Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

Mesleğini Severek Yapan Trafik Polisi

image002

Yaşadığımız dünya da; Eğitim, sağlık, iş, ekonomik,  kişisel ve Psikolojik gibi birçok sorunla karşılaşırız… Bu sorunlarla başa çıkmak için harcadığımız çaba da,  hayatımızı olumsuz bir şekilde etkilemektedir… En çok da iş hayatında ki sorunlar insanı yorar… 

Bir insanın yaşamını sürdürebilmesi için,  bir işinin olması ve yaptığı bu işin karşılığında da geçimini sağlayacak bir ücreti kazanması gerekir. Kişinin para kazanmak için aldığı eğitimler sonucunda yapmış olduğu iş, onun mesleğidir… 

İnsanların bir kısmı sevdiği mesleği seçerken, bazıları da sevmediği mesleği seçmek zorunda kalabiliyor… Meslek seçiminin birçok nedeni vardır. En önemli nedenlerinden biriside mesleğin gerektirdiği  eğitimin alınmasıdır…. Yani bazı meslekler için mutlaka diploma gereklidir… 

İnsanın sevmediği bir mesleği yapmak zorunda kalması ne kadar zor bir şeydir… Mesleğini sevmeden yapan kişilerin mesleğinde çok da başarılı olduğu söylenemez. Çünkü sevmediği mesleği yapmak zorunda kalan kişilerin, çalışmaya karşı isteksiz, verimsiz, yaptığı işle ilgili yeniliklere direnen, işe zamanında gelip gitmeyen,  gergin, sürekli iş değiştirme çabası içinde oldukları görülür. Bu durumu iş arkadaşlarına, ailesine ve çevresindeki her kese yansıtırlar… Başarısız ve mutsuzdurlar.

Bunun yanında sevdiği mesleği yapanlar ise her zaman başarılıdır ve mutludur. İşini severek ve isteyerek yaptığından işiyle ilgili yeniliklere açıktır, işe severek gider gelir, iş arkadaşlarıyla, ailesiyle ve çevresiyle uyumludur… Kariyerinde ilerleme elde eder. Sürekli çaba içerisindedir. Bu çabasından dolayı işvereni de, ondan memnundur.

image004Bazı meslekler vardır ki;  sevilmeden asla yapılmaz. Bunlardan biriside polislik mesleğidir. Gerçekten zor bir meslektir. Her meslekte olduğu gibi polislik mesleğini de severek yapanlar hem kendilerini hem de çevresinde kilerini mutlu ederler. Bir örnek vermek gerekirse…

Mesela; yaklaşık 12 yıldır gözlemlediğim Ankara da Milli Müdafaa Vekâletler Cadde Kavşağında görev yapan Trafik Polisi gibi. Bu kadar uzun zamandır o kavşakta görev yapan Trafik Polisini birkaç gün önce bir tanıdığımla konuşurken gördüm ve isminin İsmail Bayram ULUSAN olduğunu yıllar sonra tanıdığım kişiye sorarak öğrendim.  O trafik Polisi, benimde aynı meslekte olduğumu bilmeden hemen hemen her gün geçmem gereken o kavşakta her kese verdiği selamı gülerek bana da vermesine rağmen ismini bilmiyordum… 

Çok severek ve isteyerek seçtiğim mesleğimi onun kadar iyi yaptığımı söyleyemem… O trafik polisini ilk gördüğüm günden bugüne kadar elinde telsizi, koltuk altında ajandası, sırtında pırıl prıl tertemiz üniformasıyla sabırlı bir şekilde trafiğin düzenini ve yayaların güvenli bir şekilde geçmesini sağlamaktadır. Akşam kararlığında bile nereden çıkacağını kestiremezsin tam kavşaktan geçeyim derken onu karşında görürsün ve güvenli bir şekilde geçmenizi sağlar… O, oradaysa mutlaka trafik düzenlidir, sorun yoktur, korno sesleri yoktur. O olmadığı zaman o kavşaktaki kargaşa hemen göze çarpar… Arabaların korna sesinden o gün onun görevli olmadığını hemen anlaşılır… 

Evet, yıllara meydan okuyamıyor insan. Yıllar geçtikçe o Trafik polisinin hareketlerinde biraz yavaşlama oldu, kilo aldı, saçlarına aklar düştü ama o görev yapış şekli hiç mi hiç değişmedi. Aksine tecrübesi artıkça daha bir sabırlı daha bir güler yüzlü oldu… Kolay mı yıllardır yoğun olan bir kavşakta görev yapmak. Beden dilinden onun mesleğini ne kadar çok sevdiği hemen anlaşılıyor.

Aynı meslekte olmamıza rağmen, benim kim olduğumu bilmeden onun görev yapış şeklini o kavşaktan geçtiğim sıralarda hayranlıkla gözlemledim… Karda kışta, soğukta, yağmurda, fırtınada görevini layıkıyla yapan bu trafik polisini takdir etmemek mümkün değil… Evet, bunu ancak mesleğini seven birisi yapar. Eğer ki o görevini sevmeyerek yapmış olsaydı bu kadar zor bir göreve gelmek istemezdi, kavşakta trafik problemleri yaşanır, yayalarla, sürücülerle sorunlar olurdu. Yüzündeki o tebessüm hiç olmazdı. Bu kadar uzun süre de aynı yerde görev yapmazdı…

SONUÇ OLARAK; meslek seçimi çok önemlidir. Bir kimse mesleğini seçerken, hiçbir etki altında kalmadan en iyi yapabileceği ve beklentilerini en iyi karşılayacağı mesleği seçebilmelidir. İş ve özel hayatındaki başarısı ve mutluluğu buna bağlıdır. Doğru ve isabetli mesleği seçmesi kişinin hayatının kalitesini ve mutluluğunu etkiler. Verdiği hizmetten faydalananlar da ondan memnun olurlar… Dolayısıyla kişinin severek ya da sevmeyerek yaptığı işinden dolayı, işveren, ailesi, iş arkadaşları, hizmetten faydalananlar gibi birçok kişi etkilenir…