Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

Trabzon Polis Okuluna Dair Bir Değerlendirme

image002

2.Meşrutiyet ilan olunmuş, sistemin polislerini yetiştirmek için kollar sıvanmış ve bu anlamda başta İstanbul olmak üzere Osmanlı memleketinin çeşitli vilayetlerinde yani Konya, Beyrut, Trabzon ve Bağdat gibi bulunduğu bölgelerini incisi denilecek büyük vilayetlerde polis okulları açılmıştır.

image003

Aynı yıllarda Adana Polis Mektebinin 1. Devre Eğitimine Katılanlar

Meşrutiyet hukuku ülkenin dört bir yanında hâkim kılınacak ise bu hâkimiyeti tesis edecek meslek kuruluşlarının başında da polis teşkilatı gelir. O halde ilk evvel polis teşkilatı Meşrutiyet hukuk düzenine göre yetiştirilmeliydi. Bu yeni polis, Meşrutiyetin değerlerini damarlarına kadar hissetmeliydi. Artık monarşi ve baskı yönetiminin devri bitmişti. Şimdi ise yenilikçi, özgürlükçü, hukukçu ve modern polisinin devri idi. Aslına bakılırsa da 1845 senesinde polis teşkilatı kurulurken eli tüfekli zaptiye askerleri yerine eli tabancalı ve faili meçhul olayları aydınlatmak için Galata’da kurulan polis teşkilatı, Fransız (Paris) polis modeli temel alınarak kurulmuş ve iç güvenliğin modernleştirilmesi amaçlanmıştı. Ancak zamanın değişken şartları Galata ve civarında tesis edilen pilot çalışmanın ülke genelinde yaygınlaşmasını engellemişti. Şimdi ise engeller aşılıyor ve Payitaht’a 1100 km uzaklıkta Karadeniz Bölgesi’nin incisi Trabzon Vilayetine polis okulu açılıyordu.

3 Ekim 1909 tarihli Dâhiliye Nezaretine gönderilen bir yazı, Trabzon’da açılması istenilen polis okulu hakkında bir takım değerlendirmelere yer vermiştir. Bu değerlendirmeler bizlere dönemin bu konudaki zihniyeti hakkında fevkalade ipuçları vermektedir. Belgeye göre:

Anadolu vilayetlerinde ki bunlardan biri Trabzon vilayetidir, burada tatbike konulacak en tesirli ve en mühim ıslahatlardan biri polis okulunun açılmasıdır. Neden polis teşkilatıdır? Belge der ki; Çünkü asırlardan beri devam eden cahillik ve bilgisizlik hastalığı en fazla olarak Anadolu kıtasında görülmektedir. Bu nedenle de polise yakışır vasıf ve sıfatlara sahip adamlar bulmak bu coğrafyada pek güçtür. Bu durumu ilk polis alımları açıkça göstermiştir. Bununla birlikte bu yönde imkân yokluğuna karşı iyi ve düzgün bir idare tesis etmek niyetiyle son derece dikkat ile polis alımları devam etmektedir. Ancak memlekette asayiş ve günlük hayatının sıhhatli bir şekilde devam etmesi için polis tesisi konusunda daha layık çalışmalar hakkıyla yapılamamaktadır. Kaidelerin seri ve makul bir sürede tatbik edilmesi son derece zordur. Bu nedenle de hali hazırda bulunan yani mevcut olan polislerin azar azar ıslah edilmeli ve istenilen düzeye getirilmelidir. Bu husus idarenin vecibelerinden biri olmakla birlikte esasen polis mekteplerine düşmektedir. Ne yazık ki her vilayet merkezinde bir polis mektebi açmak zordur. Keşke her vilayette polis mektebi açılabilse… Ve yine polis mesleğine alınacakların gereken bilgi ve donanımı edinmek için Dersaadet’te polis mektebine gelmeleri de pek zordur ve ayrıca devlet hazinesine külfettir. O halde vilayetlerin bazılarında açılacak olan örneğin Trabzon vilayetinde, polis okulları polis mesleğine alınacak kimseleri belirleme de ve bunların eğitimlerinde aktif rol almalıdır.

Yukarıda bahsi geçen 3 Ekim 1909 tarihli Dâhiliye Nezaretine gönderilen belgede değerlendirmelerine yer veren Mülkiye Müfettişi Seyyid Ali Bey, 4. Osmanlı Ordusu mıntıkası dâhilinde bulunan ve jandarma teşkili için karar verilen ve bu konuda jandarma mektebi açılmış olan Karadeniz’in kıyı vilayetinden Trabzon’da açılacak olan polis okulunun buradaki jandarma mektebi içerisinde tesis olunması görüşüne yer vermiştir. Ayrıca bölgede polisliğe başvuranların alımı ve eğitimi için Trabzon polis mektebinin görevlendirilmesini istemiştir. Yani Giresun, Ordu, Artvin, Bayburt ve Gümüşhane gibi çevrelerde görev yapan polisler Trabzon polis okulunda ıslah edilecekler ve yine bu ve çevre illerden polisliğe alınacak olanlar İstanbul’a gitmeyip de Trabzon’da eğitimlerini tamamlayacaklardır. Böylece mülkiye ve iktisadiye anlamında fevkalade bir iş temin edilecektir[1].

2.Meşrutiyet’in ilan edildiği ve Meşrutiyet polisinin tesis edilmeye çalışıldığı bu dönemlerde polis okullarının polis eğitimine yönelik olan eğitim süresi dört ay kadar uygun bulunmuştur[2]. Bu anlamda Trabzon polis okulunun da eğitim süresinin dört ay kadar olduğunu düşünmekteyim. Bu şu anlama gelmektedir ki Trabzon ve çevre illerden polis mesleğine başvuranlar, Trabzon polis okulunca mesleğe kayıt edilmekte ve burada dört ay kadar eğitim gördükten sonra da mesleğini icra etmek için belli başlı yerlere atanmaktadırlar. Şu hususu da bir kez daha belirtmek isterim ki Trabzon polis mektebi, jandarma mektebi içerisinde eğitim vermektedir. Bu anlamda eğitim sürecinde jandarma eğitiminden veya eğitmenlerinden mümkün olduğu sürece yararlanıldığı kanısındayım. Bu dönemde polis okullarında ağırlıklı olarak Ceza Kanunu, Ceza Muhakemeleri Kanunu, Devletler Hukuku, Polis Nizamnamesi, Tatbikat ve Kitabet, Meslek Terbiyesi, Beden Terbiyesi ve Silah dersleri okutulmaktadır[3]. Görüldüğü üzere polis okullarında okutulan derslerin günümüz polis okullarında okutulan derslerden pek de farkı yoktur. Derslerin muhteviyatı göstermektedir ki meslek disiplini ve meslek hukuku başlıca ana konulardır. Bu derslerin yanı sıra daktilo, ve fotoğrafya gibi derslerin de verildiğini eklemeden geçemeyeceğim.

1907 senesinde Selanik vilayetinde açılan polis okulu, Osmanlı Devleti’nin ilk polis okulu olmuş ve ardı yıllarda memleketin dört bir tarafında polis okulları açılmıştır. Bu okullardan biri olan Trabzon polis okulu, muhakkak ki polis teşkilatını nitelikli polisler yetiştirirken cahilliğinden dem vurulan Anadolu insanının eğitilmesinde ve devlet kademesinde görev almasında müthiş bir katkısı olmuştur.

Osmanlı Polisinin Yemini

Trabzon polis okulu gibi diğer polis okullarından mezun olup göreve başlayacak polis memuru adayları tüm mesleklerde görüldüğü ve günümüzde de devam ettiği üzere yemin ederlerdi. Peki Osmanlı Polisi ne üzerine ve neye yemin ederlerdi? Bir göz atalım.

İlk evvel “Zat-ı hazret-i Padişahî” üzerine yani Padişaha, sonra “Kanun-i Esasi” üzerine yani Osmanlı Anayasasına ve son olarak “Meşrutiyet-i Mübeccele-i Osmaniye” yani aziz Osmanlı Meşrutiyet rejimine sadık kalacaklarına yemin ederlerdi. Devamında Osmanlı milleti ve vatanın selameti için kefil olduklarına, tüm kanun ve nizamlara tamamen uyacaklarına ve kendilerine görev veren tüm kanun ve tüzükleri uygulayacaklarına yemin ederlerdi. Mesleklerinin gayesi olan mukaddes görevlerinin gerektirdiği iş ve hususları yerine getirmekten şeref duyarlardı. Bu polis memurları kendi ve mesleklerinin haysiyetine yakışır hareket edecekler ve görevinin dışında başka emeller peşinde koşmayacaklardı. Yemin belgesinin sonunda ise “…hükümdarı zî-şanemizle idarei meşruta ve Kanunı Esasi ve vazifesi uğrunda indel-iktiza-yı fedayı canı…” yani Trabzon polis mektebi gibi Osmanlı polis mekteplerinden mezun olan polis memuru adayları, yeminlerinin son bölümünde Padişaha, Meşrutiyet idaresine, Osmanlı Anayasasına bağlılıklarını bildirdiği gibi vazifesi uğrunda gerektiği zamanda canını feda etmekten çekinmeyeceklerine dair Müslüman ise Kuranı Kerim, Hıristiyan ise İncil ve Yahudi ise Tevrat üzerine el basarak yemin ederlerdi[4].

Şimdi ise şahsa mahsus olan 15 Ocak 1914 tarihli Gaziantepli Osmanlı vatandaşı ve polis adayı Ahmet Refik Bey’in Yemin Belgesine bir göz atalım. “Karada ve denizde memaliki Osmaniyenin herhangi bir noktasında bulunursam bulunayım Padişahıma ve vatanıma ve Milleti Osmaniyeye sıdk ve sadakatle hidmet edeceğime ve Kanuni Esasi ile bilcümle kavanin ve nizamatı mevzuaya tamamen riayet edip ledelhace vatan ve vazife uğrunda canımı feda etmekten çekinmeyerek ve vazifei mevudemi ahkamı kanuniye dairesinde istikametle ifa edip hiçbir sebep ve suretle talilat izharıyla vazifeden çekinmeyeceğime ve Polis Nizamnamesinde tadad olunan efali makduha bulunmayacağıma Kuranı azimüşşani şahidi adil tutarak kesriha ile Cenabı Hakkın ismi celaline yemin ve kasem ederim[5].” Bu belgeden de anlaşılacağı üzere polis okullarından mezun olduktan sonra polis mesleğine başlamadan önce polis adayları, Padişah, Kanuni Esasi ve Polis Nizamnamesi yani tüzüğüne her nerede olurlarsa olsunlar bağlı kalacaklarına mensup olduğu dinin kutsal kitabına el basarak yemin etmişlerdir. Yukarıda örnekte de Ahmet Refik Bey mensubu bulunduğu İslam dininin kutsal kitabı Kuranı Kerim üzerine el basarak yemin etmiştir. Bu yemin belgeleri personelin özlük dosyasında dahi saklanmıştır.

Bu yazıda kısaca, Trabzon polis okulunun açılmasındaki gerekçe ile polis okullarından mezun olan polis adayların mesleğe başlamadan önce ne şekilde yemin ettiklerini ortaya koymaktadır. Bu anlamda bu yazımın polis tarihine ufak da olsa bir katkı sağlamasını temenni ederim.

[1] Türk Polis Tarihinden Belge ve Fotoğraflar, (edt.) Eyüp Şahin, Arşiv ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Yayınları, Ankara 2012, s. 89.

[2] Türk Polis Tarihinden Belge ve Fotoğraflar s. 111.

[3] Türk Polis Tarihinden Belge ve Fotoğraflar, s. 269.

[4] Türk Polis Tarihinden Belge ve Fotoğraflar, s. 121.

[5] Türk Polis Tarihinden Belge ve Fotoğraflar, s. 269.