Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

Polislik-Şahsiyet İlişkisi-1

image002

Bir hukuk ve kanun mesleği olan polislik, polisler için müthiş bir “şahsiyet pekiştirme” kaynağıdır. İdeal insan olmak isteyen her polis ferdi, polisliği çerçeveleyen kuralları içselleştirdiği takdirde, mesleğinin şahsiyetini inşa etme konusunda büyük faydasını görecektir. Polislik-Şahsiyet İlişkisi başlıklı bu yeni yazı serimizde, belli başlı evrensel hukuk/polisiye ilkelerinin, üzerinde düşünülüp karaktere nakşedildiği takdirde, sağlam birer harç olduklarını mevzubahis edeceğiz.

İlkeli yaşamak, omurgalı yaşamaktır. İlkeleri, satırlardan satırlara taşıyanlar, “düal” (ikircikli, zig zaglı, mütereddit) yaşamaktan kurtulabilir. Nitekim bazı meslek mensupları, icra ettikleri mesleğe benimsemedikleri takdirde sırf geçimini sağlamak için devam edebilir. Mesela bir banka memuru, kredilerin felç ettiği insanları görür, üzülür ve fakat hepsi bu kadar…

Bir avukat, yeri gelir, suçlu olduğunu en iyi kendisi bilmesine rağmen müvekkilini ölümüne savunabilir. Şeytan’ın avukatı filmi, bu açıdan manidardır. Bu olumsuzluklar elbette polislik için de geçerlidir. Biz de zaten olumsuz yanlarını değil, olumlu yanlardan bahsedeceğiz.

İlk ilke ile işe başlarsak: “Kanunsuz suç ve ceza olmaz”…

Bir eyleme suç denmesi için onun mevzuatta tanımlanması gerekir. Eylem, tanımlanmış suçlara ne kadar benzer ise benzesin, ne kadar zararlı olursa olsun, sosyolojik/psikolojik…vb. açıdan ne kadar ‘sapma’ bir davranış olursa olsun, kanun suç olarak bu eylemden bahsetmiyorsa, suç için öngörülen prosedür bu eyleme uygulanamaz.

Bu ilkeyi, sadece mesleğinin mesai saatlerine hapsetmeyen (gerçi hapsetse ne olacak, polisin hayatı mesai) polis, “tanımadan tanımlamak” gibi çoğu insanın düştüğü şahsiyet girdabına düşmeyecektir. O; gidecek, tanıyacak, tanışacak, tarafları ‘etraflıca’ dinleyecek, sağlam karar verebilmek için sağlamasını yapacaktır meselenin…

Kısacası, “Kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkesi, polisi (insanı) ölçülü kılacaktır. Bakışı, objektif olacaktır. “Kanunsuz suç ve ceza olmaz”, ifrat-tefrit arasında mekik dokunmaması için “orta” yolu öngören ortak paydadır… Payımıza düşeni alalım…