Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

“Mutlu” Polis

 

 

 

image002

Sevgili Arkadaşım;

Koca Yunus günümüzde yaşasa ve polis olsaydı, sanırım şöyle derdi:

” Huzur, huzur vermektir

Huzur, kendine huzur vermektir

Sen, kendine huzur vermezsen

Ya nice çalışmaktır.”

Seninle beraber polis ailesine dâhil olalı tam otuz üç yıl olmuş dostum. Bazen hüzünle, bazen sevinçle nice yıllar nede çabuk akıp geçmiş.

Hadi gel bu sefer biraz dertleşelim.

Biliyor musun? Bu ailenin üyesi olarak benim yıllardır en büyük derdim ne? Herkesin güvenlik ve huzurunun tesisi için çalışanların kendi güvenlik ve huzurlarını yeterince sağlayamaması… Ah ki ah!

Şunu baştan söyleyeyim bu konuda üzerine düşeni fazlasıyla yapan tüm meslektaşlarımı bahsedeceklerimden tenzih ederim.

Sevgili Arkadaşım;

Artık, büyüğünden, küçüğüne hepimizin en önemli ve öncelikli konusu bu sorunun çözümüne katkıda bulunmak olmalı. Birbirini seven, sayan güvenlik ve huzur içinde mutlu bir polis teşkilatı/ailesi için herkes üzerine düşeni yapmalı. Öncelikle de yöneticiler ve en öncelikle de tepe yöneticiler olarak bizler diye düşünürüm hep.

“Kendine, yakınına, hayrı olmayanın başkasına hayrı olmaz.” “Kendi huzurunu sağlayamayan başkasının huzurunu da sağlayamaz”. Hem değil mi ki en önce en yakınlarımızdan sorguya çekileceğiz?

Bu husus, öyle dışarıdan göründüğü gibi çok kolay değil. İçine girmeyen çok bilemez. Bir kere, bu huzursuzlukların o kadar çok nedenleri var ki, sistemden, mevzuattan, görev alanından kaynaklananlar, zor çalışma/çalıştırma şartları, yanlış yöneticilik zihniyeti, polis alt kültürü, ezberlenen olumsuz alışkanlıklar ve düşünceler, toplumsal psikolojinin olumsuz etkileri, yanlış hiyerarşik uygulamalar, birimler ve bireyler arası adaletsizlikler, özlük hakları sorunları, eğitim ile ilgili problemler, toplumsal huzursuzluğu etkileyen her şeyin polis ailesini de etkilemesi vb. say say bitmez

image004

Ha! Birde maalesef bazı yöneticilerimiz sürekli kendi geleceğini ve makamını düşünmeye kodlandığından, personelin ve ailesinin memnuniyetinin de günümüzde böyle bir getirisi olmadığından olsa gerek bu konu hep ihmal ediliyor olabilir sanırım. Bu arada böyle olmayan tüm yöneticilerimizi ve personelimizi de bir kez daha tenzih ederim.

Sevgili Arkadaşım;

Sorunun sebepleri bu kadar çok, sorun da bu kadar büyük olunca insan ilk başta ümitsizliğe düşebiliyor. Bence ümitsizliğe düşmemek ve benim yaptıklarımla/yapacaklarımla ne değişebilir ki dememek gerek. Hz. İbrahim (A.S) ateşe atılırken, ateşi söndürmek için su getirmeye koşan hüdhüd kuşu gibi veya gidemesem de yolunda ölürüm diye hac yoluna çıkan karınca gibi olmak gerek.

Sevgili Arkadaşım;

Diğer bir yandan da polis yöneticisinin başarılı olması, kaliteli hizmet vermesi, üç memnuniyeti oluşturmasına bağlıdır zaten. Personel memnuniyeti, halkın polisten memnuniyeti ve güvenlik alanında hizmet veren diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatımızdan memnuniyeti. Bunların her üçünü de bir arada gerçekleştirebilmek zorlardan zordur. Ne var ki, bahse konu bu üç memnuniyetten birinin eksik oluşu zaten başarının ve kaliteli hizmet üretmenin önündeki en temel engeldir. Ayrıca, bu memnuniyetleri tesis etmek başarılı olmak ve kaliteli hizmet üretmekten önce hepimizin en asli insani vazifesidir de aynı zamanda.

Sevgili Arkadaşım;

Pekâlâ, bu üç memnuniyetten ilki olan personel memnuniyeti ve teşkilat içi huzuru sağlamak, mutlu polis ve mutlu polis ailesini oluşturmak nasıl olacak?

Önce halis niyet. Mutlu polis ve mutlu polis ailesi oluşturulmasının önemini, önceliğini kavramak ve buna niyet etmek, karar vermek. Her daim yüzümüzü maiyetimize ve ailelerine dönük olması. Ayrıca şunu da unutmamalıyız ki, yöneticiler için, personel ve ailesinin memnuniyeti, mutluluğu, hoşnutluğu bizlerden razı olması, aynı zamanda mukaddes bir görev alanı.

Sevgili Arkadaşım;

Bu konuda en büyük ve tesirli araç kesinlikle samimiyettir. Unutulmamalıdır ki, yapmacık, reklam kokan, tribünlere oynayan, şirinlikler yapan, insanlar beni sevsin diyen ve dahi insanların sevgisini başka amaçlara alet eden, suistimal eden her yaklaşım tam tersi sonuçlar doğurup personel memnuniyetsizliğini ve huzursuzluğunu daha da artıracaktır.

Sevgili Devrem;

Maiyetimizin bize emanet olduğu düşüncesiyle ilk önce personelimizin can güvenliği için her türlü tedbiri almalı ve aldırmalıyız. Biliyorsun, polisiye en önemli hizmet insanların can güvenliğinin sağlanmasıdır. Kendini koruyamayan polis, başkasını koruyamaz.

Sevgili Dostum;

Zor meslektir şu polislik. Bazen şehit oluruz, bazen gazi. Bazen linç edilmeye çalışılırız. Toplumsal olaylarla, ruh hastalarıyla, akıl hastalarıyla uğraşmak ayrı bir sıkıntıdır. Silahlı saldırılar, çatışmalar ve saymakla bitmeyen mesleğimizin zorlukları.

İşte! En hassas noktada burasıdır. Yani, tüm zor anlarında yöneticiler olarak personeli yalnız bırakmamak, taşın altına elini hatta gerekirse tüm bedenini koymak gerek öncelikle. Personeline sıkı sıkıya bağlı ve personel indinde sıkı sıkıya bağlı olduğu polis müdürü olabilmek.

Varsa eğer, aman bana bir şey olmasın, önce kendimi bir garantiye alayım zafiyetinden kurtulmak gerek. Temsil insanı olmalıyız söylediklerimizi önce kendimiz uygulamalıyız. Ve bunu yaparken profesyonellikten, uzmanlıktan asla ayrılmamak.

Her hadisede personelin iş güvenliğini birinci planda tutmak. Onların adli ve idari zarar görmelerini önleyecek tüm tedbirleri almak ve alınmasını sağlamak.

 

 

 

Değerli Arkadaşım;

 

 

 

Mesleğimizin görev alanından kaynaklanan en önemli sorunlarımızdan birisi de suçla mücadele eden/etmesi gereken polisin sıklıkla adli ve idari yönden suçlu durumuna düşmesidir. Suça bulaşmasıdır. Arkasından gelen bazı intiharlar, cezaevine düşmeler, meslekten çıkarılmalar vb. Polisimizin meslek ve özel hayatında suçtan arındırılması, suç işleyip zarar görmemesi içinde azami gayret göstermeli ve her türlü tedbiri almalıyız. Islah edici olmalıyız.

 

 

 

Sevgili Arkadaşım;

 

 

 

Mevzu hem çok önemli hem de çok boyutlu olunca daha asli konuya giremedim, anlatmak istediklerime başlayamadım bile. Teşkilat içinde huzurlu bir ortam oluşturmak için yapılması gerekenler, personelimizin ve ailelerinin ve çok sevdiğim polis çocuklarının mutluluğu için yapabileceklerimiz.

Neyse bir daha ki mektubumuzda bu konuda buluşmak üzere,

Esenlikler dilerim.