Bizim dinimiz akla mantığa, öğrenme ve araştırmaya dayanır .Temel veri de KURAN’ dır. Tüm ibadetlerin temeli, iyi,dürüst,çalışkan, çalmayan, kul hakkına riayet eden,inançlı, şerefli ve şahsiyetli mükemmel bir insan yaratmaktır. Asıl olan iyi bir insan olmaktır. Aç kalmak oruç tutmak demek değildir. Oruç tuttuğunu söylüyor ama herkese hakaret ediyor, iftira atıyor, herkese saldırıyorlar.Toplum artık böyle olanları dinlemiyor ve kınıyor ve hiç değilse Ramazan ayında huzur bulmak istiyor ama nafile…
Günümüzde kullandığımız Türkçe; Arapça, Farsça ve Asya Türkçe’si ile harmanlanmış bir dildir. Cumhuriyetin ilk yıllarında sonra dilimize; kompozisyon, politika gibi Latince kökenli sözcükler de girmiştir
Demokrasi en genel tanımıyla halkın halk tarafından yönetilmesi, egemenliğin millete veya halka ait olmasıdır3. Bu çerçevede demokrasi iktidarın halkın elinde olmasına vurgu yapan bir kavramdır. Abraham Lincoln 1864 yılında verdiği bir söylevde demokrasiyi “halkın, halk tarafından, halk için yönetimi” olarak tanımlamıştır4.
Son yirmi yıl içinde vatanımızda bir Kürt kavgası peyda oldu. Kürtler ne istiyor. Öncelikle bu sorunun yanıtını görevliler hiç araştırmaya yanaştılar mı? Yanaştıkları söylenebilir mi
9 EYLÜL 1922 günü saat 11.00 de Türk ordusu İzmir’e girmiş, binbaşı Şerafettin Bey Hükümet konağının ikinci kat balkonundaki Yunan bayrağını indirip yerine Türk Bayrağını çekmiştir. Halk coşku içinde, sevinçle haykırıyor, şarkılar söylüyor, ulusal kahramanı Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı bekliyordur. 3 yıl, 3 ay, 25 gün süren işgal sona ermiştir.
Kapılar; tutulmak, düşünsel veya maddesel olarak girilmek amaçlı bariyerlerdir. Açılabilir, kapanabilir ve geçilebilir olması kapıya duvardan farklı anlam vermektedir. Çağımızda birde akıllı kapılar var ki, onlar daha da farklı, şifreli, parmak izi tanımalı, fotoğraf çekmeli olmaları kapının anlamını daha da değiştirdi. Ancak “kapı gibi” deyimi cümlenin başına geldiğinde anlamı her zaman sağlam ve iyi demektir. Demek ki kapılar sağlamlık belirtisi olarak da kullanılmaktadır.
İlköğrenimini ikmal ettikten sonra, Antep Rüştiye Mektebine girdi. Bahse konu mektepte oku-tulan, Ulum-u Diniye, Türkçe, Arapça, Farsça, Fransızca, Hesap, Hendese, Coğrafya, Tarih, Malumat-ı Nafıa ve Hüsnühat derslerini tahsil etti. Eğitim sürecinin sonunda yapılan bitirme sınavlarında başarılı olarak şahadetname almaya muvaffak oldu.
İşte bu nedenlerle çağdaş dünyada tüketicinin korunması ve bilinçlendirilmesi büyük önem taşımakta, dolayısıyla başta kamu olmak üzere, tüm kesimlerce desteklenmekte ve özendirilmektedir.
Eskiden, Ankara’nın yalnızca Kızılay semtinde üç dört dershane vardı. 1972’de bu dershanelere temeli olmayan, dersleri kavramakta güçlük çeken öğrenciler giderdi. Bizim kuşak, bu öğrencilere zor öğrenenler gözüyle bakardı ve imrenmezdi. Şimdi ise kurumsallaşmış dershanelere, bire bir derslerin (masa başı öğretimin) verildiği çok pahalı dershanelere gitmek büyük bir ayrıcalık sayılıyor. Hatta sıradan bir dershaneye gitmek bile bir ayrıcalık
Hele bir de Anadolu kırsalında, birilerinin taraflara vekâlet etmesi yoluyla, yani evlenecek insanların gıyabında olarak, birer devlet görevlisi olan imamlara nikâh kıydırılarak ve sanki bir din şartı imiş gibi böyle bir uygulamanın halka lanse edilmesi ise tamamen bir cinnettir. Hâlbuki dinde asla böyle bir abes ve saçmalık yoktur