Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

Görevi Esnasında Saldırı ve Kazalar Sonucu Hayatlarını Kaybeden Polisler

Untitled-1

Bilindiği üzere polislik mesleği dünyanın her yerinde en tehlikeli meslekler grubunda yer almaktadır. Doğası gereği suç ve suçlularla mücadele eden polisler görevlerini ifa ederken kendi hayatlarının da tehlike altında olduğunun bilincindedirler. Ne var ki polisler, yıllar boyunca süren ve rutine bağlanan uygulamalar ve işlemler sonucunda istenmeyen sonuçlara maruz kalabilmekte, vatandaşların can ve mal güvenliğini ve kamu düzenin sağlayıp, kanuna karşı koyanları adalete teslim etme noktasında kendi canlarından da olabilmektedirler. Buradan da polisin görevlerini ifası sırasında öncelikle kendi can güvenliğini sağlama noktasında meslek yaşamı boyunca tedbiri elden bırakmaması, işe gittiği her günün son günü olabileceği, müdahale ettiği her olayın ardından canının da tehlike altına girebileceği olgusunun farkında olması gerekmektedir. İşte bu farkındalığı sağlamak adına yıllık olarak polis cinayetleri, polise fiziki saldırılar, kazalar sonucu oluşan polis ölümlerini istatistiksel olarak yayınlanmakta ve geride kalan polislere hangi olayın nerede, ne zaman (Saat, gün, ay), nasıl, niçin meydana geldiği, hayatlarını kaybedenlerin o andaki görev şartlarını, kaç memurla beraber görevde olduklarını, araç içinde mi dışında mı saldırıya uğradıklarını, yaş ve mesleki kıdem durumlarını, cinsiyet durumlarını, hangi tür olayda hangi silahın kullanıldığını, hangi tür silahlarla nerelerinden yara aldıklarını, kendi silahları ile mi vuruldukları, olay sırasında silahlarının çalınıp çalınmadığı, müdahale şekillerini, memurların atış sayılarını, memurların gece ve gündüz isabet oranlarını, POLİS KATİLLERİNİN yaş grubu, cinsiyet grubu, sabıka durumu hakkında bilgileri aktarılarak, her acı olaydan bir ders çıkarılması sağlanabilmektedir. Buna benzer bilgilerin personelinin açıkları ortaya çıkacağı ve sanki yönetim zafiyeti varmış hissi uyandırılacağı, toplumda prestij kaybına uğranacağı kaygısı ile ya hiç toplanmaması ya da toplanmışsa da personele duyurulmaması ve bu hayati bilgilerin teşkilat çalışanları ile paylaşılmaması belki de ileride olabilecek benzer olaylarda görevlilere hayatlarını kurtarabilecek çok değerli ipuçlarının da memurların faydalanamayacağı anlamına gelmektedir.

Aşağıda ABD, FBI (Ferderal Bureau of Investigations) tarafından hazırlanan ‘Law Enforcement Officers Killed and Assaulted 2000’’raporu ile 1991-2000 yılları arasındaki 10 yıllık dönemde meydana gelen polis ölümleri (kasten ve kazaen) ve polise yönelik fiziki saldırılar mercek altına alınmış olup, buradaki bilgiler ışığında ve polisliğin temel ilkelerinin evrenselliğinden de yola çıkarak İl Emniyet Müdürlüklerimiz ve Polis Eğitim Birimlerimizin Polis Temel Eğitimi ve hizmet içi eğitimleri gözden geçirebilecekleri değerlendirilmektedir.

   KURBAN POLİSLERİN PROFİLLERİ

Dönem içerisinde (1991-2000) hayatını kaybeden 644 Polis Görevlisinden 621’ i erkek 23’ ü bayan olduğu dikkate alındığına polislik mesleğinin bayanlar açısından da tehlikeli bir meslek olduğu konumunu koruduğu anlaşılacaktır.

Kurbanların yaş ortalamasının 36 olduğu ve öldürülen 421 polisin 5 yıl üzeri hizmette olduğu, ortalama hizmet sürelerinin 9 yıl olduğu da dikkate alındığında meslekte kıdemli olmanın sanılanın aksine güvende olmakla eşdeğer olmadığı aksine her yaştan ve kıdemden polisin tehlike altında olduğu anlaşılmaktadır.

Hayatını kaybeden Polislerin 460’ı üniformalı iken hayatlarını kaybetmeleri özellikle devriye hizmetlerinde olaylara müdahalede tehlikenin önemini vurgulanmaktadır. Bakınız ( Table 24 Law Enforcement Officers Feloniously Killed Profile of Victim Officers, 1991-2000 ) 

KULLANILAN SİLAH TÜRLERİ İTİBARİ İLE POLİS CİNAYETLERİ

1991-2000 yılları arasındaki periyotta görevi başında hayatını kaybeden 644 Polisten 601’i (%93.3) ateşli silahlarla öldürülmüş, (%70.2’si tabancalarla, %17.7’ si tüfeklerle ve %5.4’ ü de av tüfekleri ile) %.6.7’ si de bıçak gibi diğer aletlerle öldürülmüşlerdir. Aynı dönemde 51 polis kendi silahları ile katledilmiş, 142 kurban ise ölmeden önce kendi silahlarını ateşleyebilmişler fakat bu yeterli olmamıştır. Ayrıca ölen 104 polisin silahları da katilleri tarafından çalınmıştır. Bakınız Table 4 € Law Enforcement Officers Feloniously Killed Type of Weapon, 1991-2000

       ALINAN SİLAH YARALARININ YERLERİ İTİBARİ İLE POLİS CİNAYETLERİ ve ÇELİK

      YELEK KULLANIMI SIRASINDA MEYDANA GELEN POLİS CİNAYETLERİNİN ANALİZİ 

10 yıllık dönemde ateşli silaha maruz kalarak hayatını kaybeden 601 polisten 431’ inin baş ve göğüsten vurulmaları, saldırganların; görevlilerin çelik yelek kullandıklarını bildiğini ve yeleğin etkisini kırmayı amaçladıkları ve doğrudan memurun hayatına kastettiklerini ortaya koymaktadır. Cinayetlere kurban giden ve çelik yelek giyen 295 polis görevlisinden 168’i baş bölgesinden, 109’u üst gövde bölgesinden,16’ sı da yeleğin alt bölgesinden yara almışlardır. Çelik yeleklerine rağmen üst gövde bölgesinden yara alarak hayatını kaybeden 109 kurbandan 46’sı mermilerin çelik yeleğin yan boşluklarından girmesi sonucu hayatını kaybetmiştir. İlave olarak ölen 109 polisten 35’ i yeleğin üst kısmından alınan yaralarla hayatını kaybederken, 20 ‘si de mermilerin çelik yeleği delip geçmesi ile hayatını kaybetmiştir. Aynı dönemde yine çelik yelek giyen 12 polis tabancadan ziyade ağır silahlarla hayatını kaybetmiştir. Kurbanların çelik yelekleri olduğu halde katledilmeleri çelik yeleğin faydalı olmadığı şeklinde yorumlanmaması, aksine çelik yeleğin önlediği ölümler ve yaralanmalarda dikkate alındığında havanın sıcaklığına, veya yeleğin vücudu sıkmasına aldırmadan mutlaka giyilmesi gerekliliğini ortaya çıkmaktadır. Bakınız: Table 8 € Law Enforcement Officers Feloniously Killed by Firearms

Location of Fatal Firearm Wounds, 1991-2000 Table 9€Law Enforcement Officers Feloniously Killed by FirearmsLocation of Fatal Firearm Wounds While Wearing Body Armor, 1991-2000

Untitled-3

MÜDAHELE EDİLEN SUÇ TÜRLERİ VE GÖREVLENDİRMELER İTİBARİ İLE POLİS CİNAYETLERİ

1991-2000 Arasındaki Polis Cinayetlerinin  % 50 sinin kurban Polisler cinayet öncesinde yardım alsalar da tek başlarına bulunduğu anlaşılmaktadır. İlave olarak Kurbanların %14.6 sı mesai dışındaki zamanlarında ya göreve çağrıldıklarında ya da kendiliklerinden olaylara müdahale ettikleri sırada hayatlarını kaybetmişlerdir. Burada üzerinde durulması gereken husus hayatlarını kaybeden görevlilerin % 50 sinin 2.bir görevli ile beraber olmalarıdır. Bu da bize ‘’TEMASveKORUMA’’memurlarının rollerini çok iyi bilmeleri gerekliliğini ortaya koymaktadırBakınız . Table 21 Law Enforcement Officers Feloniously Killed Type of Assignment by Circumstance at Scene of Incident, 1991-2000

LPD (The Los Angeles Police Department) tarafından yapılan bir araştırmaya göre; polisin girdiği silahlı çatışmaların %37’ sinin, müdahalenin ilk birinci dakikasında başladığı, %30’ unun da müdahalenin daha 30 ncu saniyesinde başladığı anlaşılmıştır. Buradan da görevlilerin olaylara müdahale ederken olayın niteliğine göre silahlarını mutlak suretle emniyet mandalları açık ve tam dolu hale getirmeleri gerekliliği anlaşılmaktadır.

Ayrıca yine NYPD (Newyork Police Department) tarafından yapılan istatistikî çalışmaya göre çatışmalarda polisin isabet oranı sadece %14-%18’ lerde kalırken saldırganların isabet oranının % 90 larda olmasının saldırganların polise karşı hazırlıklı oldukları ve taktik avantaj üstünlükleri bulunduğu unutulmamalıdır. FBI’ın 1997 raporunda da belirtildiği üzere saldırganların % 47’ sinin en az 2 kişi oldukları ve müdahaleye başlar başlamaz çatışmanın çıktığı da dikkate alındığında, müdahale sırasında sadece saldırgana odaklanmamak aynı zamanda 2. bir silahlı şahsın da etrafta olabileceği unutulmamalıdır.                                                                      

OLAYLARIN MEYDANA GELİŞ ZAMANI İTİBARİ İLE POLİS CİNAYETLERİ ANALİZİ

Yapılan 10 yıllık araştırmaya göre polis cinayetlerinin %59.1’i akşam 18.00- sabah 06.00 saatleri arasında işlenmiştir. En çok polis cinayeti işlenen 6 saatlik dönem ise akşam 20.00 ile sabah 02.00 arasında, en az polis cinayetleri ise sabah 04.00 ile sabah 08.00 saatleri arasında işlenmiştir.

Ölümlerin özellikle akşam saatlerinde yoğunlaşması incelendiğinde;

1-Görevlilerin, ani değişen görüş şartlarına (karanlık ortama) gözün adapte olmasının 45 dakikaları bulduğu,

2-Özellikle silahlı çatışma esnasında gözlerin saldırganın silahının bulunduğu bölgeye odaklandığı (Tünel bakışı) bunun da görüşü %30 lara düşürdüğü, görüş azlığına paralel olarak da isabet oranlarının gündüze göre %20 azaldığının dikkate alınmasını,

3-Fener kullanımında, fenerin sürekli açık tutulmasından ziyade aralıklarla yakılarak kapalı olduğu dönemde hedefe yaklaşılmasını,

4-Karanlık bölgelere girerken memurların üzerlerinde fosforlu türlerden malzemeler bulunmamasını,

5-Gözü kamaştıracağından fenerin merceğine doğrudan bakılmamasını,

6-Gece şartlarında olaylara müdahale, ev-araç ve şahıs aramaları, el fenerli atış teknikleri, süratli atış teknikleri eğitimlerinin gözden geçirilmesinin yerinde olacağı değerlendirilmektedir. Table 12 Law Enforcement Officers Feloniously Killed Time of Day, 1991-2000

1991-2000 döneminde ateşli silahla hayatını kaybeden 644 memur arasında %95’ i 6 metrenin altındaki %75 i 3 metrenin altındaki ve %50 si 1,5 metrenin altındaki mesafeden vurulmuşlardır.

Ölümlerin yarısının 1,5 metrenin altında gerçekleşmesinden polisin özellikle durdurma, kimlik sorma, yoklama arama, yakalama, araç durdurma ve trafik kontrolleri yetkilerini kullanırken; en üst seviyede dikkatli olması, şüphelinin vücut dilini ve tehlike içeren uyaranlarını okuyabilme yeteneklerinin geliştirilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte genelde polis eğitimi sırasında verilen 25 metre mesafeden nişan alınarak atış eğitimlerinin tekrar gözden geçirilerek polise yakın mesafeden şimşek gibi bir hızla silah çekme ve harekete karşı hareket dezavantajını lehlerine çevirme ve hareketli hedeflere karşı atış kabiliyetlerinin arttırılmasının, uygun kılıf taşımalarının sağlanmasının önemi ortaya konulmaktadır. Bakınız:Source: FBI  “Law  Enforcement Officers Killed and Assaulted” 2000 Distance Between Victim Officer and Offender, 1991-2000                       

               

OLAY YERLERİ İTİBARİ İLE POLİS CİNAYETLERİ

Dönem içerisinde saldırıya uğrayan 644 Polisin 103’ü aile içi şiddet, çevreye rahatsızlık verme olaylarına müdahalede, 211’i yakalamalar sırasında 106 ‘sı şüpheli şahıs sorgulamaları sırasında, 89’ u kurulan pusularda,101’ i Trafik kontrollerinde ve araç takiplerinde ve 8 tanesi de akli dengesi bozuk şahısların kontrolü sırasında hayatlarını kaybetmişlerdir.

Bu verilerden yola çıkarak kurban polislerin  %85 gibi büyük bir oranının rutin polis çağrılarına cevap verirken ya da rutin araç kontrollerinde hayatlarını kaybettikleri anlaşılmaktadır.

Polis ölümlerinin % 10’unun aile içi şiddet çağrılarına müdahale sırasında işlendiği ve ölümlerden % 40’ının da daha memurlar eve yaklaşmadan evin dışında meydana geldiği, buradan da;

1-Şüphelilerin polise karşı hazırlıklı olabileceklerinin unutulmaması,

2-Olay mahalline ulaşmadan önce aracın belli bir mesafede bırakılarak eve yaya olarak gidilmesi,

3-Evin etrafının gözlemlenmesi, camlardan içeri doğrudan bakılmaması, evin etrafında saldırı ihmaline karşı siper alınacak alanların tespit edilmesi, içeriden seslerin hangi odadan geldiğinin anlaşılmaya çalışılması

4-Kapı çalındığı halde ev sakinlerinin çağrıya cevap vermemesinin veya kapıyı geç açmalarının içeride bir şeyi sakladıkları ya da memurlara karşı hazırlık yapabilecekleri izlenimini vermesini,

5-Şüpheliyle arkadaşça olunmaması, taktik duruşun bozulmaması, şahısların genelde alkol ve uyuşturucu almış olma ihtimallerinin yüksek olduğunun unutulmaması,

6-Eve girmeden önce aile bireylerinin içinde bulunduğu travma hali ile saldırganın eş ve çocuklarının polise direnebileceğinin dikkate alınmasıdır. (Araştırmalarda Aile iççi şiddet olaylarındaki Polis Katillerinin % 57’ sinde duygusal travma ve intihar eğiliminin olduğu gözlemlenmiştir)

7-Polislerin eve girdiklerinde saldırganın silah olarak kullanabileceği araç ve gereçlerin bulunduğu mutfak ve yatak odası gibi odalardan uzak durmaları dikkate alınarak görevlilerin kendilerine yönelik mukavemetin olabileceğini unutmamaları,

8-Ev sakinlerinin vücut dilleri ve tehlike işaretleri dikkatle takip edilmeli

9-Aile fertlerine kötü muamele olaylarına müdahale eden polislerin katilleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre katillerin %24’ ünün uyuşturucu, %12’ sinin alkol, %41’ inin de hem uyuşturucu hem de alkolün tesiri altında oldukları anlaşıldığı dikkate alınmalıdır.

10-Eve girildiğinde tüm ev sakinleri birbirlerinden ayrı tutulmalı, aralarında tartışma olanların ev içerisinde serbestçe dolaşmaları engellenmelidir.

11-FBI’ın araştırmasına göre polis katilleri ile yapılan mülakatlarda katillerin öldürdükleri polisler hakkında ortak görüşünün, polislerin yeterince otoriter ve kararlı olmadıkları, hatta daha da ileri giderek kendi ölümlerini kendileri istedikleri noktasına geldikleri değerlendirmesini yaptıkları da dikkate alındığında ev içerisinde kontrolün mutlaka müdahale eden polislerde olması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Meydana gelen ölüm olayların % 15’ inin trafik kontrollerinde ve araç takiplerinde meydana gelmesi ayrıca manidardır. Yıl içinde yapılan tüm araç takiplerinin % 40’ ının bir şekilde kaza ile sonuçlandığı, % 20’ sinin yaralamalı,     % 1’ inin de ölümlü kazalardan meydana geldiği değerlendirildiğinde ve dönem içinde çeşitli kazalar sonucu hayatını kaybeden 643 polisten 404’ ünün trafik kazalarında hayatlarını kaybettiği görüldüğünde özellikle yüksek süratli araç takiplerinde meydana gelen yaralanma ve ölümleri önlemek için teşkilat genelini kapsayan;

Untitled-2

1-Takibe başlanılacak araca en yakın mesafeye gelinmeden siren ve tepe lambasının çalıştırılmaması,

2-Takipteki araçlar arasındaki görev dağılımının yapılması,

3-Takip edilen araçla arada 4 saniye mesafe bırakılma kuralını,

4-Takip edilen araca hangi şartlarda silah kullanılacağı,

5-Yol bloklarını nerelerde ve hangi durumlara kurulacağını,

6-Gündüz ve gece, hava şartlarının durumuna göre yüksek hızlı takiplerin nasıl ve hangi şartlarda başlatılacağı ve sonlandırılacağını içeren ayrıntılı bir standart araç takip prosedürünün hazırlanmasına gereklilik olduğu açıktır. Ayrıca her ilde belirli sayıda personelin ileri sürüş teknikleri eğitimini almasında da fayda görülmektedir.

Ayrıca tüm polis ölümlerinde hayatını kaybeden 7 polisten birinin istirahatlı zamanlarında olmaları incelendiğinde, polislerin yasalarımız gereği bulundukları mülki sınırlar içerisinde bir suçla karşılaştıklarında yerine ve branşına bakılmaksızın 24 saat görevli oldukları da dikkate alındığında;

1-Görevlilerin istirahatlı zamanlarında da olsa mutlaka beraberlerinde görev silahlarını bulundurmaları, polis olduklarını belli edecek kıyafet giymekten ve davranışlardan kaçınmaları,

2-Silahlarını el çantası gibi yerlerde taşımamaları zira çantanın saldırganın eline geçmesi halinde saldırganın artık silahlı hale geleceğinin unutulmamasını,

3-Silahlarını iyi kamufle etmeleri, silahın emniyetinin açık bulundurulması gerektiği

4-Eğer silahları yanında yoksa özellikle silahlı saldırganlara müdahale etmemeleri, sadece şüphelilerle ve araçları hakkında iyi birer gözlemci olmaları ve onlar hakkında notları hafızalarına almaları,

5-Müdahale öncesinde saldırganın yalnız olmadığından emin olmaları zira müdahaleler sırasında hayatlarını kaybeden polislerin büyük çoğunluğunun hedef alınan saldırganın memur tarafından görülemeyen ikinci bir saldırgan arkadaşı tarafından vurulduğu,

6-Özellikle silahlı soygunlarda polis olduğunun anlaşılmaması adına saldırganın talebi halinde verilmek üzere karşı tedbir olarak polis kimliğinin içinde olduğu 2. bir cüzdan taşınması, saldırgana para ve kredi kartlarının içinde bulunduğu 1.cüzdanın verilmesinin daha uygun olacağı,

7-Olaylara müdahale ederken beraberinde bulundukları ailelerini ve etraftaki sivilleri de dikkate almaları,

8-Ailelerine görev haricinde çatışmaya girmeleri haline ne yapmaları gerektiğini önceden öğretmeleri,

9-Resmi ekiplerin olaya müdahalesi olduğunda, yanlış anlamalara sebebiyet vermemek için kendi silahlarını gizlemeleri ve kendilerini gelen resmi polislere yüksek sesle tanıtmaları, gelen resmi polis tarafından verilen komutlara uyulmasını ve ani hareketlerden kaçınılmasını, ortaya çıkmaktadır.

Tüm bu veriler ışığında polisliğin sanılanın çok ötesinde tehlikeli bir meslek olduğu ve müdahale edilen her çağrıya mutlak suretle teyakkuzlu bir şekilde müdahale edilmesinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır Bakınız: Table 19 Law Enforcement Officers Feloniously Killed Circumstance at Scene of Incident, 1991-2000

POLİS KATİLLERİNİN PROFİLLERİ

Dönem içerisinde meydana gelen 644 Polis cinayeti olayının bilinen 845 faili hakkında yapılan incelemede katillerin %97 gibi büyük bir oranla erkek olduğu, %75’ inin de 40 yaş altı grupta olduğu görülmektedir. Table 25 Law Enforcement Officers Feloniously Killed Profile of Known Assailants, 1991-2000 

 POLİSLERİN GÖREVİ BAŞINDA SALDIRIYA UĞRAMALARI

Dönem içerisinde fiziksel saldırıya uğrayan toplam 603.070 polisin  %31.3’ ü (188.760) aile içi şiddet ve çevreye rahatsızlık verme olaylarına müdahale, %22.0’si (132.675 ) yakalamalar, %11.6’ sı ( 69956) şüpheli ve tutuklu nakli sırasında %9.8’ i (59.100) şüpheli şahıs sorgulamaları sırasında %0.5’ i (3.000 ) pusularda %1.5’ i   (9046 ) akli dengesi bozuk kişilerin kontrolünde, %9.7 si (58.479) trafik kontrolünde ve araç takiplerinde ve      %12.2 ‘si (73.754)  de diğer olaylarda saldırıya uğradıkları ve toplamda da tüm saldırıların %32’ sinin memurların yaralanması ile sonuçlandığı tespit edilmiştir. Bu tabloda bize Polis Savunma Taktikleri eğitimlerinin sadece temel eğitim kurumlarında verilenle kısıtlı kalmayıp tüm meslek yaşamı boyunca tazeleme eğitimleri ile pekiştirilmesinin ne kadar hayati önem arz ettiğini ortaya koymaktadır. İlave olarak ta PST bilgisi ve yeteneklerinin her türlü terfi, yurt dışı görevlendirme gibi personelin kariyerine etki eden durumlarda seçilme kriterleri arasına alınmasının ve ilave olarak ta performans puanlamasında etkisinin arttırılmasının kendilerini her zaman taze tutma anlamında motive edeceği değerlendirilmektedir. Bakınız Table 36 Law Enforcement Officers Assaulted Type of Weapon by Number of Assaults and Percent Injured, 1991-2000

GÖREVİ ESNASINDA KAZALAR SONUCU HAYATLARINI KAYBEDEN POLİSLER

Ateşli silahlar veya kesici aletle öldürülmelerin yanı sıra dönem içerisinde 643 polis görevlisi, görevleri esnasında meydana gelen kazalar sonucu hayatını kaybetmiş olup bunlardan 358’ i otomobil kazalarında, 46’ sı motor kazalarında, 58’ i uçak kazalarında, 99’ u araçlar tarafından çarpılarak, 25’ i kaza sonucu ateşli silahlarla, 57’ si de düşme gibi diğer kaza nedenleri ile hayatlarını kaybetmişlerdir.

Yüzde yüz kazasız bir görev ortamının imkânsızlığını da hesaba katarak olabilecek kazaların ölümcül etkilerini asgariye indirmek adını araç kullanan tüm personelimize ileri sürüş teknikleri eğitimleri verilmeli, araç takip eğitimleri güncellenmeli ve kemer kullanımı hususunda personelimiz bilinçlendirilmelidir. Silah kazalarının önlenmesi adına da personelin kişisel güvenlik tedbirlerine uyum sağlaması konusunda eğitilmesinin süreklilik kazandırılmasına önem verilemesi gerekmektedir. Bakınız: Table 28 Law Enforcement Officers Accidentally Killed

Circumstance at Scene of Incident, 1991-2000

SONUÇ VE GENEL DEĞERLENDİRME

FBI bu çalışması ile dönem içerisinde hayatlarını kaybeden Kurban Polislerin, özellikle yüksek riskli durumlarda, kişi ve araç durdurmalarında katilerine taktik yaklaşmama, güvenli mesafe bırakmama, kararlı emirlerle durumun kontrolünü ele almama, destek ekipleri beklememe, şüphelilere arkadaşça yaklaşım, yetersiz üst, araç arama bilgisi ile müdahale, daha da kötüsü çelik yelek giymeme gibi katillerinin arayıp ta bulamadıkları fırsatları verdiklerini ortaya koymuştur.

Polislik mesleğinin uygulanış kurallarının evrensel olduğundan hareketle Amerika’da da olsa meslektaşlarımızın hayatlarına mal olan bu hatalardan bizlerin de dersler çıkarması gerekliliğini unutmadan PMYO ve POMEM’ler de verilen temel hayatta kalma teknikleri Eğitimlerinin Kadrolarımızda da ara vermeden devam ettirilmesinin faydalı olacağı değerlendirilmektedir.