Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

Polisi Rüşvet Vermek

image002

        Şeref Bey emekli meslektaşımız. Yıllardır tanışırız. Birlikte çok sabıkalı peşinde koştuk. Ankara/Kalecik ilçesinde ve Çevik Kuvvette birlikte çalıştık. Her ikimiz de şark görevimizi Van/Gevaş ve Hakkâri/Şemdinli’de yaptık. Hiç cezası olmamasına rağmen onlarca adli ve idari soruşturma geçirdi.02 Aralık 2008 günü ziyaretimize geldi. Sohbet ettik. Her zamanki gibi ezber bozan yaklaşımları vardı.  Yararlanılması dileğiyle konuştuklarımızı paylaşıyoruz.

          ERCAN: Şeref Bey, yıllarca polislik yaptınız. Halen görevde olan bizlere neler tavsiye edersiniz?

          ŞEREF: “Rüşvet” konusuna dikkat edin.

          ERCAN: Haklısınız. Ülkemizdeki kurumlar arasında kendi çürük elmalarını en çok temizleyen olmamıza ve geçmişe göre daha az bu sorunla karşılaşmamıza rağmen polisin rüşvet alması ve polise rüşvet verilmesi halen önemli bir problem.

          ŞEREF: Söylediklerinizde çok önemli ama ben polisin rüşvet almasını ve polise rüşvet verilmesini değil, ‘polisin ve polisliğin rüşvet olarak verilmesini’ kastettim.

          ERCAN: Affedersiniz. Tam olarak anlayamadım.

          ŞEREF: Polislik nedir?

          ERCAN: Huzur ve güvenlik hizmetidir.

          ŞEREF: Peki polis kimdir?

          ERCAN: Bu hizmeti yapan kamu görevlisidir. Bu arada bir yanlış anlamayı da önlemek isterim. Polis deyimi sadece polis memuru arkadaşlarımızı içermez. Rütbeli rütbesiz tüm teşkilat mensuplarımızı kapsar.

          ŞEREF:  Haklısınız. Rüşvet ne demek?

          ERCAN: Bildiğim kadarıyla ceza kanunumuzda ‘Bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için yarar sağlamasıdır.’

          ŞEREF: Çok iyi. Şöyle de söyleyebilir miyiz? Yani belli bir yarar, çıkar, menfaat v.b doğrultusunda yapmamız gereken görevi yapmamamız veya yine bir menfaatimiz için görevimizin gereklerine aykırı hareket etmemiz rüşvet olur. Doğru mu?

          ERCAN: Aynen öyle Şeref Bey.

          ŞEREF: Pekala. Huzur ve güvenlik hizmetimizin en önemli ayağını toplumun güvenlik hizmetine katkısını sağlamakla birlikte suçla mücadele oluşturur.Öyle mi?

          ERCAN: Evet.

          ŞEREF: Şimdi; polis, suç dünyası ile mücadele etmesi gerekirken ‘aman bize bir şey olmasın’ veya ‘başımıza bir şey gelmesin’ yada ‘bunların arkası güçlüdür, bize zarar verirler’ yaklaşımlarıyla kendi çıkarını düşünerek polislik görevini yerine getirmezse.Bu kendi  çıkarı ve rahatı için ‘Polisliği Rüşvet Vermek’ olur mu olmaz mı?

          ERCAN:Çok ilginç. Peki polisi rüşvet vermek ne demek?

          ŞEREF: Adaletin tesisinde masumun korunması mı daha önemlidir yoksa suçlunun cezalandırılması mı?

          ERCAN: Masumun korunması daha önceliklidir.

          ŞEREF: Şimdi, suç işleyen polisler cezasını alsın ama masum olan polisler de zarar görmesin.

          ERCAN: Yani?

       ŞEREF: Diyelim ki polis görevinin gereklerini yerine getirirken  adalet gayesiyle dokunulmazlara dokunuyor, ve yahut güçlülerin üstünlüğü doğrultusunda değil de hukukun üstünlüğü noktasında görevini yapıyor.

          ERCAN Evet.

          ŞEREF: Ve bu dokunulmazlar ile güçlülerin astlarına haksız saldırıları karşısında, bilhassa polis yöneticileri haklı olan polisinin yanında olması gerekirken ‘aman bana, makamıma ve geleceğime zarar gelmesin’ düşüncesiyle dokunulmazın ve güçlünün haksızlıklarına boyun eğerek polisin haksızlığa uğramasına sebep olurlarsa ‘kendi çıkarları için polisi rüşvet vermiş’ olurlar mı olmazlar mı?

          ERCAN: Neyi kastettiğinizi şimdi daha iyi anlıyorum.

          ŞEREF: Daha bitmedi. İyi niyetli  eleştirilere her zaman açık olmak gerekir. Ama kamuoyunda haksızca polise yapılan saldırılar ve linçe varan tutumlar karşısında ‘haklı da olsa polise sahip çıkarsam bir kısım çevreleri karşıma alır zarar görürüm’ anlayışıyla hareket etmek ‘kendi yararı için polisi rüşvet vermek’ değil midir?

          ERCAN: Şeref Bey, hiç değişmemişsiniz.

         ŞEREF: Zaman ne de çabuk geçiyor. Daha dün komiser yardımcısıydınız bu gün ise şube müdürü. Olur da gelecekte üst düzey yönetici olursanız çok önemli bir tavsiyede bulunmak isterim.

          ERCAN: Memnuniyetle dinlerim. Buyurun.

          ŞEREF: Üst düzey yöneticilikte hem polisliğin hem de tüm polislerin topyekûn rüşvet verilmesi ihtimali var ki en tehlikelisi de bu bence.

          ERCAN: Ne şekilde oluyor bu?

          ŞEREF: Üst düzey yöneticilikte  personelimize, teşkilatımıza ve görevimize sahip çıkmamız gerekirken kendi makamımıza, kişisel çıkarımıza sahip çıkarsak ‘hem polisi, hem teşkilatı, hem de polisliği’ rüşvet vermiş oluruz.Ve zannetmeyin ki kimse görmez, kimse bilmez. Bu teşkilat nice aydınlatılamaz zannedilen olayları aydınlatan polislerle dolu. Varsa eğer kendini rüşvet verenleri mi bilemeyecek?

          ERCAN:Çözüm?
ŞEREF: Cesur Yürek olabilmek. Cesur Yürek kalabilmek.