Emniyet Teşkilatında Karakollara İsim Koyma Alışkanlığı
|
|
Feyzullah ARSLAN[*] |
Emniyet
Teşkilatında Polis Karakolları açıldığında, geçmişte genellikle açıldığı
bölgenin adının verilmesi alışkanlığı vardır. Şimdi olmasa da 1960lı ve 1970li
yıllarda Karakollara genellikle açıldığı bölgenin adı verilmiştir. 1976
yılından beri Emniyet Teşkilatında amir olarak çalışan birisi olmam nedeniyle Karakol
isimleri hakkında bir şeyler yazmak istedim.
Aksaray ve Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Elazığ,
Kocaeli, Gaziantep ve Antalya İl Emniyet Müdürlüğü yaptığım dönemlerde bu
ilginç karakol adlarına sık rastladım. Bunlara birkaç örnek verecek olursak,
önceden Karakolun açıldığı zaman verilen Karakol isminin daha sonra anlamını
yitirdiği veya anlamsız kaldığı, hatta değiştirilmesinin gerektiği durumlar
ortaya çıkmaktadır.
1998-2001
yıllarında Doğudaki Batı, Huzur Şehri Elazığ’da, Emniyet Müdürlüğü yaptığım sırada
şehir içerisinde geçen Elazığ Bingöl karayolu kenarında Meydan Karakolu adında
bir Polis Karakolu vardı. Ancak, çok dikkat etmeme rağmen Karakolun olduğu
yerde hiç meydan veya meydan benzeri bir yer yoktu. Karakol amirine ve
görevlilere sorduğumda niçin Meydan Karakolu dendiğini onlar da bilmiyordu.
Merak saikıyla yerli yaşlı vatandaşlardan aldığım bilgilerden neden Meydan
Karakolu dendiğini çözdük ama geç ve zor oldu. Meğerse Karakol daha önce çarşı
merkezinde eski çarşının olduğu Şıra Meydanında açılmış ve adına da Meydan
Karakolu denmiş. Ancak daha sonra birtakım zorunluluklar nedeniyle Karakolun
yeri değiştirilmiş, Elazığ Bingöl karayolu kenarına taşınmış. Fakat Karakolun
adının değiştirilmesi düşünülmemiş. Karakolda çalışanlar da, veya yetkililer de
neden buraya Meydan Karakolu denmiş diye zihinlerini yormamışlar. İşte bu
gerçeği öğrendikten sonra Elazığ’da 1998 yılında şehit olan rahmetli polis
memuru Mustafa Demirci’nin adının bu Karakola verilmesi İçişleri Bakanlığı’na
teklif edilerek Şehit Mustafa Demirci Meydan Karakolu adını aldı. Böylece
meydanda olmayan bir Karakolun meydan çağrışımı yaptırarak Karakola gelenlerin
meydan arama uğraşları önlenmiş, adı gerçeğe uygun hale getirilmiş oldu.
Bir başka
örnek verecek olursak, 2001 yılında oldukça gelişmiş bir sanayi kenti olan
Kocaeli’de İl Emniyet Müdürlüğüm sırasında şehir merkezinde, Valilik binasına
da yakın olan bir yerde BAÇ Karakolu var idi. Yine merak ettiğimden Karakol
amirine niçin Baç Karakolu demişler buraya diye sorduğumda bilmediğini söyledi.
Karakol amirinin ilgisizliğine oldukça sinirlenmiştim. ‘Sana 24 saat süre,
nereden, kimden, hangi ansiklopediden, hangi kaynaklardan öğrenirsen öğren ve
bana bu karakolun ismi hakkında bilgi getir’ diye talimat vermiştim. Talimat
üzerinden 24 saat geçmeden Karakol amiri Emniyet Müdürlüğüne gelerek BAÇ
Karakolunun adını şöyle açıklıyordu: Bu Karakolun olduğu yerde çok eskilerden Osmanlı’da,
İzmit’teki azınlıklar otururmuş. Azınlıklardan da BAÇ adı altında bir vergi
alınıyormuş. Dolayısıyla, bu semtin adı çok eskilerde BAÇ imiş. O nedenle BAÇ
Karakolu adı verilmiş diye izah etti.
Şimdi de, o bölgede Romen vatandaşlarımız yaşamaktadır. Dolayısıyla, bu
bölgede kabahat nevinden oldukça suç işlenmekte ve yoğun önlemler gerekmekteydi.
Hatta, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Sefa Sirmen’in açılışını yaptığı bir
resim sergisinde o bölgedeki bir yerde konuklara ikram edilen içecek ve yiyecekler
o civardaki çocuklar tarafından dağıtılmadan tüketilmişti. Bir taraftan modern
resim sergisi, bir taraftan modernliği yok eden bu davranışlar. İşte bu
düşüncelerden hareketle konuyu Sayın Valimiz Kemal Önal’a anlatarak öncelikle
polisin vergi memuru olmadığı, 2000li yılların Türkiye’sinde azınlıklardan BAÇ
adında bir verginin alınmadığı ve herkes tarafından BAÇ’ın anlamının bilinmemesinden
dolayı bu adın değiştirilmesini arzettim. Sayın Valimizin talimatıyla mahalle
muhtarlarıyla bir araya geldiğimizde bu konuda yapılan görüşmeler sonrasında olayların
da önlenmesine katkı sağlaması amacıyla karakolun adının ELELE Polis Karakolu
olarak değiştirilmesi talebinin Kocaeli Valiliği kanalıyla İçişleri
Bakanlığı’na teklif edilmesi kararlaştırıldı. Yapılan yazışmalar sonucu
karakolun adı ELELE Polis Karakolu olarak değişti. “Polis, Vatandaş Elele,
Kocaeli’de Daha Huzurlu Günlere” sloganı
da tabelalara yazılıp o bölgeye asılıp, sık sık kullanılarak olaylı bir bölge
olaysız ve sakin bir hale geldi. Problemli çocuklar da problem yaratmamayı, tam
tersine polise yardımcı olmayı kendilerine ilke edindiler.
Yine isim
konusunda bir başka örnek de Güneydoğunun Sanayi Şehri, Şehit Kamil ve
Karayılanların memleketi Gaziantep’te Emniyet Müdürlüğü yaptığım 2004 yılından
vermek isterim. Gaziantep Emniyet Müdürlüğü yaptığım yıllarda Gaziantep Üniversitesinin
karşı yamacındaki tepede gecekondu mahallesinde bulunan Karakolun adı ÇIKSORUT
Polis Karakolu idi. Mahallenin adının ÇIKSORUT olmasından dolayı buraya ÇIKSORUT
Polis Karakolu adı verilmişti. Gazianteplilere sorduğumuzda niçin buraya
ÇIKSORUT denildiğini aynen şöyle anlatıyorlardı: Buraya ilk evler yapıldığında
yeni evli bir çiftin anne babasından ayrılarak başka bir eve taşınmak
istediğinde, git oraya taşın ve ÇIKSORUT denildiğini söylüyorlardı. Hatta bir başka
mahallenin adı da Şehreküstü idi. Hatta kulakları çınlasın, Sanko’nun patronu Sayın
Abdülkadir Konukoğlu ‘biz Şehreküstülüyüz ağam’ diyerek mahallesiyle
övünüyordu. Ben de Değerli Abdülkadir Beyciğim, hiç olmazsa Bayramda Barıştı
diyelim şeklinde şaka yapıyordum. Oysa
ben, Gül Güldür, Düşündür adında komik olayları anlatan polisin sevimli yüzünü
göstermeye çalışan bir kitap yazmıştım. Bir tarafta güldürmeye çalışıyor, diğer
taraftan somurt, sorut, suratını as diyormuş gibi oluyordu. Konudan
uzaklaşmayacak olursak ÇIKSORUT Karakolu’nda oldukça fazla olaylar oluyor,
herhalde Karakolun adından olacak ki çalışan bütün memurların da suratı hiç
gülmüyor, hep somurtuyorlardı. İşte bu olumsuzluğu gidermek için, konuyu Sayın
Vali Lütfullah Bilgin’e açıp bu ismin değiştirilmesi gerektiğini anlattığımda
hemen mahalle muhtarlarını toplanmasını sağladı ve yapılan toplantıda Karakolun
adının GÜVEN POLİS MERKEZİ olması kararı İçişleri Bakanlığı’na bildirildi.
Şimdi orası, GÜVEN POLİS MERKEZİ ve olayları oldukça azalan adına layık bir
Polis Merkezi olarak görevine devam ediyor, güvenlik hizmeti sunarak huzuru
sağlıyor.
Bir başka
açıdan baktığımızda Gaziantep’te Başkarakol adında bir semt var. Bu semt Gaziantepli
bürokratların eğitim gördüğü Gaziantep Lisesinin olduğu Gaziantep’in eski şehir
merkezi olan bir yer. Adının nereden geldiğini araştırdığımda Yargıtay
Başkanlığı’ndan emekli rahmetli, Mehmet Uygun Bey’in anlatımıyla çok eskilerde
Gaziantep Lisesi’nin karşısında Başkarakol adında bir polis karakolu olduğunu
ve buradaki polislerin çok babacan ve şehrin asayişini oldukça iyi sağlayan
kişiler olduğunu bize anlatıyordu. Hatta şimdi orada Başkarakol Lokantası,
Başkarakol Bakkalı, Başkarakol Kuruyemişçisi, Başkarakol Büfesi, Başkarakol
Emlakçısı gibi birçok işyeri vardır. Düşünün, bir taraftan semte adını veren Karakol,
hatta işletmelere adını veren Karakol, bir taraftan semtten adını alan Karakol.
Karakolun adını bölgeye hatta işletmelere vermesi polis teşkilatının
başarısının bir göstergesi olsa gerek. Herkesin tüm yetkililerin herhalde doğru
olanı yaptığını kendisinden bekleneni verdiğini anlatmaktadır. Burada
Gazianteplilere bir kez daha teşekkür etmek isterim.
İsimlendirme
konusunda son bir örnek de 2005-2009 yıllarında Emniyet Müdürü olarak
çalıştığım, Türkiye’nin Misafir Odası, Turizmin Başkenti her yıl on milyona
yakın turisti ağırlayan Antalya’dan vermek istiyorum. Antalya’nın oldukça büyük
ve turistik ilçesi Alanya’da, Otogar Karakolu adında bir Karakol vardı. 2006
yılında Antalya Emniyet Müdürü iken Alanya ilçesine ziyaret ve denetlemeye
gittiğimde ilçe müdüründen karakollar hakkında bilgi alırken Cumhuriyet ve
Otogar Karakolu’ndan bahsetmişti. Otogar Karakolu’na gitmek istedim, karakolu Otogarın
içinde veya yanında düşünerek hem Karakolu, hem de Otogarı görmek düşüncesiyle
gitmiştim. Ancak gittiğimde gördüm ki, karakolun yanında Otogar veya benzeri
bir yer yoktu. İlçe Emniyet Müdürü Turgay Çalışkan’a Otogar nerede diye
sorduğumda, Otogarın oraya 3-4 kilometre uzakta bir yerde olduğunu söyledi.
Peki neden Otogar Karakolu adı verilmiş diye sorduğumda, Otogarın çok daha önce
bu Karakolun yanında olduğunu, ancak epey uzun bir süre önce Otogarın başka bir
yere taşındığını, burda da halen Otogar Karakolu adının kullanıldığını söyledi.
Oldukça turistik ve Türkiye’nın 50 ilinden büyük bir ilçe olan Alanya’da,
Otogar Karakolu dendiğinde herhalde ilçeye gelen yerli ve yabancı turistlerin
tamamı ya Karakolu Otogarın yanında, ya da Otogarı Karakolun yanında arayacaktır.
Her ne hikmetse, Otogarın yeri değişmiş, ancak Karakolun adı değişmemişti.
Sayın Valimiz Alaaddin Yüksel’e konuyu arzettiğimde, İlçe Kaymakamına talimat vererek gereğinin
yapılmasını istedi. İçişleri Bakanlığı’na yapılan teklifler sonucu polis karakolunun
adı SARAY POLİS MERKEZİ olarak turistik Alanya ilçesine uygun bir ad olarak
değişti.
Bu yazıdan
da anlaşılacağı gibi, bazı olgular veya isimler zamanla anlamını yitiriyor ya
da değişik anlamlar ifade ediyor. Geçmişte katı tutumu, sert tedbirleri ve
oldukça çok gözaltı işlemleri nedeniyle eleştirilen Polis, şimdi sevecenliği, en az gözaltı
yapması, vatandaş desteğini alması, hizmet ettiği kesimle iyi ilişkiler ve
empati kurması, güvenlik-özgürlük dengesini iyi kurmasıyla anılıyor ve
kendisine verilen vatandaş desteği artırıyor. Nasıl ki bir zamanlar Müdürler
katı ve sert tutumlarıyla uyguladığı katı disiplin kurallarıyla anılıyorken,
şimdi bu tavırlarında değişikliğe gitmek zorunluluğunu herkes kabulleniyorse,
Otokratik Yönetim Biçiminden Demokratik Katılımcı Yönetim Biçimini herkes
benimsiyor. Her ne kadar Çağın Polisi Dergisi’ni yayımlayan emekli Emniyet
Müdürleri ağabeylerimizin zamanında biraz farklı olsa da, şimdi durum böyle,
biraz farklı. Değişmeyen tek şeyin DEĞİŞİM olduğunu herkes biliyor ve
kabulleniyor. Bizler de değiştik. Değişimlerin hep iyi yönde Huzur ve
Güvenliğe, Başarıya katkısı dileğiyle...