Öfke ve Üzüntüden Kaçınma Yolları
|
|
Mustafa KIR[*] |
Bilindiği gibi öfke, saldırganlık ve hoşnutluksuzluk duygusundan kaynaklanan ve kaba kuvvet uygulama tepkisi ile birlikte görülen şiddetli ve geçici duygusal durum.
Üzüntü ise ruhsal acı, iç sıkıntısı, ruhun alt düzeyde bir seviyeye geçmesine neden olan duygulanım hali olarak tanımlanmaktadır. Öfke ve üzüntü kin denilen arzunun doğmasına neden olur. Bizi üzen ve öfkelendiren ne ise onu yok etme eğilimindeyizdir.
Öfke ve üzüntü kişiyi olumsuz etkileyen, doğru ve akılcı düşünmeyi engelleyen, sağlıksal açıdan da olumsuz sonuçları olan duygulardır. Bu duygular zihnimizi bir noktaya toplamamızı ve doğru karar vermemizi de engeller.
Öfke ve üzüntü kişinin vaktinden önce yaşlanmasının, hastalanmasının ve yaşama veda etmesinin nedenlerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Öfke ve üzüntüden vazgeçilebilirse, hiç olmazsa şiddeti ve süresi kısaltılabilirse fiziksel, ruhsal ve sağlıksal açıdan çok yararlı olacağı açıktır.
Öfke ve üzüntüden kaçınabilmek için değişik yöntemler uygulanması tavsiye edilmektedir.
Örnek olarak;
ABD’de müşteri potansiyeli oldukça yoğun olan, tanınmış bir uzmanın geliştirip uyguladığı, üç adım tekniği olarak adlandırılan yöntem şöyle uygulanmaktadır.
Uzmana ulaşmak, problemini ve çözümünü görüşmek isteyen kişiye sekreteryası aracılığı ile “şu üç soruyu kendinize sorun, cevaplandırın. Sonra soru ve cevapları yazdığınız notlarla bize gelin” deniyor. Bu kurala uymayan kişilerle kesinlikle görüşülmeyeceği iletiliyor.
Sorular şöyle;
1- Niye üzülüyorum, üzüntümün nedeni ne? Üzüldüğüm konuyu hiçbir şey saklamadan açıkça yaz.
2- Öfkelenmenize ve üzülmenize neden olan konu size göre en olumsuz şekilde sonuçlansa dahi sonunda,
a) ölüm var mı?
b) Ceza evine girme ihtimali var mı?
c) İşinizi kaybetme ihtimali var mı? En kötü ihtimal nedir?
Olabilecek en kötü ihtimale katlanmaya karar ver.
3- Zihnen kabul ettiğimiz en kötü sonucu düzeltmek , en az zararla kurtulabilmek için sizce en uygun çözüm önerilerini yazınız.
Bu sorular sorulup cevaplar alındığında problem, sonuçları çözüm yolları net olarak
ortaya çıkacak, hatta büyük ihtimalle üzüntü ortadan kalkacak en azından hafiflemiş olacaktır.
Bu uygulama yaptırıldığında uzmanla görüşmek isteyenlerin sayısında yarı yarıya azalma olduğu belirtilmektedir.
Unutmayınız, üzüntünün asıl nedeni zihin karışıklığıdır.
Eğer bu testi uygulamanıza rağmen öfke ve üzüntünüz devam ediyorsa ikinci bölüm sorulara geçeceğiz. Gene soru ve cevaplarını yazacaksınız.
İşte ikinci bölüm sorular;
1- Beni öfkelendiren ve üzen bu olayın bir yıl sonra benim için ve başkaları için bir önemi olacak mı?
Cevap muhtemelen hayır olacaktır. Çünkü çoğu kez küçük, küçücük şeylere takılırız,
bazen de hiç gerçekleşmesi mümkün bile olmayacak şeylerin başımıza geleceğini düşünür, üzülürüz.
2- Haklı olmak mı istiyorum yoksa huzurlu ve mutlu olmak mı? Şurası kesin çoğu kez
ikisi bir arada mümkün değildir.
Haklı çıkma ya da başkalarının hatasını kanıtlama ihtiyacı vazgeçemediğimiz ama çok da gerekli olmayan isteklerdir.
Hepimiz hatamızın belli olmasından, başkaları tarafından hatamızın düzeltilmesinden nefret ederiz. Oysa bırakın başkası haklı olsun. Bunu çok fazla önemsemeyin. Bırakın haksızlık yapanı şekspir’in deyimi ile “kendi içindeki dikenler” iğnelesin.
Tüm bu açıklamalarımıza rağmen öfke ve üzüntünüz gene devam ediyorsa işte size sonuncu soru. Cevabı elbette gene siz vereceksiniz, ancak artık cevabı yazmak zorunda da değilsiniz. Sadece cevabı düşünüp ve değerlendirin.
2- Kendi kendinizin cenazesine katıldığını düşünün. Gerçi bu acı, üzücü ve ürkütücü ama şart. O durumda öfke ve üzüntü veren konunun bir değeri kalacak mı?
Halen fırsat ve imkan varken geriye kalan yaşamımızla ilgili yeni bir değerlendirme
yapın, önceliklerinizi gözden geçirin.
Mümkün olduğunca sağlıklı, huzurlu ve üzüntüsüz bir yaşam dileği ile “ufak şeyleri
dert etmeyin. Hepsi de ufak şeylerdir.” Diyorum.
Kaynakça:
1- Büyük Larousse Ansiklopedi, Gelişim Yayınları 1985, Cilt 15-19,S.9008-12053
2- Üzüntüyü Bırak Yaşamaya Bak, Dale Carnegie, çeviren Ömer Rıza Doğrul, Cevat Şen yayınları.
3- Mesaj sizsiniz, Roger Alıles, çeviren Alev Önder, Sistem Yayıncılık, 1986