|

Eyüp Şahin Arşiv ve Dokümantasyon
Dairesi Başkanı |

ŞEHİT KOMİSER
AHMET HAMDİ BEY |
Kara zadeler sülalesinden Firdevs ve Aziz oğlu Ahmet Hamdi Bey, 1882 yılında Aydın vilayeti İzmir sancağı Ödemiş kazasında doğdu.
Ahmet Hamdi Bey, ilköğrenimini, Tire kazası Muhkeme İptidaiye Mektebinde, orta öğrenimini ise, Tire Kazası Rüştiye Mektebinde tamamladı. Tire Kazası Telgrafhanesinde gayri resmi surette, telgrafçılık sanatını tahsil etti. Daha sonra, İzmir İdadi Mektebinin üçüncü sınıfına kaydoldu. Bir buçuk sene kadar eğitim gördükten sonra, ailesinin muhtaçlığından dolayı, eğitimini sürdüremedi.
Eğitime devam etmeme kararını takiben, 14 Mart 1903 tarihi itibariyle, ikinci defa olmak üzere askerlik görevi için silâhaltına alınmış ise de, ismine kura isabet etmediğinden ve muayenesinin yapılmamasından dolayı ayrılmak zorunda kaldı. Batı Anadolu’nun, Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine, Kuvayı Milliye birliklerinde ve daha sonra oluşturulan Batı Cephesinde, Milli Ordu safl arında, kurtuluşa kadar savaştı.
Ödemiş tüccarlarının yanında ücreti karşılığında çalışmakta iken, 1908 yılı itibariyle, Ödemiş ve çevresine musallat olan eşkıyalık faaliyetlerinin ortadan kaldırılması için oluşturulan “Gönüllü Takip Müfrezelerine” katıldı. Bir sene kadar eşkıya takibinde bulunduktan sonra, polis mesleğine girmek üzere ayrıldı.
Polis mesleğine alınmasına karar verilmesini takiben, 06 Aralık 1909 tarihi itibariyle, Aydın vilayeti Polis Müdürlüğü kadrosu 4 lira maaşlı polis memurluğu görevine ataması yapıldı. Polis mesleğine girdikten sonra, Aydın vilayeti Polis Müdürlüğünün çeşitli karakollarında ve bazı kazalarında çalıştı.
Aydın vilayeti Polis Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, Aydın Vilayeti İntihap Encümenince, bir üst rütbe olan komiser muavinliği rütbesine terfi ettirildi. Terfi kararı üzerine aynı vilayetin 5 lira maaşlı komiser muavinliği görevine atması yapıldı.
İzmir sancağı Karantina mıntıkasına bağlı Reşadiye Mevkii Karakolunda komiser muavini olarak görev yapmakta iken, Kamil Paşa Kabinesinin idareten yönetimde bulunduğu sırada, bir gece, silahlı olarak, karakolu terk etti. Karakolu terk etmesi ve kanunu süreç içinde görevine dönmemesi üzerine, 24 Kasım 1912 tarihi itibariyle kaydı silinerek polis mesleğinden ilişiği kesildi.
Affa uğradıktan sonra, eski görevine iade edildi. Aydın vilayeti Polis Müdürlüğü İntihap Encümenince, ikinci sınıf komiser rütbesine terfi ettirildi. 03 Ağustos 1914 tarihi itibariyle, Aydın vilayeti Polis Müdürlüğü kadrosu 8 lira maaşlı ikinci sınıf komiserliği görevine ataması yapıldı.
Aydın vilayeti Polis Müdürlüğü kadrosu İzmir sancağında ikinci komiser olarak görev yapmakta iken, istifa talebiyle vuku bulan müracaatı üzerine, istifa talep tarihi olan, 09 Ağustos 1916 tarihi itibariyle kaydı silinerek polis mesleğinden ilişiği kesildi.
Görevden uzakta bulunduğu sırada vuku bulan müracaatı üzerine, Polis İntihap Heyetince, üçüncü defa olmak üzere, polis mesleğine alınmasına karar verildi. Bunun üzerine, 10 Eylül 1916 tarihli atama kararıyla, Aydın vilayeti Polis Müdürlüğü kadrosu İzmir sancağı 10 lira maaşlı ikinci sınıf komiserliği görevine ataması yapıldı. Daha sonra, Denizli Livası ikinci sınıf polis komiserliği görevine ataması yapıldı.
Denizli livası polis kadrosunda ikinci sınıf komiser olarak görev yapmakta iken, 25
Haziran 1919 tarihi itibariyle, polislik görevini terk ederek, Milli Harekete katıldı. Bunun sonucunda, polislik görevini bıraktığı tarihten itibaren, kaydı silinerek polis mesleğinden ilişiği kesildi.
Milli Mücadele’de Komiser Ahmet Hamdi Bey
İzmir’in işgalinden yaklaşık dört saat sonra, Denizli livasında, miting ve protesto ve miting yoluyla, İzmir’in işgaline karşı ilk tepkiler verilmeye başlandı. Nihayet, 29 Mayıs 1919 tarihinde Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi başkanlığında “Denizli Müdafaa-i Hukuk ve Reddi İlhak Cemiyeti” kuruldu. Bu cemiyetin kurulmasında, yöre insanının yanında, Denizli Komiseri Ödemişli Ahmet Hamdi Beyin de önemli hizmetleri oldu.
Ailesini aramak üzere Ödemiş’e gitmiş olan Polis Komiseri Hamdi Bey, Denizli’ye döndü. Dönmesiyle birlikte, gönüllü kaydını yaptırdı. Denizli Milli Hareketinin başı konumunda olan, Müftü Ahmet Hulusi Efendi tarafından müfreze reisi olarak tayin edildi.
Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi ve Denizli Komiseri Ödemişli Ahmet Hamdi Beyin öncülüğünde “Denizli Kuvayı Milliye ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” de kuruldu. Tarihe Aydın Savaşları olarak geçen ve 1919 yılının haziran ayı boyunca süren savaşlarda Aydın Cephesi Milisleri Genel Komutanı Yörük Ali Efendinin solunda yer alan Denizli Milislerinin başında, Ödemişli Komiser Ahmet Hamdi Bey vardı., Komiser Ahmet Hamdi Bey, müfrezesiyle Sarayköy’e geldiğinde, Müslümanlar tarafından merasimle karşılandı. Aynı zamanda, Yerli Rumlar da, Yunan kuvvetlerinin geleceğini var sayarak karşılama merasimi düzenlemişlerdi. Bu gaye doğrultusunda; taklar kurmuş, kurbanlık koçlar da temin etmişlerdi. Komiser Ahmet Hamdi Bey Müfrezesinin Sarayköy’e gelmiş olması, Rumları sindirdi. Bir anda ortadan kayboldular.
Binbaşı İsmail Hakkı Bey, Komiser Ahmet Hamdi Bey Müfrezesinin Nazilli’ye doğru yürüyüşe geçmesini emretti. Komiser Ahmet Hamdi Bey komutasındaki bir keşif kolu Nazilli’ye doğru harekete geçti. Komiser Ahmet Hamdi Beyin Müfrezesi henüz Nazilli’ye ulaşmamışken, şüyu bulan olayların korkusuna kapılan Yunan Komutanı korkuyla birlikte, 20 Haziran 1919 tarihi itibariyle şehri terk etti.
Kuyucak İstasyonuna geldiklerinde Yörük Ali Efenin Müfrezesiyle birlikte Nazilli’ye girdiğini ve kaçmakta olan Yunan askerlerini takibe başladıklarını haber aldılar. Bunu üzerine, Yörük Ali Efe Müfrezesini takiben Komiser Ahmet Hamdi Bey Müfrezesi de Nazilli’ye girdi.
Yunan askerleri 20 Haziran 1919 tarihi itibariyle Nazilli’yi terk etmelerine karşılık, evlerin ve bilhassa ekmek fırınlarının yakılarak tahrip edildiğini gördü. Fırınların tahrip edilmesinden dolayı ekmek olmadığından Nazilli halkı aç ve perişandı. Nazilli’nin asayişini temin eden Komiser Ahmet Hamdi Bey, Milli Hareketin başı konumunda olan Müftü Ahmet Hulusi Efendiye çektiği telgrafta; “Nazilli Açtır. Ekmek ve Un yetiştirin” feryadında bulundu.
Kaçmakta olan düşman kuvvetlerinin takibi sürerken, 23 Haziran 1919 tarihinde, Müftü Ahmet Hulusi Efendinin başkanlığında, Denizli’den getirilen gönüllüler, Komiser Ahmet Hamdi Beyin Müfrezesine katıldılar. Komiser Ahmet Hamdi Bey, Müftünün hayır duasını aldıktan sonra, 24 Haziran 1919 tarihi itibariyle, Nazilli’den ayrılarak, toplanma bölgesine hareket etti.
Mutasarrıf Faik Beyin başka bir göreve atanmasını takiben Denizli Livası Mutasarrıflığı görevine atanan Müştak Bey de Komiser Ahmet Hamdi Beyle sıcak ilişkiler
içinde oldu. Ahmet Hamdi Bey, gönüllü birliklerin yerini düzenli birliklere bırakması üzerine milis görevinden ayrıldı. Menteşe Livası Mutasarrıfl ığı görevine atanan Müştak Beyin talebi üzerine, onunla birlikte Menteşe livasına gitti. Yeni Mutasarrıfın yanında Kahraman Polis Komiseri Ahmet Hamdi Beyin bulunması, kendisini yakından tanıyan Muğla Halkını oldukça heyecanlandırdı. Mutasarrıf Müştak Beyin talebi ve uygun görmesi sonucunda, Temmuz-1920 tarihinden itibaren, Menteşe Polis ve Jandarma Teşkilatının başına geçti.
Denizli Komiseri Ödemişli Ahmet Hamdi Bey, Mayıs-1919 tarihinde yüklendiği ağır ve mukaddes görevin sonunda, düzenli orduların kurulması üzerine, milis kumandanlığı görevinden ayrıldı. Bir müddet Menteşe Mutasarrıfı olan Müştak Beyin isteğiyle, Menteşe Polis ve Jandarma teşkilatının başında bulunduktan sonra, 1921 yılı itibariyle, Milli Ordunun Afyon’da bulunan karargâhı vasıtasıyla Batı Cephesinde savaşmaya başladı. Savaş sırasında ayağından yaralandı. Bir müddet Afyon Hastanesinde tedavi gördü. Tedavisi neticelenmeden, zorunlu olarak Muğla’ya geldi. Uzun Müddet tedavi gördü. Ancak ayağındaki arıza tamamıyla giderilemedi. Bir nebze iyileşmesi üzerine, ailesinin geçimini temin etmek ve çok sevdiği polis hizmetine dönmek
için, Cumhuriyetin Başkenti Ankara’ya gitti. Ankara’da bir polis komiserliği görevine atanma talebinde bulundu. Buna karşılık, kadro gereği olarak kendisine Bilecik vilayeti komiserliği göreve tevdi edildi. Muğla’daki ailesini almak ve Bilecik’teki görevine gitmek üzere yolda iken, 1923 yılı yaz ayında, Muğla yakınlarında vefat etti. Cenazesi Muğla Mezarlığına defnedildi.
Mezarı, 1937 yılındaki şehir düzenlemesi sırasında, ailesinin müdahil olmaması ve sahip çıkanın bulunması üzerine, yeni mezarlığa defnedilmeden eski yerinde kaldı. Burasının da, şehirleşme çalışmalarında yerleşime açılması sonucunda, mezarı yerleşim
yerinin altında kaldı.
Evli olan Ahmet Hamdi Bey biri kız birisi de erkek olmak üzere iki çocuk babasıydı.
Denizli Livası Polis Müdürlüğü emrinde komiser olarak görev yapmakta iken, herhangi bir emir beklemeksizin, gönüllü olarak İstiklal Mücadelesine katıldı. Mücadele sırasında, bizzat cephede ve ateş altında, Milis Komutanı olarak, daha sonraları Milli Ordu emrinde canını tehlikeye atarak ortaya koyduğu hizmetinden dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin ikinci yasama yılında, üçüncü toplantı devresinin, 56’ncı toplantısı, birinci celsesinde yapılan görüşmeler sonucunda, 15 Şubat 1926 tarihinde Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyasıyla ödüllendirildi. Kendisi madalyanın verildiği tarihten önce vefat ettiğinden dolayı, madalyası, oğlu Cengiz Beye verildi.