Üst Menu
Search
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in comments
Search in excerpt
Filter by Custom Post Type

Ana Menu

Bir Tutam Mizah


(Gülerken düşündüren boyutu, evrensel olan Mizah’ ın; “Gerçek olayları yansıttığı” ve “Gerçek olayları yansıtması halinde; daha keyif verici olduğu” inancı yaygındır. Öyle anlatımlar vardır ki, anlatılan gerçek midir, kurgu mudur? Ayıt etmek zordur. Bu duygular ile birkaç satır … )

BİR TUTAM MİZAH

* * * * * * * * * * * * * * * * * * *

“RODİN ve DÜŞÜNEN ADAM HEYKELİ”

İstanbul “Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi” bahçesinde bulunan “Düşünen Adam” heykelinin; anlamı ve hastane bahçesine bulunma nedeni, ilgi çekicidir.

Merak eden olabilir.

Konu; a)Heykelin orijinali ile ilgili bilgiler; b)Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bahçesindeki heykel ile ilgili bilgiler, olmak üzere iki grupta toplanabilir.

image003 image005

1-HEYKELİN ORİJİNALİ İLE İLGİLİ BİLGİLER: (1)

“Düşünen Adam” ya da “Düşünen Adam Heykeli”, 1880 yılında alçıdan ve 1904 tarihinde bronzdan Auguste Rodin tarafından Fransa’da yapılan heykeldir.

Rodin Heykeli (orijinal dilindeki adı Le Penseur) olarak ta adlandırılan heykel, felsefik ve derinliği olan düşünceyi anlatan simgelerden bir tanesidir.

..1906 tarihinde bitirilen heykel, 1922 yılından beri Paris’te Rodin Müzesindedir. Orijinal eser, yaklaşık olarak 1,85 metre boyutlarında, oturan bir yandan da sağ eliyle çenesini destekleyen, sol eli sol bacağının üstünde duran çıplak bir erkek modelidir.

Felsefi yaklaşımlardan dolayı oturan ve derin düşünce halinde görünen figürün aynı zamanda ruhsal bir dinginlik içinde olduğu da kabul edilebilir.

Heykelin yapılma fikri ise, bir komisyon tarafından Paris’e yeni bir kapı tasvirinin yapılması isteğiyle doğmuştur.

Rodin, modern Avrupa’nın fikir babalarından sayılan Dante’nin İlahi Komedya adlı eserinde betimlediği Cehennem, Araf ve Cennet bölümlerinden özellikle Cehennem tasvirlerinin etkisinde kalarak ve onlardan ilham alarak çalışmalara başlamıştır. İlk olarak Cehennem Kapıları’ tasvirini ön planda tutan Rodin, bu aşamada önceleri çok daha küçük ve farklı heykel figürleri yapmayı planlamıştır.

Hayatının yaklaşık olarak 10 yılını bu işe ayıran Rodin’in düşünceleri çeşitli aşamalardan geçmiş ve Düşünen Adam Heykelini de içeren ‘Cehennem Kapıları’ adlı eseri ortaya çıkmıştır.

Rodin’in yaptığı heykelin çıplak olması, Dante’’nin eserinden ciddi anlamda bağımsızlık göstermesi bazı tepkilere neden olsa bile; heykeltıraşa oldukça ün kazandırmış bir yapıttır.

20’li yaşlarda eserler vermeye başlayan sanatçı Düşünen Adam Heykelinin ilk örneğini en verimli dönemi olan 40’’lı yaşlarda yapmıştır.

Kendine özgü karakteriyle, sanat hayatı boyunca ya çok sevilip benimsenen ya da nefret edilen adam konumunda olan Rodin’in; yine çıplak olarak ortaya çıkardığı “Victor Hugo Heykeli” ve insanlara üsten bakan göbekli bir “Honore de Balzac Heykeli” de bulunmaktadır.

Bu iki heykel de Düşünen Adam Heykeli kadar tepki çekmiştir ve toplumu ikiye bölmüştür. Heykel döküm yöntemiyle yapılmış ve 1906’da Pantheon’un önüne yerleştirilmiştir.

1916 yılında yaptığı tüm eserleri devletine bırakan Rodin; 1917 yılında öldüğünde, kaldığı otel müze haline getirilmiş ve eserlerinin çoğu oraya toplanmıştır.

Sanatçının mezarının yanında da heykelin bir kopyası bulunmaktadır.

Rodin, daha çok izlenimsel hareket edip; eserleri üzerinde düşünmeyi seçmiş, belki de kendi benliğinden de yansımalar taşıyan; düşünen felsefik adam yorumuyla ortaya çıkardığı heykelle, dünya çapında bir ün kazanmıştır.

Onlarca farklı ülkede, onlarca farklı yerde kopyası bulunan heykelin; genel olarak tercih edildiği mekânlar; Japonya, Avusturalya, Vatikan, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İngiltere gibi ülkelerde sanat müzeleri ya da üniversiteler olmuştur. Arjantin de parlamento binası önünde heykelin bir kopyası bulunmaktadır.

Ülkemizdeyse heykel 1950’li yıllarda ilginç bir şekilde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin bahçesine dikilmiştir.

Eserin bir kopyası 2006 yılında İstanbul Sakıp Sabancı Müzesinde sergilenmiştir.

(1) (www.bilgiustam.com Yazar: İlham Göl: Kaynakça Meydan Laousse)

2-HEYKELİN BAKIRKÖY RUH VE SİNİR HASTALIKLARI HASTANESİ BAHÇESİ İLE İLGİLİ BİLGİLER: (2)

a)“Rodin’ in “Düşünen Adam” heykelinin kopyasının akıl hastanesinin bahçesine dikilmesi fikri, 1950’ li yıllarda başhekimlik yapan Fahri Celal Göktulga’ dan çıkmış.

1953 yılında bir dergide heykelin fotoğrafını gören Başhekim Göktulga, heykelin yapımı için orada yatan hastalardan heykeltıraş Kemal Künmat’ a ricada bulunmuş.

Aslında güzel sanatlar mezunu olmayan, Bakırköy’de yaşayan Künmat, eli yatkın olduğu için Rodin’ in eserini yapmayı kabul etmiş.

Bakırköy’deki taş ocaklarının birinden çıkartılan devasa kaya, askeri birliklerin de yardımıyla bugünkü heykelin durduğu yere getirilmiş.

Düşünen Adam’ı yontmaya başlayan Künmat, heykelin bitmesine az kala “Ben bu kadar emek harcıyorum, paramı isterim…” demeye başlamış.

O dönem, başhekim yardımcısı olan Faruk Bayülkem, Künmat’ın, Düşünen Adam için 40 bin lira istediğini söylüyor.

Başhekim maaşının 400 lira olduğu günlerde; “heykel ödeneği” de olmadığı için Künmat’ ın talebi geri çevrilmiş. Bunun üzerine alıngan heykeltıraş; heykelin elini çenesine koyduğu kolunu yapmadan öylece bırakmış.

Göktulga, Künmat’ ın hastanede çekip gitmemesi için ikna edilmek üzere Bayülkem’ i görevlendirmiş. Künmat’ a para verilmemiş ama; özel odalarda yatırılmış, gömlek alınıp hediye edilmiş. Bakırköylü Rodin, emeğinin karşılığını alamayınca heykeli öylece bırakarak gitmiş. Heykel 6 ay boyunca kolsuz beklemiş.

Hastane yönetimi kara kara düşünürken, depresyon tedavisi için hastaneye yatan Yüzbaşı Mehmet Pişdar, heykelin kolunu tamamlayabileceğini söylemiş.

Bayülkem, heykelin diğer yerlerini de bozmasından korktuğu Yüzbaşıya başka bir kaya parçası vererek bir kol yapmasını istemiş. Yüzbaşı güzel bir kol yapınca, Düşünen Adam yeni ustasına havale edilmiş.

Hastane yönetimi “Heykeli tamamlarsan taburcu olacaksın” diye vaatte de bulunmuş. O da kabul etmiş. Bakırköy’ deki Düşünen Adam’ ın elini çenesinin altına koyduğu, dirseğini de dizine dayadığı sağ kolu, bu yüzbaşı tarafından tamamlanmış.

Yüzbaşı, heykeli tamamladıktan sonra gerçekten taburcu edilmiş. O dönemde heykelden çok gazetecileri bir düşünce almış. “Neden düşünen adam heykeli dikildi?” Sorgulanmaya başlanmış. Bayülkem; gülerek gazetecilere, “Hastane dışındakilerin durumu içerdekilerden daha kötü. Bu heykel, onların durumu ne olacak diye düşünüyor.? yanıtını verdiğini söylüyor.

Heykel, zamanla Türkiye’ de Cehennem Kapısındaki Dante’ yi bile unutturup bambaşka anlam kazanmıştır.

Yarım asır önceki gazetelerin “Dikkat! Tımarhaneden azılı ve tehlikeli bir deli kaçtı, aramızda dolaşıyor? manşetlerini attığı günlerden Yeşilçam filmlerine kadar “Akıl hastalığı” ile adeta özdeşleşmiştir.

(2)Kaynak: http://tr.wikipedia.org/, “Düşünen Adam” maddesi

* * * * * * * * * * * * * * * * * * *

Bilgiler ve Heykeli yapan iki heykeltıraşın da, Hastane sakini olması da ilgi çekici.

Konu ile ilgili bir rivayeti anlatmak vacip oldu.

Bir tarihte Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ nin sakinleri; kaçmış ve İstanbul’a yayılmış.

Zamanın Başhekimi; uzun boylu, güçlü kuvvetli asistanını çağırmış.

“Kalanlardan, sözünü dinleyen beş hastayı al. Taksim meydanına git. Sen, Lokomotif ol. Diğerleri de arkana takılsın, vagon olsun. Taksimden itibaren tren sesleri çıkararak, Bakırköy’ e gelin. Geçtiğin yerlerde, bizimkimler peşinize takılır; toplar gelirsin.” demiş.

Asistan söyleneni aynen uygulamış. Taksimden hareket etmiş. Devamlı sesler çıkararak geçtiği yerlerden, peşlerine takılanlar olmuş. Bakırköy’deki Hastaneye gelmişler. Kapılar açılmış. Tren içeriye girmiş. Bahçede üç tur atmışlar. Kapılar kapanmış.

Sayım yapılmış: Kaçan 32. Gelen 140.

(Meraklısına Not: Gelenler arasında, kaçanların tamamı yokmuş!.)

* * * * * * * * * * * * * * * * * * *

“Cinnet dedikleri o cennet, daha ferah olmalı. Şu Akıl Zindanlarımızdan.”

* * * * * * * * * * * * * * * * * * *

(Facebook’ ta “Düşünen Adam Heykelinin Tımarhaneye dikildiği bir ülkeden düşünür çıkar mı” şeklinde bir paylaşım söz konusu. Bu satırlarda, bu sorunun yanıtı olabilir mi?)

 

Mizahsız kalmayın, hep sağlıklı, mutlu olun. Selamlar ve saygılar… Mart. 2016

———————

(*) Emekli 1.Sınıf Emniyet Müdürü – (Polis Koleji 1966 – Polis Akademisi 1969) – Kriminalistik Uzmanı – TODAİE Kamu Yönetim Uzmanı – Milli Güvenlik Akademisi 51. Dönem.