Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

YAKIN SAVUNMA ve JUDO

 

 

Temel ÇAKIROĞLU[*] 

 

İnsan oğlu var olduğundan günümüze kadar yaşam mücadelesi içerisinde, çeşitli tehlikelere karşı, kendini savunma ihtiyacı hissetmiş, önceleri bunu doğal içgüdüsel ilkel yöntemlerle yaparken daha sonraları çeşitli hayvanları  veya nesneleri taklit ederek gerçekleştirmiş, ailenin ve yaşadığı toplumların dışarıdan gelen saldırılara karşı korunmasında bulunmuş ve toplum bilincinin gelişmesi ile batıda Atina ve Sparta şehir devletlerinde eğitimin bir parçası olarak savaş sanatları cimnastica kendisini göstermiş ve doğuda ise Türklerde ata binme, kılıç kullanma, ok atma  yakın mücadele güreş oyunları savaş amaçlı uygulanmıştır. Çin’de ve Japonya’da da çeşitli savunma sanatları hep savunma ihtiyacından doğmuştur.

Günümüzde ise insanların toplu olarak yaşadıkları devlet bilincinin geliştiği ve Şehir İlçe ve köy gibi toplu yaşam merkezlerinde ülke içersinde toplumun nizamını sağlamak  amacıyla zabıta teşkilatları, kolluk güçleri ve günümüzde Emniyet teşkilatı ve Polis olarak gelişim göstermiştir.

Güvenlik güçleri kanunların kendisine vermiş olduğu zor kullanma yetkisini uygulamaya geçirirken birtakım tekniklerden yararlanmaktadır. Biz bu teknikleri savunma sanatları içersinden analiz ederek bir branş olmaktan çıkarıp Uzmanlık haline getirmişizdir.  Uzmanlık alanımız içersinde kullandığımız teknikler Judo, Aiki-do, Taekwon-do ve Karate gibi disiplinlerin seçilmiş ve mesleğe uyarlanmış halidir ve “ Yakın Savunma” olarak  1986’dan itibaren ders olarak verilmeye devam etmektedir. Daha önceleri Judo olarak bilinen ve de uzun yıllar teşkilatımızda öğretilen bu ders günümüzde değişen şartlarla birlikte daha da geliştirilmiştir. Özellikle Judo sporunun emniyet teşkilatında yeri ve anlamı büyüktür.  Yıllardan beri Judo sporuna ve teşkilatımıza büyük hizmetleri geçmiş başta Merhum Nazım CANCA’ yı ve onun yetiştirdiği değerli örgencilerini hatırlatmak istiyorum. Halen görevde olan ve Türk Judo’suna ve Judo teşkilatına büyük emeği gecen başta Sayın   Natik CANCA ’yı, Nurdan CANCA’ yı, Metin ALTINZİNCİR’ i, Yavuz ELBİRLER’ i, Erol Hakan’ı, Kürşat ILGIN’ı Cemile CANCA’yı,Orhan OKUR’u, Mustafa ÖNCÜL’ü, Nevzat KAYNAĞI,Nurettin KAYNAĞI, İsmet UZUNOĞLU’nu ve ismini hatırlayamadığımız diğer büyüklerimize minnet duygularımızı belirtmek isteriz.

 

Sizlere şimdi de kısaca Judo ile ilgili  bilgiler vermek istiyoruz. Judo kelime anlamı ile “Ju” yumuşaklık, esneklik, incelik vb. kavramları ifade eder. “Do” ise yol anlamına gelir. Do aynı zamanda bir felsefedir. Kısaca Judo “İncelik yoludur” diyebiliriz. Judo da karşılıklı saygı ve kişilerin birbirlerini koruma  içgüdüsü yüksektir. Karşılıklı selamlaşmanın amacıda saygı ve birbirlerini incitmeme ve koruma ifadesini belirtmek içindir. Bir diğer taraftan bir alt kuşağın bir üst kuşağı tanıması ve onun ustalık derecesine saygı duyması da yine selamlama ile anlatılır. Bu anlamda gerek Judo da ve gerekse diğer savunma dallarının benzer disiplin davranışı anlamına gelen selamlaşmanın yapılması dostluk, kardeşlik, duygularını da pekiştirirken aynı zamanda teşkilat mensuplarının birbirleri ile ilişkilerinde gerek disiplin anlamında gerekse bütünlük içinde hareket etmelerine de katkılar sağlar.

 

Judo’nun tarihçesine kısaca baktığımızda, ilk dönemlerinde Jiu-jitsu adı verilen yine Japon savunma sanatı içinde bir disiplin olduğu bilinmektedir. Jiu-jitsu o dönemlerde son derece sert tekniklerden oluşan bir savunma sanatıdır ve 1882 yılında Jigoro Kano isimli Japon  Jiu- jitsu’ nun içinden sert hareketleri arındırarak bugün ki modern Judo’yu kurmuştur. Kurmuş olduğu salonuna da Kodkan adını vermiş binlerce talebesi tarafından dünyaya yayılmıştır. Kodkan adı verilen yer halen Tokyo’da dünyanın en önemli Judo eğitim merkezi olarak hizmetine devam etmektedir.

  

Ülkemizde Judo 1960’lı yıllarda tanınmış ve Değerli hocamız Merhum Nazım Canca tarafından Polis teşkilatında öğretilmeye başlamış ve de yukarıda bahsetmiş olduğum talebeleri tarafından da ülke çapında hızla yayılmaya devam etmiştir. Nazım hocamızın sadece teşkilat mensubu olmayan bir çok talebeleri de  bulunmaktadır.  Judo daha sonra 1964 Tokyo olimpiyatları ile Olimpik spor olarak kabul edilmiş ve Ülkemizde de 1966’da Federasyonu kurulmuştur.

 

Polis Akademimizde 1986’dan beri görev yapan Temel Çakıroğlu’ da uzun yıllar Judo ya hizmet vermiş ve Ülkemizi 103 kez milli olarak temsil etmiş başarılı bir Judocumuzdur. Kendisi Polis Akademisinde Beden Eğitimi ve Yakın Savunma Öğretim Görevlisi olarak çalışırken pek çok kere teşkilatımızı da temsil etmiştir. Birkaç tanesini sıralayacak olursak 1987’de Polislerarası Corona Ferra turnuvasında 78 kg 1. (Milano). 1989 yılında Dünya Polis oyunlarında 86 Kg’da 2. (İtalya/Trento)  Yine 1992 yılında Polislerarası Balkan Şampiyonasında 86 kg 1. ( Romanya/Bükreş). ÇAKIROĞLU, bu derecelerin yanı sıra Ülkemize Milli takımda  birçok dereceler elde etmesinin yanı sıra 1988 Seoul Olimpiyatlarında da başarı ile temsil etmiş olimpik bir sporcudur.

Ülke ve uluslar arası başarıyla, Ülkemizin ve teşkilatımızın tanıtımına katkı sağlamak, hem de geçmişteki büyükleri gibi judo sporuna sahip çıkarak, bu sporu teşkilatımızda ve ülke genelinde yaygınlaştırarak 2008 Olimpiyatlarında ülkemize birkaç madalya kazandırarak hizmetlerini pekiştirmek üzere, Polis Akademimizin hocası, Türk Milli takımı  ile Teşkilatımızın sporcusu olan Temel ÇAKIROĞLU, 11 Aralık 2004 de yapılacak, Judo Federasyonu Başkanlığına aday olmuştur.

Teşkilat olarak ülke genelinde Temel ÇAKIROĞLU’NUN adaylığını destekleyeceğinize inanıyoruz.

Saygılarımla.

 



[*] Polis Akademisi Öğretim Görevlisi