|

Prof. Dr. Feridun Yenisey
Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi |
Feridun Hoca İle
CEZA
MUHAKEMELERİ
HUKUKU
(1) |
SUNUŞ
Anayasa’daki hakları korumak ve topluma yönelik tehlikeleri önlemekle görevli polis memurlarının, suç sonra adli görevlerini yerine getirirken, Ceza Muhakemesi Hukuku ile ilgili temel bilgilere sahip olması gerekmektedir. Bu düşünce ile, Çağın Polisi Dergisinde arka arkaya yayınlanacak kısa açıklamalar yaparak, Türk Polisini güncel bilgilerle donatmak istedik. Her bir konu bağımsız olmakla birlikte, kurumlar sistematik olarak incelendiği için, sayılar biriktirildiğinde, toplu bir metin elde etmek mümkün olacaktır. Çağın Polisi Dergisi yayıncılarına, bana bu fırsatı verdikleri için, teşekkür ederim. 25 Aralık 2011
A - YAKALAMA
(A) I - YAKALAMANIN GAYESİ VE NİTELİĞİ.
1. Gaye ve nitelik.
Yakalamanın gayesi tutuklamayı mümkün kılmaktır. Bununla birlikte, yakalama sonrasında polis kendiliğinden delil araştırması yapamaz, C. savcısından emir alması gerekir (CMK 160).
Yakalama, bir kişinin hakim kararı alınmış olmamasına rağmen, geçici bir süre için özgürlüğünün kısıtlanması demektir. Çok kısa süreli özgürlük kısıtlamaları “yakalama” sayılmaz. Meselâ, kimlik veya
soru sormak amacı ile yolda durdurulan
fert, “yakalanmış” sayılmaz.
Yakalama; (a) ya uzak bir tehlikenin önlenmesi için, (b) Türk Hukukunda kabul edilmiş olmamakla birlikte, hazırlanmakta olan, fakat henüz işlenmemiş bir suçun işlenmesini önlemek için, ‘proaktif’ olarak veya (c) suç işlendikten sonra, şüpheli veya sanığın ele geçirilmesi için yapılır. İlk halde ‘önleme yakalamasından’, ikinci halde ‘proaktif yakalamadan’, üçüncü halde ise, “reaktif” veya ‘adlî yakalamadan’ (3) bahsedilir. (d) Kabahatler Kanunu bunlara “kontrol altında tutma” adı altında, sadece sarhoşluk kabahatlerini işleyenleri kapsayan bir yeni yakalama türü (KK 35) ile, „kimlik tespiti tutması“, “gözaltısı“ ve hatta „tutuklaması“ (KK 40/2) eklemiştir.

2. “Adli yakalama” kavramı.
Tutuklamanın mümkün kılınması ve dolayısı ile ceza muhakemesinin selâmetle ve emniyetle yapılabilmesi gayesi ile ve henüz bir tutuklama kararı ve dolayısı ile müzekkeresi verilmeden önce, sanığın kişi hürriyetinin kaldırılmasına “adli yakalama” denir. Yakalananın durumuna “gözaltında bulundurulmak” denildiği için, “yakalandı” yerinde, çok defa “gözaltına alındı“ denilmektedir.
Kişi hürriyetinin hâkim kararı olmadan sınırlanması demek olan yakalama ancak zorunlu hallerde haklı görülebilir. Geçici mahiyette olması da bunun içindir. Yakalanan kimse gecikmeden hâkim huzuruna çıkarılır. Hâkim tutuklama kararı verirse, yakalama tedbiri sona erecek, tutuklama tedbiri başlayacaktır. Hâkim tutuklama kararı vermezse, yakalanan kimse serbest bırakılır, yani yakalama tedbiri yine sona erer.
Yakalanan kimse, mukavemet ederse koşulların zorunlu kıldığı sınırı aşmamak üzere, zor kullanılabilir. Meselâ eline kelepçe vurulabilir.
Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hakimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına karşı itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir (CMK ‘2005-5353’ 98/1).
Yakalanan kişi kolluğun elinden kaçarsa, kolluğun verebileceği “yakalama emri” (CMK 98/2) (buna yakalama genel müzekkeresi demek daha doğru olur) ile tekrar yakalanması sağlanır ve tekrar yakalanan kişi (mülga Kanundaki tutuklama müzekkeresi
ile tutuklanan gibi) hâkim önüne çıkarılır ve gerekiyorsa salıverilir; serbest bırakılmadığı takdirde, yetkili hakim veya mahkemeye en kısa zamanda gönderilmek üzere tutuklanır (CMK ‘2005-5353’ 94).
3. Yakalanan kişinin hukuki statüsü.
Kişinin fi ilen denetim altına alındığı an, yakalama anıdır. Yakalama yetkisinin doğması için, “kuvvetli suç işleme şüphesinin varlığını gösteren olayların” (CMK 100/1) ve “kişinin bir suçu işlediğini düşündürebilecek emarelerin varlığı” (CMK 92/2), yani “kuvvetli belirti” mevcut bulunması gerektiğinden, adli amaçla yakalanan kişi, bizce “sanık” statüsüne girer. Yeni CMK ise, sanıklık statüsünü “iddianamenin kabulü” anından başlatmıştır (CMK 175/1).
4. “Yakalama”, “gözaltına alma”, “durdurma”, “kontrol” ve “denetleme” ayrımı.
“Yakalama” anında kişinin İHAS 5 ve Any. 19 dan kaynaklanan insan hakları doğar. Kısa süreli “durdurmalar”, “yakalama” değildir. Kişinin, “fi ilen denetim altına alındığı için, objektif olarak kendisini serbest hissetmediği an”, yakalanmış sayılır.
“Gözaltına alma” hukuk durumuna girmek için ise, C. savcısı tarafından ayrıca bir karar verilmesi gerekir (CMK 91/1). “Durdurma”, (“umma” derecesinde) makul sebebe (PVSK ‘2007-5681’ 4A/2) bağlı olarak, yolda giden araç veya kişilerin hareketinin engellenmesi olduğu için, hakim kararı alınması gerekmez (AramaY 27/2). “Zararı önleyici tedbir almak” (PVSK ‘2007-5681’ 4A/6) veya “kontrol”, durdurulan kişi üzerinde giysilerinden herhangi birisi çıkartılmaksızın, yoklama biçiminde yapılır (AramaY 27/5). Özel güvenlik görevlilerinin de “kontrol” yetkileri vardır (AramaY 21). “Denetleme” ise, belge veya ruhsat incelemek olup, kolluğun kanunları uygulamak görevi cümlesinden yaptığı denetlemelerdir (AramaY 18).
5. “Yakalama” hukuk durumunun tespitinde kullanılan kriterler
Yakalamanın “ne zaman” ve “hangi anda meydana geldiğini” bilmek önemlidir,
Yakalamayı tespit etmek üzere kullanılan ilk kriter, “objektif” ölçüttür: Makul ve orta zekalı bir kişinin kendisini serbest hissetmediği andaki “fiili denetim altına alma” halleri, yakalamadır”
Kişinin yakalanmış olup olmadığını belirleyen ikinci ölçüt, “tüm olayların birlikte değerlendirilmesi” kriteridir: Olayın bir bütün olarak değerlendirmesi yapılırken şu noktalara bakılır:
i. Kişi ile ilk teması kimin yaptığı;
ii. İlk temasın meydana geldiği, yakalamanın gerçekleştiği, soru sormanın yapıldığı yer;
iii. Durdurma ve soru sormanın süresi;
iv. Sorulan soruların niteliği;
v. Yakalama sırasında kaç memurun hazır bulunduğu;
vi. Zor kullanılıp kullanılmadığı, silah çekilip çekilmediği;
vii. Şüpheliye “isterseniz gidebilirsiniz” denilip denilmediği
viii. Sorulan soruların esas amacı: (tanık olarak mütalaa edildiği için mi soru sorulduğu, yoksa şüphelenilerek mi soru sorulduğu);
Kısa süreli durdurmalar ve trafik kontrolü için durdurmalar „yakalama“ sayılmaz. Kısa süreli durdurma sırasında soru sorulabilir. Ancak, ısrarlı bir şekilde soru sorulmaması gerekir; yakalama sırasında yaralanan şüpheli, cankurtaran ile hastaneye götürüldüğü sırada tedavi edilirken, kısa sorular sorulabilir. |