FRANSA’NIN ERMENİ TAVLAMA POLİTİKASI
Çağın Polisi
1789 Fransız Devrimi, yıkılmaz diye düşünülen ve hatta egemenlik hakkını Tanrıdan aldığı savunulan, mutlak krallıkların nasıl yıkılabileceğini bütün dünyaya gösteren, mutlak monarşiye son vererek, cumhuriyetin kurulmasını sağlayan büyük bir olaydır.
Sonuçları itibariyle de Fransız Devrimi, egemenliğin halka ait olduğunun kabul edildiği, eşitlik, özgürlük ve adalet ilkelerinin yaygınlaştığı, insan hakları bildirisinin dünya çapında bir bildiriye dönüştürüldüğü, milliyetçilik ilkesinin siyasi bir karakter kazanarak, çok uluslu ülkelerin parçalanmasında etkili olduğu, yeni çağı kapatıp, yakın çağı açan evrensel bir olaydır.
Her ne kadar devrimin adında “Fransız” sözcüğü varsa da bu büyük olayın, Fransa’ya özgü olmadığı, “Aydınlanma Felsefesi” nin 18. yüzyıl Avrupası genelinde yaygınlaşması sonucu, düşünsel bir nedene dayalı olarak gerçekleştiği bilinir. Aydınlanma Felsefesi, aklın egemenliğini esas alarak, insanın mutluluğuna aykırı tüm ön yargılara ve boş inançlara karşı çıkar. Ne yazık ki Fransa, hiçbir zaman devrimin özündeki akılcılıktan nasibini alamamış ve hep akıl tutulması yaşamış bir ülke olmaktan kendisini kurtaramamıştır.
Fransa, devrimden 41 yıl sonra 1830’da Cezayir’i 132 yıl süreyle işgal altında tutmuştur. İşgalin başında 8 milyon olan Cezayir nüfusu, işgal süresince adeta hiç artmamış, 2 milyon da eksilerek 6 milyon’a düşmüştür. Aklı selim buna soykırım demiyorsa, soykırım nedir?
Aynı Fransa, 22 Aralık 2011 tarihinde “1915’teki Ermeni soykırımı inkar edenlerin cezalandırılması” doğrultusundaki yasa teklifi ni 577 milletvekiline sahip Fransız Ulusal Meclisi’nde sadece 45 milletvekilinin katıldığı oturumda 38 oyla kabul etmiştir. Bir Fransız hükümet yetkilisinin yaptığı açıklamaya göre, Ermeni soykırımını inkar edenlere bir yıla kadar hapis, 45 bin euro para cezası verilmesini öngören ve Fransız Meclisinden geçen yasa tasarısı bu ay içerisinde Fransız Senatosunda oylanacak.
2001 ve 2006 seçim dönemlerinde de ülkedeki Ermeni Lobisi ve Ermenilerin oyunu almak için 1915 Ermeni soykırım iddialarını parlamentolarına taşıyan Fransa, bu kez nisan ayında yapılacak seçim öncesinde, 450 bin Ermeni’nin oyunu almak ve ayrıca Kafkasya’daki enerji politikasının gereği olarak Ermenileri tavlama gayreti içerisine girmiştir. Fransız Senatosunun, düşüncenin cezalandırılması ve tarih biliminin siyasallaştırılması anlamına gelen tasarıyı reddedeceği beklenirken, aksi durumda bile bundan Türkiye’nin değil, erimeye yüz tutmuş Fransız ekonomisinin zararlı çıkacağı muhakkaktır.
Haydi Türkiye! Fransa’ya artık haddini bildirecek daha güçlü ve sağlıklı tepkileri verme zamanıdır.