Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

NİCE ON NİSAN’LARA

 

Polis mesleğinde olanlar bilir,

On Nisan olunca Polisler coşar,

Yüzlerinde neşe, sevinç belirir,

Halka hizmet için engeller aşar.

 

Bin sekizyüzkırkbeş kuruluş yılı,

Polis Teşkilatı ülkemin gülü,

Adalet önünde mazlumun dili,

Zalimin zülmüne bakıp da şaşar.

 

Ayrılmaz hiç, izindedir ATA’nın,

Yurt içinde bekçisidir yatanın,

Gururudur, vatandaşın, Vatanın,

Yurdu, halkı sever, o aşkla yaşar.

 

Nice On Nisan’lar gelip geçecek,

Polis Teşkilatı çok güçlenecek,

Güçlendikçe halk huzura erecek,

Şikayeti olan Polise koşar.

 

Yağmur, çamur, ayaz, her ne olursa,

Polisi bağlamaz, emir gelirse,

Kanun koyucular bunu bilirse,

Polisi kollamak onlara düşer.

 

Böldürmez hiç bu Vatanı soysuza,

Uğursuza, ahlaksıza, hırsıza,

İzin vermez yapılan kanunsuza,

Çağdaş bilgi ile kaynayıp pişer.

 

Cumhuriyet’i  yapmıştır baş tacı,

Gaflette olanı gör, sen de acı,

Ketumî Polise daim duacı,

Hürmete lâyıktır, bu halk, bu beşer.

 

                                 Şükrü Nail ATALAY

                                   Genel Başkan

 

 

                                          HİKMETİ  BURDA

 

                                      Göğsümün üstünde bir ağırlık var

                                      Toplanmış yılların, mihneti burda.

                                      Ara sıra gelen, masûm sancılar

                                      Nasıl da arttırmış, şiddeti burda.

 

                                      Sevgime karşılık, alamadım ben

                                      Doyasıya güzel, saramadım ben

                                      Menzile bir türlü, varamadım ben

                                      Çıkmayan sesimin, hiddeti burda.

 

                                      Tüm yurdu dolandım, gönlüm solmadı

                                      Hep umut devşirdim, torbam dolmadı

                                      Amasya son durak ! dedim olmadı

                                      Demek ki garibin, kısmeti burda.

 

                                      Kahve fincanında, umut aradım

                                      Kendime faydam yok, ele yaradım

                                      Harun’u sorana, her dem karadım

                                      İşte felsefemin hikmeti burda.

  

                                                     H. Harun YÖRGÜÇ