Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

Romatizmal Hastalıklarda Kullanılan Testler


Prof. Dr. Murat Turgay

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi

İç Hastalıkları Anabilim Dalı

Kl. İmmünoloji ve Romatolji bilim Dalı

Bugün için, inflamatuvar veya inflamatuvar olmayan 150’yi aşkın romatizmal hastalık tarif edilmektedir. Romatizmal hastalıkların teşhisinde, klinik bulguların değerlendirilmesi esastır. Ancak bazı laboratuvar verileri, klinik bulgularla birlikte ele alındığında değerli bilgiler verebilir. Pratik uygulamada, “ASO, CRP ve romatoid faktör” testleri, romatizmal testler olarak algılanmakta ve çoğu zaman bu test sonuçlarının hatalı olarak yorumlanması, önemli sağlık sorunlarına ve ekonomik kayıplara sebep olmaktadır.

ASO, açık yazılımı ile anti-streptolizin O, streptokok enfeksiyonlarını takiben 1-4 hafta sonra ortaya çıkan, streptolizin O antijenine karşı organizmanın geliştirdiği bir antikordur. Bu test, yalnızca, geçirilmiş bir streptokok enfeksiyonuna işaret eder. ASO testi hastada klinik olarak akut romatizmal ateş veya reaktif artrit teşhisi düşünülüyorsa, anlamlı olabilir. Bazı şahıslarda, streptokok enfeksiyonunu takiben, hastanın yakınmaları ile hiçbir ilgisi olmaksızın, ASO yüksekliği, 6 ay – 1 yıl süre ile devam edebilir. ASO titresinin, yüksek bulunması ile bu yüksekliğin uzun süre devam etmesinin romatizmal hastalıklara sebep oluşturabileceği düşüncesi de son derece yanlıştır.

CRP (C-reaktif protein), bir akut faz proteinidir. Normalde de insan serumunda çok küçük değerlerde bulunur. İltihabi hadiseleri takiben serumdaki seviyeleri yükselmeye başlar. CRP, inflamatuvar romatizmal hastalıklarda, malignitelerde ve infeksiyon hastalıklarında da yükselebilir; bu nedenle herhangi bir hastalığa özgü bir test değildir. Yani, CRP değerinin yüksek bulunması, hemen romatizmal hastalık varlığı anlamına gelmez. Ancak bu test, romatizmal yakınları bulunan bir hastada, hekim tarafından infalamatuvar bir romatizmal hastalığın teşhisi konulurken göz önünde bulundurulabilir veya hastanın takibinde değerli olabilir.

Sıklıkla birlikte istemi yapılan bir diğer testimizde romatoid faktör (RF)’dür. Romatoid faktör, bir otoantikordur ve normal şahısların %2-4’ünde, yaşlılarda ise %10-15 sıklığında RF pozitifliği tesbit edilir. Bu arada, pekçok enfeksiyon hastalıklarında, otoimmün romatizmal ve romatizma dışı hastalıklarda da bulunabilir. Bu nedenle, hekim tarafından klinik bulgularla birlikte göz önünde bulundurulduğu zaman değerli olabilir.

Bu testlerin doğru yerde doğru bir şekilde kullanılması, romatizmal hastalıkların hem teşhis ve tedavisinde gereksiz uygulamaları önleyecek, hem de gereksiz ekonomik kayıplara engel olacaktır.