İSTANBUL DEMOKRASİ VE KÜRESEL GÜVENLİK KONFERANSI

 

 

Dr.Recep GÜLTEKİN[*]

 

            20. yüzyıl, bilinen insanlık tarihi içindeki en kanlı yüzyıl olarak değerlendirilmektedir. İç savaşlar, devrimler, ihtilaller, çatışmalar, terör eylemleri, savaşlar, isyanlar, soykırımlar, baskılar ve büyük çaplı gösterilere sahne olan 20. yüzyıl, Hannah Arendt’in deyimiyle “şiddetin yüzyılı” olmuştur. İnsanlık tarihinde başka hiçbir yüzyıl, kurulu düzene karşı bu kadar protesto ve ayaklanmaya sahne olmamıştır.

Yeni bin yılın başlangıcında 11 Eylül olaylarıyla beraber dünyanın en önemli gündemi haline gelen terörizmle mücadele konusu sadece Türkiye’nin değil, tüm dünya ülkelerinin iç ve dış siyasetinin temeli haline gelmiştir.

Hem dünyanın en sıcak ve stratejik bölgesindeki istikrarlı gelişimine ve hem de dünya siyasetindeki artan önemine paralel bir vizyonu sergilemek ve uygulamak durumunda olan Türkiye, son 25 yılda terörizmle mücadele konusunda kazanmış olduğu tecrübelerini dünya kamuoyuna aktarabilme, ayrıca günümüzde ve gelecekte dünya barışına yapabileceği katkıyı vurgulayabilme imkânına kavuşmuştur.

Edinilen bu deneyimlerin, dünyanın sayılı bilim adamları, karar alıcı ve uygulayıcılarının ortak görüşleri ile birlikte bilimsel bir zeminde paylaşılması ve bu sayede “ortak aklın” harekete geçirilmesinin, tüm dünyayı olumlu yönde etkileyecek bir sürece katkısı olabileceği değerlendirilmiştir.

Bu kapsamda, yurtdışında lisansüstü ve doktora eğitimine devam eden personelimizin eşgüdümünün sağlanması ve kurumsal olarak daha başarılı çalışmalar yapabilmelerini teminen, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan, merkezi A.B.D. Denton/Teksas’ta bulunan Türk Polis Çalışmaları Enstitüsü (Turkish Instute of Police Studies- TIPS) tarafından 2005 yılı başlarında, yukarıda izaha çalışılan amaçlara ulaşılmasını sağlamak amacıyla uluslararası bir konferansın düzenlenmesi teklif edilmiş ve bu teklif Genel Müdürlüğümüzün yetkili makamlarınca da uygun görülmüştür.

Bu stratejik yaklaşım ve hedef çerçevesinde, Sayın Başbakanımızın A.B.D.’ye yaptıkları resmi bir ziyaret sırasında konu kendilerine arz edilmiş, Sayın Başbakanımızın böyle bir konferansın düzenlenmesinin faydalı olacağı ve bu konferansın destekçisi olacağını ifade etmeleri üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde gerekli hazırlık çalışmalarına derhal başlanmıştır.

Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın himayelerinde, Emniyet Genel Müdürlüğümüzce uzun soluklu ve yoğun bir hazırlık çalışmasının sonunda, 65 ülkeden aralarında İçişleri Bakanları, Müsteşarlar, Emniyet Genel Müdürleri ile alanında seçkin akademisyenlerin bulunduğu yaklaşık 700 kişinin katılımı ile 9–11 Haziran 2005 tarihleri arasında İstanbul’da “İstanbul Demokrasi ve Güvenlik Konferansı” düzenlenmiştir.

Dört ana tema altında 45 oturum ve 12 yuvarlak masa toplantısının yapıldığı konferans sonucunda, Türkiye’nin ve dünyanın terör alanındaki akademik, yönetsel ve operasyonel çevreleri bir araya getirilerek dünyanın dikkati bu hayati konuya çekilmiş; ülkemizin, daha barışçıl bir dünya için öncülük yapabilecek potansiyele sahip bir ülke olduğu gerçeği, dünya kamuoyuna bir kez daha gösterilmiştir.

Ayrıca, toplumsal iradeyi sağlıklı bir şekilde yansıtan demokratik ve sivil yönetimlerde terör olaylarının azlığına dikkat çekilerek, demokratik-sivil yönetimlerin olmayışı ile terör arasındaki ilişkiye değinilmiştir. Dünyanın terör alanındaki birikimi bir potada değerlendirilerek uluslararası işbirliğine daha anlamlı bir boyut kazandırılmış; daha da önemlisi, Türkiye’nin geliştirilecek strateji ve politikalarda söz sahibi olması zeminine katkı sağlanmaya çalışılmıştır.

                        Dünya barışına, demokrasinin gelişimine ve küresel güvenliğe katkı sağlamak için gerçekleştirilen konferansın başarısı, hem diplomatik mecralarda hem de akademik dünyada söz konusu alanlardaki en yetkili kişiler tarafından her fırsatta dile getirilmiştir.

                        Özellikle 11 Eylül 2001’de New York’ta meydana gelen terörist saldırıların ve devamında Madrid, Londra ve İstanbul’da meydana gelen bombalama eylemlerinin sonucunda kanun uygulama birimlerinin çıkarması gereken dersler olduğu ve her geçen gün değişen tehditler ve kamuoyu beklentilerini karşılayacak yeni bir güvenlik anlayışına ihtiyaç duyulduğu değerlendirilmektedir.

           

Bu çerçevede;

 

            — Klasik güvenlik kavramlarının değişime uğrayarak, dış güvenlik merkezli yaklaşımlardan iç güvenlik merkezli oluşumlara doğru bir kaymanın yaşandığı,

 

            — Demokratik eğilimlerin, olumlu yönde giderek toplumsal katmanlara yayılmasıyla, kamunun iç güvenlik alanındaki beklentilerin değiştiği, çeşitlendiği ve bu yöndeki baskıların şiddetinin artırdığı gözlenmektedir.

            Sıralanan öngörüler perspektifinden, İç Güvenlik faaliyetlerinin öneminin ne ölçüde arttığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Emniyet Teşkilatının, hizmet verdiği alanlarda suçların önlenmesi, suç sonrası suçlulukla mücadelede daha fazla başarı sağlamak, güvenlik hizmetlerinde hız ve kalitenin artırılmasına katkıda bulunarak vatandaş memnuniyetini yükseltecek yeni arayışlar içerisine girmek sorumluluğu ve zorunluluğunu taşıdığı bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

            İstanbul Demokrasi ve Küresel Güvenlik Konferansının kazanımları da göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu Konferansın belirli aralıklarla düzenlenmesinin hem dünyada barış ve güvenliğin tesisi ile demokrasinin gelişimi için hem de ülkemiz açısından siyasi anlamda fayda sağlayacağı düşüncesi çerçevesinde anılan konferansın iki yılda bir düzenlenerek geleneksel hale getirilmesi öngörülmüştür.

            İstanbul Demokrasi ve Küresel Güvenlik Konferansı’nın ikincisinin yine ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenmesi hususu, mesleki hiyerarşi içerisinde arz edilen her makamda büyük destek görmüştür. İlk Konferansta olduğu gibi ikinci Konferansta da Başbakanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, konferans için gerekli hazırlıklara derhal başlanması talimatını vermiştir.

Bu çerçevede, Sayın Başbakanımızın himayelerinde, Türk Polis Teşkilatı, 14–16 Haziran 2007 tarihleri arasında “2. İstanbul Demokrasi ve Güvenlik Konferansını düzenlemiştir.

II. İstanbul Demokrasi ve Küresel Güvenlik Konferansı kapsamında Konferansa, (95) ülkenin İçişleri Bakanı, Emniyet Genel Müdürü ve Başkent Emniyet Müdürü, Türkiye’nin uluslararası kuruluşlardaki daimi temsilcileri, (38) uluslararası kuruluşun üst düzey yetkilisi, (15) ülkenin güvenlik birimlerinden üst düzey yetkililer ile uluslararası alanda çalışmaları bulunan dünyanın seçkin üniversitelerinden akademisyenler ülkemize davet edilmiştir.

Konferansa 76 ülkeden, toplam 904 katılımcı iştirak etmiştir.

Konferans süresince 5 ana tema altında, 8 zaman diliminde 11 eş zamanlı toplam 440 sunum yapılmıştır. Konferans ana temaları şu şekilde belirlenmiştir:

 

1- Demokrasi Ve Polislik Kavramlarına Karşılaştırmalı Bakış

2- Güvenlik Örgütlerinde Güncel Konular

3- Uluslararası Bakış Açısıyla Suç Kavramı

4- Terörizm: Küresel Bir Problem

5- 21. Yüzyılda Demokrasi Ve Yeni Yönetim Yaklaşımları

 

Bu ana temalar altında Konferans kapsamında ele alınan konular ise özetle şunlardır:

 

Konferans kapsamında yapılan tüm sunumlar ile açılış ve kapanış törenlerinin, konferansa katılma şansı bulamayan ilgililere de ulaştırılabilmesini sağlamak için konferans boyunca profesyonel video kaydı yapılmıştır. Bu kayıtlar, konferansın tüm işlemlerinin takip edildiği, www.istanbulconference.info adresindeki “Conference Videos” sekmesi altında izlenebilmektedir. Ayrıca konferans süresince yapılan sunumların kitaplaştırılması amacıyla yürütülen derleme çalışmaları halen devam etmektedir.

             İstanbul Demokrasi ve Küresel Güvenlik Konferansı, Türk Polis Teşkilatının öncülüğü ile Demokrasi ve Küresel Güvenlik ile ilgili konularda uzman uluslararası bilim adamları ve alan uygulayıcılarının bir araya gelerek meydana getirdikleri ortak bir girişimdir. Konferans sürecinde gerçekleştirilen oturumlarda demokrasi ve polislik alanındaki önemli bilimsel çalışma ve mesleki uygulamalara vurgu yapılmış olup, böylece demokratik polisliğin gelişimi ve daha gelişmiş bir demokrasiye doğru atılması gereken adımlar katılımlı bir şekilde tartışılmıştır. Demokrasi, güvenlik ve polislik konularının politika yapıcılar, akademisyenler ve uygulamanın içerisinden gelen görevlilerce birlikte tartışılması ve bunun uzun yıllar terörden zarar görmüş, yakın çevresinde güvenliğe yönelik tehditlerin yoğun olarak yaşandığı bir coğrafyada bulunan ülkemizde gerçekleştirilmesinin ülkemiz açısından son derece önemli olduğu değerlendirilmektedir.

 

 

 

 



[*] Dışilişkiler Dairesi Başkanı, 1.Sınıf Emniyet Müdürü