ait kabartma steller görülmektedir.

 

Batı Teras-Kral Antiochos

 

          Kral I.Antiokhos kabartma stellerde; Tanrıça Komegene Tyche, Apollon Mithras, Zeus Oromasdes ve Herkül Artagnes ile ayrı ayrı toklaşır biçimde tasvir edilmiştir.

 

          İki metre yüksekliğindeki iki buçuk metre genişliğindeki blok üzerinde sağ tarafa doğru yürüyen bir aslan figürü betimlenmiştir. Bilinen en eski horoskop olup astroloji ile ilgilidir. Boynunda bir hilalin yer aldığı aslanın gövdesinde yıldızlar bulunmaktadır. Üst kısımda ise Mars, Jüpiter ve Venüs’ü simgeleyen üç büyük yıldız yer alır. Arkeolog ve Astrologlar tarafından 2000 yıl önce yapılan bu horoskopun gerçek tarihini öğrenmek için çeşitli araştırmalar yapılmış, kabartma üzerinde Kral Antiokhos’ un tahta çıkış zamanı olarak M.Ö. 7 Temmuz 62 tarihi okunmuştur.

 

Batı Teras-Zeus

 

          Doğuşunu doğu terasından izleyebildiğiniz güneşin batış anındaki muhteşem görüntüsü ve gökyüzünün büründüğü güzelliğin ayrıca tadını çıkartmak ise batı terasından mümkün olmaktadır.