TÜRKİYE FAHRİ TRAFİK MÜFETTİŞLERİ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ

HONORARY TRAFFIC INSPECTORS ASSOCIATION OF TURKEY

Dernek No 06-061-185


TRAFİKTE SİVİL TOPLUMUN AYDINLIK GÜCÜ !

KONUĞUMUZ                                                                                                                  

TRAFİKTE SİVİL TOPLUMUN İRDELENMESİ VE  MAKSİMİZASYONU

 

 

İhsan MEMİŞ[*]

 

Motorlu araçların insan hayatına girmesi ile birlikte, bunun doğuracağı risk, yani can’a ve mal’ a yönelik verebileceği zararlara karşıda birçok ülkede 100 yıldan beri tedbirler geliştirilerek devam etmektedir. Trafik ve yol güvenliğinde alınan tedbirlerin azlığı veya çokluğu gelişmiş ülkelerin alt yapısı ve kültürü ile eşdeğer olarak değişmektedir. Türkiye’ nin motorlu araç sayısının 12 milyona, sürücü belgeli insan sayısının 20 milyona yaklaştığı göz önüne alındığında, henüz Avrupa ülkelerindeki araç,nüfus ilişkileri bakımından çok geride olduğumuz, fakat insan kayıpları açısından da bunlardan yaklaşık yılda  altı kat daha fazla insan kayıp ettiğimiz görülmektedir. Örneğin Almanya da 82 milyon nüfusa karşın, 45 milyon motorlu araç olduğu göz önüne alındığında, Türkiye’ nin motorlu araç sayısındaki doyma noktası yaklaşık 40 milyon civarında olacaktır.

Bu bağlamda bu trafik riski-terörü karşısında devlet iç dinamiklerinin yalnız resmi otorite ile çözümlendiği görülmemektedir. Başta ABD ülkelerinde olmak üzere Trafikte Sivil Toplumun (NGO) örgütlü hale gelerek aktif olarak kendi il ve eyalet çapında görev alması 1902 yıllarına rastlarken diğer, Avrupa ülkelerinde bu örgütlü yapılanma 1950 yıllarından itibaren daha etkili olmaya başlamışlardır.

Birçok devlet ve bilim adamı kamunun harcamalarının azaltılması, toplumsal denetimin sağlanması, ruşvetin önlenilmesi ve imtiyazların ortadan kaldırılmasının yanında, hızlı ve etkin çözümler ile STK’  nun hukukun içinden legal olarak çıkmasını desteklemekte ve bunların daha çok teşvik edilmesi ve geliştirilmesi içinde büyük çaba göstermektedirler. Örneğin Fransa da İçişleri Bakanlığı Trafikte görev alan sivil toplum örgütlerine yılda önemle maddi destek vermektedir. (Euroya geçmeden önce her kuruluşa yılda  bir milyon frank destek verilmekteydi),

Bu çerçevede bakıldığında Türkiye’ de kentlerin kurulmasından, kent içi planların yapımından, ve yapılan binaların otoparklarının olmamasından tutunda, kentlerde her semtte çocukların oynayacakları yeterli parkların olmaması nedeniyle çocukların % 75 nin cadde ve ara sokaklarda oynadıkları ve bu nedenle trafikte çocuk kayıplarımızın tüm AB ülkelerinden ileri olduğu görülmektedir.Tüm olumsuzların yaşandığı bir ortamda ulusal anlamda trafik odaklı bir teşkilatlanmanın CUMHURİYETTEN bu yana olmaması veya kurdurulmaması sivil toplumun  etkinliği bakımından negatif bir resim vermektedir. Burada ki negatiflik tek taraflı irdelenmek yerine, bu görevi üstlenen kamu bürokrasinin’ de  diğer gelişmiş ülkeleri görerek böyle bir yapılanmayı Türkiye genelinde örgütlememesi, teşvik etmemesi veya hiç aklına gelmemesi belki yetkilerin paylaşımındaki kıskançlıktan veya hiç te akla getirilmedik bir büyük eksiklik olarak ortaya çıkmaktadır.

Tüm bu objektif kriterlerin ışığında Türkiye’ nin sosyal sivil toplum tarihine baktığımızda, trafikte çok cılız yapılanmaların olduğu ve lokal olarak kurulan bir örgütlenmenin de daha sonra faaliyetini maddi imkansızlıklar yüzünden devam ettiremeyip dağıldığı veya fesih ettiği görülmektedir. Bu imkansızlara rağmen 21.06 2000 tarihinde Ankara’da kurulan Fahri Trafik Müfettişleri Derneği aydın ve sorumlu bir yapılanmanın ilk örneğidir. Daha sonra Bakanlar Kurulu Kararı ile 27.03.2003 tarihinde TÜRKİYE kelimesi de önüne alınarak bugün için kentleşmesini tamamlayan 34 ilde aydın ve sorumlu insanların kendi insiyatifi ile önemli bir atalımı devam ettirmektedir.

Sivil toplum kendi legal faaliyetini hukuki bazda yürütürken, elbette birçok yan unsurlardan da yararlanarak kendi alanında  toplumda etkili bir yere oturmakta isteyecektir. Bu yöntemi de kullanan Dernek kendi bilgi payını geliştirmek, tanınmak ve tanıtmak amacıylada Türkiye’ de ilk defa sivil ve bağımsız anlamda ve toplumsal bilince hizmet etmek içinde TRAFİK web sitesi kurarak günde ortalama 150 okuyucu ile buluşmaktadır.

Tüm bu yapılanmayı yürüten Dernek Web sitesinde yalnız TÜRKÇE değil, İNGİLİZCE bir bölümde açarak ulusal haber ve bilgi ağına uluslar arası bilgi ve haber ağını da eklemiştir.

Trafikte 100 yıllık gecikmeyi yaşayan Türkiye’de sivil toplumun irdelenmesinde bize göre en büyük handikap bastırılmış toplum olmakta yatmaktadır. Hele bu görev alanı devletin iç dinamikleri ile birlikte ve onlarla iç içe ise durum daha da çok karmaşık ve itici olmaktadır.

            Trafikte kendi iç yapılanmamızda Emniyet Genel Müdürlüğünden mucize beklemeye gerek duyanlar, esasta görevlerini yapmayanlar veya yaptırmayanlardır. Kendi devlet otoritesini trafik ve yol güvenliğinde de duyan, kimlik gösteren kamu otoritesi, diğer yandan kamu otoritesini kendi sermaye gücünden hareketle istismar eden kural tanımaz insan kitlesi ve diğer yönüyle de içerisinden buna alıştırılan kamu görevlileri varlıklarını sürdürmekte kendileri açısından hiçbir zarar görmemektedirler. İşte böyle bir kaosta çözümde olmamakta veya çözümler çok geç olmaktadır. Türkiye bu yollara açmak, zorlukları da aşmak ve bilhassa devlet kavramı ile devletin iç güvenliğinde görev alan kendi mensuplarını daha saygın ve yüksek bir kalbe ve gönüle koymak zorundadır. Sivil toplumun esasta evrensel görevlerinden bir tanesi de toplumsal istismar hastalıklarının bir an önce çözümü ve devletin güvenilirliğinin en üst düzeye çıkmasını sağlamaktır. Tüm bu anlatımların ışığında  Sivil Toplumun maksimizasyonu neler olmalıdır.

 

1-Sivil Toplum hür fikirli olduğundan yanlış söylem ve uygulamalara karşı çıkmaktadır.

2-Sivil Toplum gönüllü olarak görev yaptığından cesur olarak uygulamada var olan

   imtiyazları ve ayrıcalıklara karşı çıkmaktadır.

3-Sivil Toplumun yerinden, sürgün veya terfi etmeme gibi korkuları olmadığından kendi

   görev alanındaki gönüllü yaptığı işe tam sahip çıkmaktadır.

4-Sivil Toplum bir ticari kazanç peşinde koşmadığından şaibeden uzaktır.

5-Sivil Toplumun siyasi bir yatırımı olmadığından dolayı iktidarlara göre yönünü

   değiştirmemektedir.

6-Sivil Toplum hükümetlerin yaptığı icraatları takip ettiğinden doğrularını desteklemekte,

   yanlışlarına da karşı çıkmaktadır.

7-Sivil Toplumun temsil edildiği kamu toplantılarında tarafsız oy kullanıldığından ve üstüne karşı bir çekinme olmadığından dolayı fikirlerini rahatça söylemekte ve böylece kamu

  görevlilerine de ışık tutabilmektedir.

8-Sivil Toplumda görev  alanların yaptığı iş ve işlemler karşılığı bir ücret almadıklarından dolayı devlete önemli bir katkı sağlamaktadırlar.

9-Sivil Toplumun fikirlerinde siyasi bir iradenin engellemesi veya yönlendirmesi

  olmadığından dolayı tarafsız olunmakta ve daha çok kabul görmektedir.

10-Sivil toplum örgütlerinde yer alanlar, uğraşı alanlarında  devletin tayin ettiği mesai

   saatlerine bağlı olmadıklarından dolayı toplumsal bilinçlenme ve çözüm üretmede devlet

  organlarına karşı daha çok ataktır.

Toplumsal maksimizasyonun önemi uğraşı alanlarının çeşidine, zamanına ve genişliğine göre de değişmektedir. Örneğin; bir şehirde görülen lokal bir hastalık ve küçük bir alanda yapılacak çevre düzenlemesi başka, çocuklara şiddet uygulanmasının ulusal anlamda önlenilmesi süresi, genişliği ve kullanılacak zamanın az veya çokluğu başkadır. Burada elbette ki en önemli hususlardan bir tanesi Türkiye için trafik terörüdür. Her ilde ve her gün olan bu olaylarda ortalama 20 kişi can verirken, hafif veya ağır yaralananlar, sakat kalanlar, ailede yetişmiş insanların ölmesi ile yetim kalan çocuklar, dağılan aileler, psikolojik tedaviye ihtiyaç duyan eşler. Olayın boyutu, tahribatı ve maliyeti çok yüksek olurken, birde bu insanlarımızın yaşaması halinde kayıp edilen katma değerlerin boyutu sivil toplumun var olan aktif ve bilgi gücünün doğru ve yerinde kullanıldığında veremliliğinin kamu gücüne göre 10 larca kat daha yüksek olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.

            Ancak Sivil Toplumun Maksimize edilmesi de çok kolay olmamaktadır. Çünkü bilerek veya bilmeyerek engelleyen birçok güç odakları vardır. Örneğin yerel yöneticiler, kendi gücünü her şeyin üstünde zannedenler; toplumu sürekli gütmeyi kendisine hak görenler, sosyal ve ekonomik rantın elinden gideceğini görenler, toplumun fikirlerini açıkça söylemesine karşı çıkanlar ve hatta esas görevleri topluma gelecek için fikir açmakla görevli olan bazı Prof.ler bile.

            İşte Türkiye’de altı yılda trafikte bazı geri kalmış insan slüetleri bu aydın hareketi gölgelemeye çalışsa bile, Türkiye’nin bu aydınlık yolunda sivil toplum kendisini maksimize etmek zorundadır. Sivil toplumun bu yapılanmada en önemli güç dayanağı siyasi bir gücü önüne veya arkasına almamak ve ticari bir görünümden uzak durmaktır. Bu  iki husus her ne kadar Türkiye ye bu günkü koşullara uymuyorsa da bizim altı yılda uyguladığımız metottaki esas başarımızın temelidir.

            Bu bağlamda, trafikte sivil toplumun maksimizasyonun da diğer bir görevde elbette ki devletin trafikten sorumlu olan beyin gücü Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığıdır. Kanunlardan doğan gücü elinde bulunduran bu otorite, trafikte sivil toplumun önüne açacak ve destekleyecek tüm yön ve yöntemleri de açmak, geliştirmek ve Türkiye yi de gelecek nesillere hazırlamak zorundadır.

Sorumlu ve aydın insanların bir araya gelmesi ile kurulan Türkiye Fahri Trafik Müfettişleri Dernekleri 2006 yılında da 24 ilde daha şubelerini açmayı planlarken Mayıs ayının ilk haftasında kutlanacak olan Trafik Haftasında da 34 ildeki şubelerimiz ile başta İl Emniyet Müdürlükleri dahil,birçok kamu kuruluşları,üniversiteler,TV ve Basın kuruluşları da ile de konferans, etkinlik, basın toplantısı çocuk programları ilede trafik terörünün en aza indirilmesi ve sivil toplumun bilinçlendirilmesi için çaba sarf edecektir.  AB  adaylık sürecinde ULAŞTIRMA sektöründe görev verilen derneğimizin desteklenmesi sürücü, yolcu ve yaya hepimiz için sivil bir sorumluluktur. Çünkü trafik, hayatı sevmektir ve hayatı ömür boyu yaşamaktır.

 

                                                                 _____________________________

Adres:    Atatürk Bulvarı 83/10-Kızılay-ANKARA ·  e.mail:fahritrafik@yahoo.com  ·Web sitesi: www.turkiyefahritrafik.org · GSM: 0532/2808182 · Bakanlar Kurulu Kararı ile 27.03.2003 tarihinde Derneğin adının önüne TÜRKİYE kelimesi verilmiştir.

 



[*] Türkiye Fahri Trafik Müfettişleri Derneği Genel Başkanı, Yollar Türk Milli Komitesi Üyesi, Trafik Öğretmeni